T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/274
Karar No : 2023/7644
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Kara Kuvvetleri Komutanlığında subay olarak görev yapan davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 4/1-a maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline, 1.000,00-TL maddi ve 1.800.000,00-TL manevi tazminatın hakediş tarihlerinden itibaren ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında somut bilgi ve belge olmadan kamu görevinden çıkarıldığı, gerçek olmayan sebeplere dayalı olarak tesis edilen işlemin Anayasaya, masumiyet karinesi ilkesine ve hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Öte yandan, İdare Mahkemesi kararında özetle, davacının ByLock programını kullandığı hususu aleyhe olacak şekilde hükme esas alınmış ise de, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli E:... , K:... sayılı kararında yer alan, "... Her ne kadar iddianamede sanık hakkında ... numaralı GSM hattı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme aracı olan Bylock isimli programı kullandığı belirtilmiş ise de alınan bilirkişi raporu ve tanık C.Y.'nin beyanları da göz önüne alındığında söz konusu hattın sanık tarafından kullanıldığı hususunda şüphe olduğu anlaşıldığından Bylock hususu sanık aleyhine delil olarak kabul edilmemiştir." tespitleri dikkate alındığında anılan hususun davacı aleyhine olacak şekilde hükme esas alınması mümkün değildir.
Bununla birlikte, davacının yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli E:... , K:... sayılı kararında yer alan; "... Bu doğrultuda dosya arasına giren BTK kayıtları, bilirkişi raporları ve tanık S.P.'nin soruşturma aşamasındaki ilk beyanı hep birlikte dikkate alındığında; sanığın kendi kullanımında olan ... numaralı hat ile kendi kurumuna herhangi bir şekilde bildirmediği ve operasyonel olarak kullandığı ... hattı da kullandığı, bu hattın sanık tarafından kullanıldığının bilirkişi raporları ile de açıkça anlaşıldığı, sanığın operasyonel olarak kullandığı bu hat ile FETÖ/PDY yapılanmasında mahrem imam olan Y.İ. ile birçok kez irtibat kurduğu ve bu hususun da bilirkişi raporlarına yansıdığı, tanık S.P.'nin soruşturma aşamasındaki ilk beyanı ve teşhisi ve sanığın operasyonel hat kullanarak örgütün mahrem imamıyla irtibatta olması hususu göz önüne alındığında sanığın FETÖ/PDY yapılanmasının hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve bu doğrultuda hareket ettiği, örgütsel haberleşmeyi operasyonel hat vasıtasıyla sağladığı ve operasyonel hat kullandığı tarihteki mahrem imamının Y.İ. olduğu, tüm bu hususların sanığın fetullahçı silahlı terör örgütünün ideolojisini, amaçlarını, faaliyetlerini benimsediğini ve örgütle organik bağ kurduğunu gösterdiğini, sanığın örgütle kuvvetli sıkı bir organik bağ içerisinde olduğu hususu göz önüne alındığında sanığın bu eylemlerinin örgüte sempati boyutunu aştığı ve sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübutuna delil niteliğindeki örgütsel eylemler olduğunun açık olduğu, tüm bu hususların da sanığın örgütsel bağını açıkça gösterdiği anlaşılmaktadır. ..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, adli yardım kararından dolayı tahsili ertelenmiş olan temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesi, 1. fıkrası uyarınca, davacıdan tahsilli için Mahkemesince müzekkere yazılması gerekmekte ise de, davacı tarafından temyiz aşamasına ait yargılama giderlerinin yatırıldığı anlaşıldığından temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 01/06/2023 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.