T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/2791
Karar No:2023/3244
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Petrolcülük Sanayi A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket hakkında … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararıyla uygulanan idari para cezasının ön araştırma ve soruşturma yapılmadığı gerekçesiyle yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine aynı konuda yapılan soruşturma sonrasında, dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisi olan ve "Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, … Mahallesi, … Yolu … km" adresinde bulunan ... Petrol Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'ye ait akaryakıt istasyonunda 27/06/2012 tarihinde gerçekleştirilen denetimde otomasyon sistemine müdahale edilmesine engel olacak gerekli önlemleri almadığının ve otomasyon sistemine yapılan müdahaleye kayıtsız kaldığının tespit edildiğinden bahisle, davacı şirket hakkında 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca 815.555,000-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin bayisi olan ... Petrol Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetim sonucu düzenlenen tutanakların incelenmesinden, davacının istasyonda otomasyon sistemine müdahale edilmesine engel olacak gerekli önlemleri almadığı ve müdahaleye kayıtsız kaldığı anlaşıldığından, davacı tarafından 5015 sayılı Kanun'un 7. maddesinin altıncı fıkrasının ihlâl edildiği ve davalı idare tarafından tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; dağıtıcı lisansı sahibi olan davacı şirketin, bayisi olan "Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, … Mahallesi, … Yolu ... km" adresinde bulunan ... Petrol Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'ye ait akaryakıt istasyonunda 27/06/2012 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, akaryakıt istasyonunun otomasyon sistemine müdahale edilmesine kayıtsız kaldığı ve bu durumun 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına aykırılık teşkil ettiğinin tespit edildiğinden bahisle, ilk olarak davacı şirket hakkında 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 339.814,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararının alındığı, ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, idarî para cezasının, ön araştırma ve soruşturma aşamasının tamamlanmasından sonra Kurul tarafından karara bağlanması gerekirken, bu usule uyulmadan tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle anılan işlemin iptaline karar verilmesi üzerine, yargı kararının gereğini yerine getirmek için başlatılan soruşturma sonucunda, bahse konu fiilin 5015 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 6. fıkrasına aykırılık teşkil ettiğinden bahisle, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca aynı fiil nedeniyle, ceza mikarı artırılarak davacı şirket hakkında 815.555,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı;
Adil yargılanma hakkı kapsamında, hakkında idari para cezası tesis edilen bir kişinin veya kuruluşun, bu cezanın iptali istemiyle açtığı dava sonucunda, idari para cezasının usuli eksiklikler nedeniyle iptaline karar verilmesi durumunda, yargı kararı uygulanmak suretiyle yeni bir işlemle yeniden idari para cezası verecek olan idarenin, davacının menfaatinin daha önce iptal edilen işlem ile belirlenen hukuki durumdan daha ağır bir biçimde ihlaline yol açacak şekilde, iptal edilen cezadan daha ağır bir ceza vermesinin "aleyhe hüküm verme yasağı" ilkesinin doğal bir sonucu olarak mümkün bulunmadığı, bu durumda, her ne kadar davalı idarece eylem tarihinde yürürlükte bulunan hükümler uyarınca davacı şirket hakkında idari para cezası uygulanmış ise de, dava konusu işlemin Mahkeme kararının uygulanması neticesinde tesis edildiği göz önüne alındığında, otomasyon sisteminin çalışmaması sebebiyle davacı şirket hakkında 339.814,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının ''ön araştırma ve soruşturma yapılmadığı'' gerekçesiyle usule ilişkin bir eksiklikten dolayı iptal edildiği, söz konusu iptal kararında yanlış Kanun maddesi tatbik edildiğine ilişkin bir hukuka aykırılık gerekçesine yer verilmediği gibi, söz konusu eylemin niteliğinin değişmesine sebep olacak yeni bir hukuki durum da oluşmadığından, davacı şirket tarafından hakkında tesis edilen 339.814,00-TL'lik idari para cezasına karşı açılan dava neticesinde verilen iptal kararı üzerine, davacı şirketin daha önceki hukuki durumundan daha ağır yeni bir hukuki durum oluşturacak şekilde, uygulanan Kanun maddesinin değiştirilmek suretiyle 815.555,00 TL'lik idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, iptal edilen ilk Kurul kararında yapılan değerlendirmenin yorum hatasından kaynaklandığı, soruşturma zamanaşımı süresinde soruşturma ve yeniden değerlendirme yapılarak dava konusu işlemin tesis edildiği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Davalı idare harçtan muaf olduğundan …-TL temyiz harçlarının istemi hâlinde davalıya iadesine, temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 21/06/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
İdari yargı mercilerince verilen iptal kararları, davaya konu işlemin hukuk âleminde hiç tesis edilmemiş olması sonucunu doğurur ve aynı koşullar devam ettiği sürece bu konuda yeniden işlem tesis edilemez. Ancak bazı iptal kararlarının gerekçesi, idarece aynı konuda yeni bir işlem tesisini mümkün ya da gerekli kılabilir. Örneğin, dava konusu işlemin yetki ve şekil unsurları yönünden, bir başka deyişle usul hükümleri yönünden hukuka aykırılığının tespitine bağlı olarak verilen iptal kararları üzerine, idare tarafından iptale neden olan hukuka aykırılıklar giderildikten sonra aynı konuda yeniden işlem tesis edilmesinin önünde hukuki bir engel bulunmamaktadır.
"Bir işlem, biçim yönünden hukuka aykırı bulunup iptal edilirse, aynı işlem bu eksiklik giderilerek yenilenebilir mi?" sorusu idare hukuku doktrini ve uygulamasında gündeme gelmiştir. Sarıca, idari işlemin şekil yönünden iptal edilmesi hâlinde, idarenin bu şekil eksikliğini tamamlayarak, aynı işlemi tekrar tesis edebileceği görüşündedir. Duran’a göre de biçim yönünden iptal edilen işlem, bu eksiklik tamamlanarak yeniden yapılabilir. Gözübüyük de, işlemin biçim yönünden iptali hâlinde, aynı nitelikte yeni bir karar alınabileceğini, iptal kararının bunu engellemediğini belirtmektedir. Danıştay da biçim yönünden iptal edilen işlemin yenilenebileceği görüşündedir. Savunma alınmadan verilen disiplin cezası, usul yönünden iptal edilince idare öğrencinin savunmasını alarak, aynı disiplin cezasını verebilir. Usulüne uygun teşkil edilmeyen disiplin kurulunun verdiği karar iptal edilince, disiplin kurulu usulüne uygun teşkil edilerek aynı işlem yenilenebilir. Danıştay incelemesinden geçirilmediği için iptal edilen bir tüzük Danıştay incelemesinden geçirilerek yenilenebilir. Çoğunluk sağlanmadan alınan encümen kararı iptal edilince, çoğunluk sağlanarak işlem yenilenebilir (ÇAĞLAYAN Ramazan, "İdari Yargı Kararlarının Sonuçları ve Uygulanması", 2. Baskı, Ankara, 2001, s. 159-160).
Dosyanın incelenmesinden, davacı hakkında 339.814,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin tesis edilen (... tarih ve ... sayılı) ilk Kurul kararının "ön araştırma ve soruşturma yapılmadığı" gerekçesiyle, ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edildiği, iptal kararının ardından soruşturma raporu düzenlenip davacıya tebliğ edilerek savunmasının istenildiği, böylece mahkemenin iptal kararındaki gerekçeye uygun olarak tespit edilen hukuka aykırılığın (usuli eksikliklerin) giderildiği, yapılan soruşturma kapsamında konunun yeniden değerlendirilmesi neticesinde davacının fiilinin, ilk Kurul kararında belirtilenden farklı olarak 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına değil, 5015 sayılı Kanun'un 7. maddesinin altıncı fıkrasına aykırılık teşkil ettiğinden bahisle, fiilin hukuki nitelendirmesinin değiştirilmesi/düzeltilmesi suretiyle, davacı şirket hakkında 5015 sayılı Kanun'un fiil tarihinde yürürlükte olan hâliyle 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi gereğince 815.555,00-TL idari para cezası uygulanması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdari yargı mercilerince verilen iptal kararlarının hukuki niteliği ve sonuçları dikkate alındığında, idarece anılan iptal kararlarının gereğinin yerine getirilmesi kapsamında, karar gerekçesinde belirtilen hukuka aykırılıklar ve usuli eksiklikler giderildikten sonra, soruşturma zaman aşımı süresi içinde konunun yeniden ele alınarak yeni bir yaptırım uygulanması mümkündür. Aksi bir yaklaşım, idarelerin kanundan kaynaklanan yaptırım uygulama yetkisine, kanunda öngörülen sınırları aşar nitelikte bir sınırlama getirilmesine neden olacaktır.
Açıklanan nedenlerle, idari yargı mercilerince verilen iptal kararları uyarınca, iptaline karar verilen işlem tesis edildiği tarihten itibaren bütün hüküm ve sonuçlarıyla birlikte hukuk âleminden silinmiş olduğundan, yargı kararının uygulanması kapsamında yapılacak soruşturma sonucunda, soruşturma zaman aşımı süresi içinde yeni bir işlem tesisinin mümkün olduğu ve dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin diğer unsurları yönünden yapılacak hukuka uygunluk incelemesi sonucunda karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.