T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/2864
Karar No : 2023/3073
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Valiliği
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıya ait ... plakalı aracın, güzergah izin belgesinin bulunmadığından bahisle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun'un Ek2/3 maddesi uyarınca 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin ... tarihli ve ... işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesine 31.05.2012 tarihli değişiklikle eklenen üçüncü fıkranın düzenlenme amacının korsan taşımacılığın engellenmesi olduğu, olayda, davacı şirket tarafından 05.10.2016 tarihinde uyuşmazlığa konu araç için 476 sayılı Yolcu Taşımacılığı Yetki Belgesi alındığından, anılan Kanunun Ek 2. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında ilgili belediyeden izin veya ruhsat alınmaksızın ticari bir taşımacılık yapıldığından bahsedilemeyeceği, buna göre; davacı tarafından dava konusu işlemin tesis edildiği gün güzergah kullanım izin belgesinin alınmış olması nedeniyle, uyuşmazlık konusu yolcu taşımacılığının 2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamına girmediğinden, bu haliyle kişi ve toplum yararı arasındaki dengeyi bozucu nitelikte, hakkaniyet ilkesine ve nesafet kurallarına aykırı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının belediyeden alınması zorunlu olan güzergah izin belgesini almadan yolcu taşıma faaliyetinde bulunduğu, 2918 sayılı Kanunun Ek 2/3. maddesi kapsamında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının cezai işlemin tesis edildiği 05.10.2016 tarihinde güzergah izin belgesi müracaatında bulunmasının yapılan işlemin iptalini gerektirmediği belirtilerek temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
05.10.2016 tarihinde yapılan denetimde; il merkezine yolcu taşımacılığı yapmakta olan sürücü ... 'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın yetki belgesinin bulunmadığı, Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen 21.01.2015 tarihli 1 yıl süreli yetki belgesinin süresinin 21.01.2016 tarihinde dolmuş olduğu, bu nedenle 2918 sayılı Kanunun Ek 2/3. maddesi gereğince işlem tesis edilerek aracın 60 gün süre ile trafikten men edildiği, ayrıca araç sürücüsü ... hakkında aynı maddeden işlem yapılarak trafik idari para cezası karar tutanağı tanzim edildiği, araç sürücüsü ... tarafından aracın trafikten men edilmesi işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Araçların tescil edildikleri amacın dışında kullanılması" başlıklı Ek 2. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde; araçlarını motorlu araç tescil ve trafik belgesinde gösterilen maksadın dışında kullananlar ile sürülmesine izin veren araç sahiplerinin 14.400.000 lira para cezası ile cezalandırılacağı, ayrıca, aracın on beş gün süre ile trafikten men edileceği, ilgili belediyeden izin veya ruhsat almaksızın, belediye sınırları dahilinde ticari amaçlı yolcu taşıyan kişiye, araç sahibine, bağlı bulunduğu durak, işyeri ve işletmelerin sorumlularına birinci fıkrada gösterilen idari para cezasının üç kat olarak, fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde tekerrürü halinde ise beş kat olarak uygulanacağı, ayrıca, aracın her defasında altmış gün süre ile trafikten men edileceği hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra, ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddenin 3/c bendinde dilekçenin ehliyet yönünden de inceleneceği, 15. maddenin 1/b bendinde ise, bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İptal davaları, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte; her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören yasa koyucu, iptal davaları için menfaat ihlalini, subjektif ehliyet koşulu olarak aramaktadır.
İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olması dolayısıyla, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerekmektedir.
İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idari işlemlerin, ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceği kabul edilmektedir.
Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilgisinin varlığı, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin, hukuken korunması gereken bir menfaat bağının bulunması dava açma ehliyeti için gerekli sayılmaktadır.
Dosyada yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde, ... plaka sayılı araca ait ruhsatta araç malikinin ... Seyahat Turizm Sanayi Ticaret Ltd. Şti. olduğu, Savaştepe-Balıkesir güzergahı üzerinde ... plaka sayılı araç ile yolcu taşımacılığı yaptığından bahisle tarafına "Yolcu Taşımacılığı Yetki Belgesi" verilmesi istemiyle Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Şube Müdürlüğüne yapılan 05.10.2016 tarihli başvurunun da yine araç maliki ... Seyahat Turizm Sanayi Ticaret Ltd. Şti. tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır.
Buna göre; davaya konu olan aracın trafikten men edilmesi işlemine karşı doğrudan menfaati etkilenen araç maliki şirket tarafından dava açılması gerekirken araç sürücüsü tarafından açılan davanın ehliyet yönünden reddi gerekirken davanın esası hakkında verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak 14/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.