T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/2956
Karar No : 2023/2757
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR :
1- DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
2- DAVALI : … Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …- Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Balıkesir İli, … PTT Merkez Müdürlüğünde memur olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi hükmü ile sözleşmeli personel olması nedeniyle 399 sayılı KHK'nın 3771 sayılı Kanunla değişik 45. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve hizmet sözleşmesinin 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sözleşmenin feshi cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin PTT A.Ş. Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanarak kesinleşen Yüksek Disiplin Kurulunun … tarihli ve … sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının sözleşmesinin feshine ilişkin işlem ile adli yargıda yürütülen kovuşturmanın temelini özel belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma eylemlerinin oluşturduğu, söz konusu eylemler nedeniyle … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararında; özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinin sabit olduğu, bu suçtan 1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı ve hükmün açıklamasının geri bırakıldığı, görevi kötüye kullanma suçunun ise unsurlarının oluşmadığı kanaati ile bu suçtan beraatine karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı davalı idarece yapılan itirazın da … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve … D. İş sayılı kararıyla reddedildiği; bu durumda, davacının soruşturma sonucunda sübuta eren eylemleri ve özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinin sabit olması nedeniyle adli yargıda mahkumiyet kararı verilmiş olması karşısında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi hükmü ile 399 sayılı KHK'nın 3771 sayılı Kanunla değişik 45. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve hizmet sözleşmesinin 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sözleşmenin feshi cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi .. İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından; hakkında yapılan ceza yargılamasında görevi kötüye kullanma suçundan beraat ettiği, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu belirtilerek Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdare tarafından; İdare Mahkemesi kararında, yargılamanın duruşmalı yapıldığı halde, duruşmasız işler için belirlenen vekalet ücretine hükmedildiği belirtilerek, Mahkeme kararının vekalet ücretine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından; savunma verilmemiştir.
Davalı idare tarafından; davacı hakkında ceza mahkemesince yapılan yargılamada özel belgede sahtecilik suçu yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin eylemin hukuki niteliğini ortadan kaldırmadığı, hükmün belirli koşulların varlığı halinde infazını erteleyen bir müessese olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Davacının temyiz istemine ilişkin olarak;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin temyiz istemine ilişkin olarak;
2577 sayılı Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle değiştirilen "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin birinci fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dâhi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği kuralı getirilmiştir.
Aynı Kanun'un 46. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği belirtilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının sözleşmesinin feshine ilişkin işlemin iptaline ve yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesince davanın reddine karar verildiği, davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, fakat davalı idare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığı; ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdarî Dava Dairesinin temyize konu kararı ile, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, bu kararın tebliği üzerine davacı ve davalı idare tarafından temyiz başvurularında bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, Mahkeme kararında açıkça 30 (otuz) gün içinde istinaf kanun yoluna başvurulabileceği belirtilmesine rağmen, davalı idare tarafından istinaf başvurusu yapılmadığı, sadece davacı tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, bu başvuru üzerine verilen kararın ise, istinaf kanun yoluna başvurmayan davalı idare tarafından da temyiz edildiği görülmektedir.
İdare Mahkemesi kararında, eksik vekalet ücretine hükmedildiği iddiasıyla davalı idare tarafından istinaf yoluna başvurulmadığı, bu itibarla davalı idare açısından kararın kesinleştiği görüldüğünden, davalı idarenin kararın bu kısmına yönelik temyiz isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
2. Davalı idarenin vekalet ücreti yönünden temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/05/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.