T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/2986
Karar No : 2023/2624
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri …
Hukuk Müşaviri Av. …
TEMYİZ EDEN MÜDAHİL (DAVALI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : Kendisine asaleten, …'e velayeten …
VEKİLİ : Av. …
DİĞER MÜDAHİL (DAVALI) : … Sigorta Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU : Davacılar tarafından, yakınları …'in vefatı ile sonuçlanan tıbbi tedavide davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla her bir davacı için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesi ile birlikte 314.891,58 TL+129.695,78 TL toplam 444.587,36 TL) maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Adli Tıp Kurumu raporunda hekimin kusurlu eylemi ile kişinin ölümü arasında kesin bir illiyet bağı kurulamayacağının belirtilmesi karşısında idarenin sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince; davacının rahatsızlığına yönelik muayenesinin uzman hekim tarafından yapılmadığı gibi yanlış teşhis konulduğu, davalı idarenin sağlık hizmeti sunumunda yeterli organizasyonu sağlayamadığı, kaldı ki davacıyı muayene eden müdahil doktor hakkında açılan ceza davasında taksirle ölüme neden olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, Adli Tıp Kurumu raporunda yer alan "kesin illiyet bağı kurulamadığı" yolundaki ifadenin, kişinin hayatının kurtulup kurtulamayacağı hususundaki nihai sonucu belirlemede tıp biliminin yetersiz kalacağına yönelik bulunduğu, yetersiz ve özensiz sağlık hizmeti verildiği gerçeğini değiştirmediği gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, maddi tazminat isteminin kabulü ile davacılardan ... için 314.891,58 TL, ... için 129.695,78 TL olmak üzere toplam 444.587,36 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'lik kısmının davalı idareye başvuru tarihinden, 443.587,00 TL'lik kısmının davacıların miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tabliğ tarihi olan 21/11/2017 tarihinden itibaren davacılara ödenmesine; manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile her bir davacı için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın, davalı idareye başvuru tarihi olan 30/09/2015 tarihinden geçerli olmak üzere, yasal faiziyle birlikte ödenmesine, manevi tazminat isteminin fazlaya ilişkin kısmı ile yasal faizin olay tarihinden geçerli olarak istenilmesine ilişkin kısmının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davanın yasal süresi içinde açılmadığı, olayda hizmet kusurunun bulunmadığı, davalı idare yanında müdahil olan ... tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporunda idari eylem ve zarar arasında illiyet bağının bulunmadığının belirtildiği, bu nedenle tazminat ödenmesi için gerekli şartların oluşmadığı, Bölge İdare Mahkemesince eksik inceleme sonucu somut ve tıbbi bilgiye dayanılmaksızın karar verildiği, olayda hizmet kusurunun bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından, temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde "...acil serviste görev yapan doktor hakkında da, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 'Taksirle Ölüme Neden Olma Suçu' nedeniyle cezalandırıldığı da, göz önüne alındığında, hizmetin eksik ya da yetersiz olduğu yolunda yeterli kanaat oluşmuştur..." ifadesine yer verilmek suretiyle Ceza Mahkemesinin kararına da dayanıldığı görülmektedir. Her ne kadar dava konusu olay nedeniyle ilgili doktor hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda doktorun taksirle ölüme neden olma suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine yer verilmiş ise de, nihai olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi ve devamında düzenlenmiş olup, sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi boyunca kasıtlı bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uygun davranılırsa ceza kararının ortadan kaldırılması ve davanın düşmesine yol açan bir cezanın bireyselleştirilmesi kurumudur. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunda ortada sonuç doğuracak bir mahkeme hükmü yoktur. Mahkeme, hukuk sisteminde sonuç doğuracak şekilde kararını henüz açıklamamış, açıklamayı geri bırakmıştır.
Bu nedenle, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde geçen "...Taksirle Ölüme Neden Olma Suçu' nedeniyle cezalandırıldığı da..." ifadesinde hukuki isabet bulunmamakla birlikte, ceza yargılamasında suçun sübuta erdiği tespitine yer verilmiş olduğu ve Bölge İdare Mahkemesi kararındaki diğer gerekçeler dikkate alındığında, karar sonucu itibarıyla hukuka ve usule uygun olduğundan bu durumun bozmayı gerektirecek nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idare ile davalı yanında davaya müdahilin temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyize konu kabule ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/05/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.