T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/2992
Karar No : 2023/2998
DAVACI : ... Derneği
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1-... Bakanlığı
VEKİLİ : ...
2. ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
3- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
4- ... Bakanlığı
VEKİLİ : ...
DAVANIN KONUSU :
25.10.2017 tarih ve 30221 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinin ve 9. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendi yönünden, servis taşımacıları için herhangi bir güvenlik garantisi verilmeyen ve teknolojik hataların da olabileceği bir sistem getirildiği ve bu durumun dernek üyeleri açısından önemli mali külfetleri de beraberinde getirdiği; Yönetmeliğin 9. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi yönünden ise, getirilen kriterlerin hali hazırda istihdamda zorlanan sektörün elini kolunu bağladığı ve hem maliyet hem de rehber personel bulma noktasında zorluklar yaşanmasına sebep olduğu iddialarıyla, dava konusu düzenlemelerin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI :
... BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASI: Öğrenci servis araçları ile ilgili Ülke genelinde son zamanlarda yaşanan olumsuzluklar, basında yer alan haberler ve benzeri nedenlerden dolayı sorunun çözümlenmesi ve bir standarda bağlanarak yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere cezai müeyyidelerin artırılması amacına yönelik olarak düzenleme yapılması ihtiyacı doğduğu, araçlarda sensörlü sistemler bulundurularak öğrenci güvenliğinin sağlanması ve yaşanabilecek muhtemel kazalar nedeniyle oluşabilecek zararların önüne geçilmesinin ve öğrencilerin daha sağlıklı ve huzurlu yolculuk yapmalarının sağlanmasının amaçlandığı, rehber personel yönünden getirilen kriterlerin ise öğrencilerden daha üstün eğitim seviyesine, yaşa ve sorumluluk düzeyine sahip olunmasının hedeflendiği belirtilerek, davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
... BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASI: Şoförün ve rehberin bireysel kontrolüne bağlı sistem yerine bu sistemin uyarılı bir sistemle desteklenmesini öngören güncel düzenlemenin eleştiriden ziyade takdiri gerektirdiği, rehber personel yönünden getirilen kriterlerin ise genelde toplumsal yararı, özelde ise öğrencilerin üstün yararı gözönünde bulundurularak belirlendiği belirtilerek, davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
... BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASI: Dava konusu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın çocukların korunmasına yönelik önerdiği tedbirler çerçevesinde düzenlemeler yapıldığı, dava konusu düzenlemelerin ülkenin geleceğini teşkil eden çocukların okullarına güvenli bir şekilde gidip gelmelerini sağlamaya yönelik olduğu belirtilerek dava konusu düzenlemelerin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
... BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASI: Okul servis araçlarında kullanılacak kameraların tek başına yeterli olmadığı ve geçmişte serviste çocuk unutma gibi olayların yaşandığı, oturmaya duyarlı sensörlü sistemler ile bu gibi olumsuz durumların yaşanma ihtimalinin en aza indirilmesinin amaçlandığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, 25/10/2017 günlü, 30221 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (l) bendinin ve 9 uncu maddesinin 2 nci fıkrasının (a) bendinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu, Okul Servis Araçları Yönetmeliği; okul öncesi eğitim ve zorunlu eğitim kapsamında bulunan öğrenciler ile kreş, gündüz bakımevleri ve çocuk kulüplerine devam eden çocukların taşıma faaliyetlerini düzenli ve güvenli hale getirmek, taşıma yapacak gerçek ve tüzel kişilerin yeterlilik ve çalışma şartları ile denetim işlemlerine ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla çıkarılmış; gerçek ve tüzel kişilerce öğrenci taşıma faaliyetlerini ve bu faaliyetlerde kullanılacak okul servis araçlarını, taşımacıları ve bu taşıma işlerinde çalışanları düzenleme kapsamına almıştır.
Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 4 üncü madddesinin 1 inci fıkrasının (l) bendinin iptali istemi hakkında:
Dava konusu Yönetmeliğin, taşıtlarda aranacak şartlar başlıklı 4 üncü maddesinde; Taşımacılar tarafından okul servis aracı olarak kullanılacak taşıtlarda aranacak şartlar sıralanmış, maddenin 1 inci fıkrasının;
'' ...
l) Okul servis araçlarında Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca standartları belirlenen her koltukta oturmaya duyarlı sensörlü sistemler bulundurulacaktır.'' kurallarına yer verilmiştir.
Okul servis aracı olarak kullanılacak araçların, çocuk ve öğrencilerin güvenli bir şekilde seyahat etmeleri bakımından belli standartlara uygun olması gerektiği tartışmasızdır.
Asıl kullanım gayesi okul ve öğrenci servisi olan araçların, bu amaca yönelik teçhiz edilmesi, bu bağlamda öğrenci ve çocukların yolculuk esnasında güvenliklerinin sağlanması gayesi ile her koltukta oturmaya duyarlı sensörlerin bulundurulması yolundaki düzenlemede mevzuata, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı bir durum bulunmadığı görülmektedir.
Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesinin 2 nci fıkrasının (a) bendinin iptali istemi hakkında:
Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında, okul servis araçlarındaki rehber personelin taşıması gereken koşullar belirlenmiş (a) bendinde ise rehber personelin, 22 yaşını doldurmuş ve en az lise mezunu olması koşuluna yer verilmiştir.
İdarenin okul öncesi ve diğer öğrenci taşıma hizmetlerini düzenli ve güvenli hale getirmek, bu amaçla taşıma yapacak gerçek ve tüzel kişilerin yeterlilik ve çalışma şartlarını belirlemek konusunda görev ve yetkisi bulunmaktadır. Bu çerçevede, Öğrencilerin servis araçlarına iniş ve binişlerinde yardımcı olmakla görevli rehber personelinin, bu görevi yerine getirebilmesi için araç içindeki öğrencilerden daha üstün eğitim seviyesine, yaşa ve dolayısıyla sorumluluk düzeyine sahip olması gereklidir.
İdarenin kendisine yüklenilen görevi, amacına uygun yerine getirmesi için rehber personelin eğitim ve yaş durumu ile ilgili olarak getirilen düzenlemenin hukuka ve konuya ilişkin yargı kararlarına uygun olduğu görülmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Dava, 25.10.2017 tarih ve 30221 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinin ve 9. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 10. maddesinde, "Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz." hükmüne; 41. maddesinde ise, "Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır." hükmüne yer verilmiş; 90. maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesinde ise, usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmaların kanun hükmünde olduğu ifade edilmiştir.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilen ve Ülkemiz tarafından 14 Eylül 1990'da imzalanarak 4058 sayılı Kanun'la onaylanması uygun bulunan ve 27 Ocak 1995'te Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve iç hukukumuzun bir parçası haline gelen Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 3. maddesinde, kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşlarının, mahkemelerin, idari makamların veya yasama organlarının yaptığı ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde çocuğun yararının temel düşünce olduğu; taraf devletlerin çocuğun ana-babasının, vasilerinin ya da kendisinden hukuken sorumlu olan diğer kişilerin hak ve ödevlerini de göz önünde tutarak, esenliği için gerekli bakım ve korumayı sağlamayı üstleneceği ve bu amaçla tüm uygun yasal ve idari önlemleri alacağı ve taraf devletlerin, çocukların bakımı veya korunmasından sorumlu kurumların hizmet ve faaliyetlerinin özellikle güvenlik, sağlık, personel sayısı ve uygunluğu ve yönetimin yeterliliği açısından yetkili makamlarca konulan ölçülere uymalarını taahhüt edeceği belirtilmektedir.
25.10.2017 tarih ve 30221 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ve dava konusu düzenlemeleri içeren Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı; okul öncesi eğitim ve zorunlu eğitim kapsamında bulunan öğrenciler ile kreş, gündüz bakımevleri ve çocuk kulüplerine devam eden çocukların taşıma faaliyetlerini düzenli ve güvenli hale getirmek, taşıma yapacak gerçek ve tüzel kişilerin yeterlilik ve çalışma şartları ile denetim işlemlerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir. Bu Yönetmelik gerçek ve tüzel kişilerce öğrenci taşıma faaliyetlerini, bu faaliyetlerde kullanılacak okul servis araçlarını, taşımacıları ve bu taşıma işlerinde çalışanları kapsar." hükmüne, 2. maddesinde "Bu Yönetmelik, 14/2/1985 tarihli ve 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanuna, 26/9/2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma,Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye, 25/8/2011 tarihli ve 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye, 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununa, 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununa, 1/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa, 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine ve 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (p) bendine, 3/6/2011 tarihli ve 633 sayılı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye dayanılarak hazırlanmıştır.
" düzenlemesine yer verilmiştir.
Anılan Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde ise; "(b) Çocuk: 0-24 ay yaş grubu kreşe devam eden çocuklar, 25-66 ay yaş grubu gündüz bakımevine devam eden çocuklar ile çocuk kulübüne kayıtlı ilkokul ve ortaokul eğitimine devam eden çocukları,
..., f) Okul servis aracı: Genel olarak okul öncesi eğitim ve zorunlu eğitim kapsamında öğrenciler ile çocukların taşınmalarında kullanılan ve bu Yönetmelikle belirlenen şartları haiz ticari tescilli yolcu taşımaya mahsus taşıtı,..h) Rehber personel: Bu Yönetmelikte verilen görevleri yapmak üzere yükseköğretim ve ortaöğretim kurumlarına öğrenci taşıyanlar hariç, okul servis araçlarında şoför dışında bulunacak görevliyi,..j) Şoför: Karayolunda ticari olarak tescil edilmiş bir motorlu taşıtı süren kişiyi, k) Taşıma: Bir ücret karşılığında okul öncesi ve zorunlu eğitim kapsamındaki öğrenciler ile çocukların karayolunda otobüs cinsi taşıtlarla evden okula/kreşe/gündüz bakımevine/çocuk kulübüne, buralardan eve taşınmasını, l) Taşımacı: Öğrenciler ve çocukların bir ücret karşılığı taşımasını üstlenen gerçek veya tüzel kişileri,..,o) Yolcu: Aracı kullanan şoför ile rehber personel dışında araçta bulunan öğrenci ve çocukları ifade eder." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 4. madddesinin 1. fıkrasının (l) bendi yönünden;
Dava konusu Yönetmeliğin, taşıtlarda aranacak şartlar başlıklı 4. maddesinde; Taşımacılar tarafından okul servis aracı olarak kullanılacak taşıtlarda aranacak şartlar sıralanmış, maddenin 1 inci fıkrasının (l) bendinde, ''Okul servis araçlarında Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca standartları belirlenen her koltukta oturmaya duyarlı sensörlü sistemler bulundurulacaktır.'' kuralına yer verilmiştir.
Çocukların fiziksel ve psikolojik olarak gelişimlerini henüz tamamlamamış olmaları nedeniyle yetişkinlere göre daha özel bir koruma altında olmaları gerektiği genel kabul gören bir anlayıştır. Bu kapsamda çocukların/öğrencilerin taşınması ile ilgili her türlü faaliyetin hassasiyet ve duyarlılık içinde yürütülerek taşıma güvenliğinin sağlanmasının önem taşıdığı kuşkusuzdur.
Bununla birlikte, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin, çocuk haklarına ilişkin olarak belirlediği temel ilkelerden biri olan "Çocuğun Üstün Yararı İlkesi", çocukların yararlarının her zaman ve her koşulda öncelikli olarak korunmasını ve karşılaşılan tüm sorunlarda çocuk yararına çözümlerin tercih edilmesini emreden bir ilkedir.
Dava konusu düzenleme ile, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın çocukların korunmasına yönelik önerdiği tedbirler ile Çocuk Haklarına Dair Sözleşme hükümleri çerçevesinde, diğer bireylere nazaran daha çok korunmaya muhtaç olan çocuklar/öğrenciler için pozitif ayrımcılık yapılarak ve çocuğun üstün yararı gözetilerek çocukların taşıma faaliyetlerinin sağlıklı ve güvenli hale getirilmesi amacıyla okul servis araçlarına yönelik özel düzenleme getirildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, okul servis aracında taşınan öğrencilerin yaş grubu dikkate alındığında güvenli ve düzenli taşıma faaliyeti yapılabilmesi için her koltukta oturmaya duyarlı sensörlerin bulundurulması yönünde getirilen dava konusu düzenlemede hukuka, mevzuata, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi yönünden;
Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 2. fıkrasında, okul servis araçlarındaki rehber personelin taşıması gereken koşullar belirlenmiş, (a) bendinde ise rehber personelin, 22 yaşını doldurmuş ve en az lise mezunu olması koşuluna yer verilmiştir.
Bu durumda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın çocukların korunmasına yönelik önerdiği tedbirler ile Çocuk Haklarına Dair Sözleşme hükümleri çerçevesinde, diğer bireylere nazaran daha çok korunmaya muhtaç olan çocuklar/öğrenciler için pozitif ayrımcılık yapılmak ve çocuğun üstün yararı gözetilmek suretiyle öğrenci taşıma faaliyetlerinin sağlıklı ve güvenli hale getirilmesi amacıyla, okul servis aracında taşınan öğrencilerin yaş grubu da dikkate alındığında, okul servis aracında görev yapan rehber personelin çocuklara/öğrencilere rol model olabilecek, öğrencilerden daha üstün eğitim seviyesine, yaşa ve sorumluluk düzeyine sahip kişiler arasından seçilmesi gerektiği ve hizmetin gereklerine uygun personel seçiminin son derece önemli olduğu bir alanda hizmet üretecekleri hususu göz önünde bulundurularak, okul servis araçlarında çalışan rehber personelin eğitim ve yaş durumu ile ilgili olarak özel ve istisnai kriterlerin belirlenmesine dair dava konusu düzenlemede hukuka, mevzuata, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere,
02/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.