T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/3004
Karar No : 2023/2997
DAVACI : … Servis Aracı İşletmecileri Esnaf Odası
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1- …Bakanlığı
2- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
3- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
4- …Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
DAVANIN KONUSU :
25.10.2017 tarih ve 30221 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (i), (l), (m) ve (o) bentlerinin; Geçici 2. maddesinin 1. ve 4. fıkralarının; 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "... veya devam etmekte olan bir kovuşturması bulunmamak ya da kovuşturması uzlaşmayla neticelenmemiş olmak" ibaresinin; 9. maddesinin 1. ve 2. fıkrasının (b) bentlerinin 1. ve 2. paragraflarında yer alan "... veya bu suçlardan hakkında devam eden ya da uzlaşmayla neticelenmiş bir kovuşturma bulunmamak" ibarelerinin ve 3. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendi ile 13. maddesinin 1. fıkrasının ise eksik düzenleme içerdiği iddialarıyla iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (i), (l), (m) ve (o) bentleri ile Geçici 2. maddesinin 1. ve 4. fıkraları yönünden, yaklaşık 180.000 aracın dava konusu düzenlemelere uygun hale getirilmesini beklemenin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu ve bu durumun esnaf açısından önemli mali külfetleri de beraberinde getirdiği, mevcut kullanılmakta olan araçların bu düzenlemelerden muaf tutulması gerektiği; Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ile 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin 1. ve 2. paragrafları ve 2. fıkrasının (b) bendinin 1. ve 2. paragrafları yönünden, davaya konu ibarelerin masumiyet karinesine aykırı olduğu, adli sicil kaydında sadece kesinleşmiş cezaların göründüğü ve kovuşturma olup olmadığını araştırma yetkisi bulunmayan işverene böyle bir yükümlülük getirilmesinde hukuki isabet bulunmadığı; 3. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendi ile 13. maddesinin 1. fıkrası yönünden ise, komisyonlarda ilgili meslek odası temsilcisine yer verilmemesi nedeniyle eksik düzenleme içerdiği iddialarıyla, dava konusu düzenlemelerin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI :
…BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASI: Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (i), (l), (m) ve (o) bentleri ile Geçici 2. maddesinin 1. ve 4. fıkraları yönünden, öğrencilerin servis içerisinde güvenliğinin sağlanarak daha sağlıklı ve huzurlu yolculuk yapmalarının amaçlandığı; Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ile 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin 1. ve 2. paragrafları ve 2. fıkrasının (b) bendinin 1. ve 2. paragrafları yönünden, sayılan suçların çocukların/öğrencilerin ruhsal ve fiziksel sağlığı ile güvenliğini tehdit eden suçlar olduğu, okul servis araçlarında çalıştırılacak personelin taşıma faaliyeti sırasında öğrencilere ve çocuklara refakat etmesi, hal ve hareketleriyle öğrencilere örnek olması gerektiği gözetilerek düzenleme yapıldığı; 3. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendi ile 13. maddesinin 1. fıkrası yönünden ise, denetim komisyonunda meslek odalarının yer almasının denetimin idari açıdan yapılmasına aykırılık teşkil edeceği, dava konusu düzenlemeler ile okul aile birliği ile okul idaresinin uyum içerisinde çalışması ve okul idaresinin etkinliğinin artırılmasının hedeflendiği savunulmaktadır.
…BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASI: Okul servis hizmeti, öğrencilerin okullarına ulaştırılması amacıyla yapılan bir faaliyet olduğundan dava konusu Yönetmeliğin öğrencilerin/çocukların zararlı ortamlardan korunması ve onlara güvenli bir hizmet sunulması saikiyle hazırlandığı, idarenin uluslararası mevzuat ve Anayasa'nın 41. maddesi çerçevesinde bu tedbirleri almakla yükümlü olduğu, dava konusu Yönetmelik hükmü ile kasten öldürme, uyuşturucu, cinsel suçlar, alkollü araç kullanmak gibi suçlarda hakkında ceza kovuşturması yapılan kişilerce veya hakkında bu suçu işlediği sabit ancak hükmün açıklanmadığı ya da uzlaşma ile düşme kararı verilen kişilerin görev almaması yönünde düzenleme getirildiği, düzenlemelerde belirtilen suçların niteliği gözetilerek çocuklara yönelik olası zararların önüne geçilmeye çalışıldığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
…BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASI: Davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
…BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Yönetmeliğin Geçici 2. maddesinin 1. fıkrası yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, 25/10/2017 tarih ve 30221 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (i), (l), (m) ve (o) bendlerinin; Geçici 2 nci maddesinin 1 inci ve 4 üncü fıkralarının; 5 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendinde yer alan " ... veya devam etmekte olan bir kovuşturması bulunmamak ya da kovuşturması uzlaşmayla neticelenmemiş olmak" ibaresinin; 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendinin 1 inci ve 2 nci paragraflarında yer alan " ... veya bu suçlardan hakkında devam eden ya da uzlaşmayla neticelenmiş bir kovuşturma bulunmamak " ibarelerinin; 9 uncu maddesinin 2 nci fıkrasının (b) bendinin 1 inci ve 2 nci paragraflarında yer alan " ... veya bu suçlardan hakkında devam eden ya da uzlaşmayla neticelenmiş bir kovuşturma bulunmamak " ibarelerinin; 3 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (m) bendi ile 13 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının ise eksik düzenleme içerdiği iddialarıyla iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu, Okul Servis Araçları Yönetmeliği; okul öncesi eğitim ve zorunlu eğitim kapsamında bulunan öğrenciler ile kreş, gündüz bakımevleri ve çocuk kulüplerine devam eden çocukların taşıma faaliyetlerini düzenli ve güvenli hale getirmek, taşıma yapacak gerçek ve tüzel kişilerin yeterlilik ve çalışma şartları ile denetim işlemlerine ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla çıkarılmış; gerçek ve tüzel kişilerce öğrenci taşıma faaliyetlerini ve bu faaliyetlerde kullanılacak okul servis araçlarını, taşımacıları ve bu taşıma işlerinde çalışanları düzenleme kapsamına almıştır.
Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 4 üncü madddesinin 1 inci fıkrasının (i) -(l)-(m)-(o) bendlerinin iptali istemi hakkında:
Dava konusu Yönetmeliğin, Taşıtlarda aranacak şartlar başlıklı 4 üncü maddesinde; Taşımacılar tarafından okul servis aracı olarak kullanılacak taşıtlarda aranacak şartlar sıralanmış, maddenin 1 inci fıkrasının;
'' ...
i) Okul servis araçlarında her öğrenci ve çocuk için üç nokta emniyet kemeri ve gerekli koruyucu tertibat bulundurulacaktır.
...
l) Okul servis araçlarında Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca standartları belirlenen her koltukta oturmaya duyarlı sensörlü sistemler bulundurulacaktır.
m) Okul servis araçlarında tüm koltukları görecek şekilde Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelik ekinde belirtilen standartlara uygun, iç ve dış kamera ile en az otuz gün süreli kayıt yapabilen kayıt cihazı bulundurulacaktır. ...
o) Okul servis araçlarında iç mekânı gösteren beyaz cam dışında cam kullanılamaz.'' kurallarına yer verilmiştir.
Okul servis aracı olarak kullanılacak araçların, çocuk ve öğrencilerin güvenli bir şekilde seyahat etmeleri bakımından belli standartlara uygun olması gerektiği tartışmasızdır.
Asıl kullanım gayesi okul ve öğrenci servisi olan araçların, bu amaca yönelik techiz edilmesi, bu bağlamda her öğrenci ve çocuk için üç nokta emniyet kemeri ve gerekli koruyucu tertibat ile öğrenci ve çocukların yolculuk esnasında güvenliklerinin sağlanması gayesi ile her koltukta oturmaya duyarlı sensörlerin bulundurulması; araç içi ve dışına yönelik iç ve dış kamera sistemi kurulması ve kayıt altına alınması, araçlarda iç mekanı gösterme olanağı veren beyaz cam kullanılması yolundaki düzenlemelerin çocukların ve öğrencilerin güvenlikli ve konforlu bir şekilde ulaşımlarının sağlanmasına yönelik olduğu, bu bağlamda anılan düzenlemede mevzuata, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı bir durum bulunmadığı görülmektedir.
Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin Geçici 2 nci maddesinin 1 inci fıkrasının iptali istemi hakkında:
Dava konusu Yönetmeliğin, Geçici 2 nci maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan; bu Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (i), (l), (m) ve (o) bendi kapsamına uygun olmayan araçların 3/9/2018 tarihine kadar uygun hale getirileceği yolundaki hüküm, 12/09/2020 günlü ve 31242 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklik ile 3/9/2021 tarihi olarak değiştirildiği; Yine aynı maddede fabrika çıkışında üzerinde mevzuata uygun renkli cam olan araçlar için öngörülen 3/9/2019 tarihinin ise 14/08/2018 günlü ve 30509 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklik ile 3/9/2020 tarihi olarak değiştirildiği, başka bir anlatımla uygulamanın başlangıç tarihlerinin ileriye ötelendiği görülmektedir.
Bu bağlamda, iptal istemine konu düzenlemenin değişikliğe uğramış olması nedeniyle bu fıkra bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin Geçici 2 nci maddesinin 4 üncü fıkrasının iptali istemi hakkında:
Dava konusu Yönetmeliğin, Geçici 2 nci maddesinin 4 üncü fıkrasında; Bu Yönetmeliğin 4 üncü maddesi kapsamındaki hususlara uygun olmayan yeni üretilen araçların 1/1/2018 tarihinden itibaren okul servis aracı olarak trafik tescilinin yapılamayacağı öngörülmüştür. Okul servis araçlarında donanım bakımından yapılan iyileştirmeleri karşılamayan araçların trafik tescilinin 1/1/2018 tarihinden itibaren yapılmamasını öngören düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 5 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendinde yer alan " ... veya devam etmekte olan bir kovuşturması bulunmamak ya da kovuşturması uzlaşmayla neticelenmemiş olmak" ibaresinin; 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendinin 1 inci ve 2 nci paragraflarında yer alan " ... veya bu suçlardan hakkında devam eden ya da uzlaşmayla neticelenmiş bir kovuşturma bulunmamak " ibarelerinin; 9 uncu maddesinin 2 nci fıkrasının (b) bendinin 1 inci ve 2 nci paragraflarında yer alan " ... veya bu suçlardan hakkında devam eden ya da uzlaşmayla neticelenmiş bir kovuşturma bulunmamak " ibarelerinin iptali istemi hakkında:
4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun "Yönetmelik" başlıklı 34 üncü maddesinde, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay içinde, taşımacılık faaliyeti yapmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerde aranacak şartlar, verilecek yetki belgeleri, mesleki yeterlilik belgeleri ve taşıt kartları ile diğer belge ve hizmetlerin ücret, süre, kapsam, tür ve şekilleri, her belge türü için gerekli olan taşıt kapasiteleri, taşıtların yaşı, nitelikleri, istiap hadleri ve terminal hizmetlerinde öngörülecek hususları, belgelerin geçerlilik süreleri, geri alınması ve uygulanacak idarî müeyyideleri, taşımacı, acente ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapacakların yükümlülükleri, bagaj ve taşımanın yardımcı hizmetleri, zaman ve fiyat tarifelerinin düzenlenmesi, yolcu bileti ve taşıma senedinin şekil ve muhtevasını, taşıma işlerinde çalışan şoför ve diğer görevlilerde aranacak şartlar ve nitelikleri, taşıma hizmetlerinin denetimi ve belge taleplerinin incelenmesi ile ilgili esasları, ücretsiz ve tarife altı uygulama esasları ve Kanunun uygulanmasıyla ilgili diğer esas ve usulleri düzenleyen yönetmeliklerin Bakanlıkça hazırlanarak Resmî Gazetede yayımlanacağı düzenlenmiştir.
25/10/2017 tarihli ve 30221 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin, ''Taşımacının şartları ve Yükümlülükleri'' başlıklı 5 inci maddesinde,
Diğer şartlar yanında, ''Taşımacılar (tüzel kişi olması halinde, anonim şirket ve kooperatiflerde yönetim kurulu üyeleri, diğer tüzel kişilerde ise tüm ortakları ve bu tüzel kişilikleri temsil ve ilzama yetkili kişiler) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş ve affa uğramış veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile;
a) Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmamak,
b) Türk Ceza Kanununun 81, 102, 103, 104, 105, 109, 179/3, 188, 190, 191, 226 ve 227 nci maddelerindeki suçlardan hüküm giymemiş olmak veya devam etmekte olan bir kovuşturması bulunmamak ya da kovuşturması uzlaşmayla neticelenmemiş olmak,
c) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunmamak,
şartlarını haiz olması zorunludur kuralına yer verilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında, okul servis araçlarını kullanan şoförlerin diğer şartlar yanında;
Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş ve affa uğramış veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile;
1) Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmamış olmak veya bu suçlardan hakkında devam eden ya da uzlaşmayla neticelenmiş bir kovuşturma bulunmamak.
2) Türk Ceza Kanunu'nun 81, 102, 103, 104, 105, 109, 179/3, 188, 190, 191, 226 ve 227 nci maddelerindeki suçlardan mahkum olmamış olmak veya bu suçlardan hakkında devam eden ya da uzlaşmayla neticelenmiş bir kovuşturma bulunmamak,
Yine aynı Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında da, okul servis araçlarındaki rehber personelin diğer şartlar yanında;
b) Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş ve affa uğramış veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile;
1) Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmamış olmak veya bu suçlardan hakkında devam eden ya da uzlaşmayla neticelenmiş bir kovuşturma bulunmamak,
2) Türk Ceza Kanunu'nun 81, 102, 103, 104, 105, 109, 179/3, 188, 190, 191, 226 ve 227 nci maddelerindeki suçlardan mahkum olmamış olmak veya bu suçlardan hakkında devam eden ya da uzlaşmayla neticelenmiş bir kovuşturma bulunmamak.
şartlarına haiz olmaları gerektiği kuralına yer verilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın çocukların korunmasına yönelik önerdiği tedbirler ile Çocuk Haklarına Dair Sözleşme hükümleri çerçevesinde, diğer bireylere nazaran daha çok korunmaya muhtaç olan çocuklar ve öğrenciler için pozitif ayrımcılık yapılarak okullarına güvenli bir şekilde gidip gelmelerini sağlamaya yönelik dava konusu Yönetmelik hükümlerinin getirildiği görülmektedir.
Yönetmeliğin sözü edilen maddelerinde Türk Ceza Kanununa göre hangi kişilerin servis şoförü ile rehber personeli olamayacağına yönelik düzenleme yapıldığı görülmektedir. Çocuk ve öğrencilerin taşınması ile ilgili her türlü faaliyetin hassasiyet ve duyarlılık içinde yürütülerek taşıma güvenliğinin sağlanmasının önem taşıdığı kuşkusuzdur. Anılan düzenlemelere, okul öncesi eğitim ve zorunlu eğitim kapsamında bulunan öğrenciler ile kreş, gündüz bakımevleri ve çocuk kulüplerine devam eden çocukların taşıma faaliyetlerinin sağlıklı ve güvenli hale getirilmesi amacıyla kamu yararı gözetilerek yer verildiği anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda da şoförler ve okul servis araçlarındaki rehber personelin göreve uygun olup olmadığına dair kontrol mekanizmasını kuran dava konusu düzenlemenin genel kapsayıcı olmayıp, sadece okul servis araçlarını kapsadığı konusunda herhangi bir duraksama bulunmamaktadır.
Bu manada, okul servis aracında taşınan öğrencilerin yaş grubu dikkate alındığında güvenli ve düzenli taşıma faaliyeti yapılabilmesi için okul servis aracı şoförlüğü ve rehber personelliği yapacaklar yönünden özel ve istisnai düzenlemeler getirilirken kamu yararı ve hizmet gereklerinin gözetildiği ve anılan düzenlemelerin üst hukuk normlarına ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 3 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (m) bendi ile 13 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının iptali istemi hakkında:
Yönetmeliğin 3 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (m) bendinde taşımacıyı tespit komisyonunun; her yıl ilgili okul müdürünün başkanlığında, okul aile birliği başkanı, öğretmenler kurulu toplantısında belirlenecek bir öğretmen (bir asıl, bir yedek üye), öğrencisi servisle taşınan veliler arasından okul idaresinin belirleyeceği iki velinin (iki asıl, iki yedek üye) ve varsa okul eğitim vakfı yönetim kurulunca belirlenecek bir temsilcinin katılımıyla oluşturulacak komisyon olduğu tanımına yer verilmiş; 13 üncü maddenin 1 inci fıkrasında ise, okul servis taşıma faaliyetlerinin, her eğitim-öğretim yılının birinci ve ikinci dönem başlangıcında valilik ve kaymakamlıklar tarafından oluşturulacak denetim komisyonu marifetiyle denetleneceği kuralına yer verilmiştir.
Davacı esnaf odası, taşımacıyı tespit komisyonlarında meslek odası temsilcisine yer verilmediği; okul servis taşıma faaliyetlerinin valilik ve kaymakamlıklarca denetlenmesinde meslek odası temsilcisinin de katılımının öngörülmediği gerekçesiyle söz konusu Yönetmeliğin, eksik düzenleme içerdiği iddialarıyla iptalini istemektedir.
Esnaf ve sanatkârlar odaları ile bu odaların üst kuruluşlarının çalışma usûl ve esaslarını düzenleyen 5362 sayılı Esnaf Ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu ile, esnaf ve sanatkârlar ile bunların yanlarında çalışanların meslekî ve teknik ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlerine uygun olarak gelişmelerini ve meslekî eğitimlerini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak, meslek disiplini ve ahlâkını korumak amaç edinilmiş ve anılan Kanunda, meslek odalarının görev ve yetkileri de belirlenmiştir.
Her okul bünyesinde, okul müdürü, öğretmen, okul aile birliği başkanı ile iki öğrenci velisinin katılımıyla oluşturulan taşımacıyı tespit komisyonuna, meslek odası temsilcisi sıfatıyla katılımı öngören herhangi bir hüküm bulunmadığı gibi 5362 sayılı Kanunun amacı, kapsamı ve meslek kuruluşunun görev ve yetkileri dikkate alındığında bu konudaki talebin yasal bir dayanağının olmadığı da görülmektedir.
Çocuk ve öğrencilerin okul servis aracı ile taşınması işi bir kamu hizmetidir. Bu hizmetin sağlıklı bir şekilde yürütülmesine ilişkin denetim ve kontrol görevinin, idare bünyesinde yer alan kamu görevlileri vasıtasıyla yerine getirilmesi Anayasal ve yasal bir zorunluluktur.
Buna karşılık, okul servis ve taşıma faaliyetlerinin denetimi ve kontrolü konusunda Yönetmelikde oluşturulan yapıda yer alması öngörülmeyen odaların, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olarak kendi kuruluş yasasında yer alan görev ve yetkileri çerçevesinde, kendi üyelerine yönelik denetim ve kontrol mekanizmalarını işletmeleri mümkündür.
Buna göre, taşımacıyı tespit komisyonlarında ve valilik ile kaymakamlık bünyesinde oluşturulacak okul servis taşıma faaliyetleri denetim komisyonlarında meslek odası temsilcisine yer verilmemesinde mevzuata aykırılık bulunmadığından eksik düzenleme nedeniyle anılan maddelerin iptali istemi isabetli değildir.
Açıklanan nedenlerle, Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin Geçici 2 nci maddesinin 1 inci fıkrasının iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi; diğer maddeler yönünden ise davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
25.10.2017 tarih ve 30221 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin; "Taşıtlarda aranacak şartlar" başlıklı 4. maddesinde, "Taşımacılar tarafından okul servis aracı olarak kullanılacak taşıtlarda aşağıdaki şartlar aranır:... i) Okul servis araçlarında her öğrenci ve çocuk için üç nokta emniyet kemeri ve gerekli koruyucu tertibat bulundurulacaktır. l) Okul servis araçlarında Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca standartları belirlenen her koltukta oturmaya duyarlı sensörlü sistemler bulundurulacaktır. m) Okul servis araçlarında tüm koltukları görecek şekilde Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelik ekinde belirtilen standartlara uygun, iç ve dış kamera ile en az otuz gün süreli kayıt yapabilen kayıt cihazı bulundurulacaktır. o) Okul servis araçlarında iç mekânı gösteren beyaz cam dışında cam kullanılamaz." hükmüne; "Geçiş hükümleri" başlıklı Geçici 2. maddesinin 1. ve 4. fıkralarında, "Bu Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (i), (l), (m) ve (o) bendi kapsamına uygun olmayan araçlar 3/9/2018 tarihine kadar uygun hale getirilir. Ancak fabrika çıkışında üzerinde mevzuata uygun renkli cam olan araçlar için bu tarih 3/9/2019 olarak uygulanır... Bu Yönetmeliğin 4 üncü maddesi kapsamındaki hususlara uygun olmayan yeni üretilen araçların 1/1/2018 tarihinden itibaren okul servis aracı olarak trafik tescili yapılamaz." kuralına yer verilmiştir.
"Taşımacının şartları ve yükümlülükleri" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında; "Taşımacılar (tüzel kişi olması halinde, anonim şirket ve kooperatiflerde yönetim kurulu üyeleri, diğer tüzel kişilerde ise tüm ortakları ve bu tüzel kişilikleri temsil ve ilzama yetkili kişiler) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş ve affa uğramış veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile; ...
b) Türk Ceza Kanunu'nun 81, 102, 103, 104, 105, 109, 179/3, 188, 190, 191, 226 ve 227 nci maddelerindeki suçlardan hüküm giymemiş olmak veya devam etmekte olan bir kovuşturması bulunmamak ya da kovuşturması uzlaşmayla neticelenmemiş olmak" hükmü bulunmaktadır.
"Taşıma işlerinde çalışanların şartları, görev ve sorumlulukları" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; "Okul servis araçlarını kullanan şoförler; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş ve affa uğramış veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile;
1) Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmamış olmak veya bu suçlardan hakkında devam eden ya da uzlaşmayla neticelenmiş bir kovuşturma bulunmamak.
2) Türk Ceza Kanununun 81, 102, 103, 104, 105, 109, 179/3, 188, 190, 191, 226 ve 227 nci maddelerindeki suçlardan mahkum olmamış olmak veya bu suçlardan hakkında devam eden ya da uzlaşmayla neticelenmiş bir kovuşturma bulunmamak, ... zorundadır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Yönetmeliğin 9. maddenin 2. fıkrasının (b) bendinde; "Okul servis araçlarındaki rehber personel; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş ve affa uğramış veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile;
1) Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmamış olmak veya bu suçlardan hakkında devam eden ya da uzlaşmayla neticelenmiş bir kovuşturma bulunmamak,
2) Türk Ceza Kanununun 81, 102, 103, 104, 105, 109, 179/3, 188, 190, 191, 226 ve 227 nci maddelerindeki suçlardan mahkum olmamış olmak veya bu suçlardan hakkında devam eden ya da uzlaşmayla neticelenmiş bir kovuşturma bulunmamak, ... zorundadır." kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu Yönetmeliğin 3. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendinde, taşımacıyı tespit komisyonunun; her yıl ilgili okul müdürünün başkanlığında, okul aile birliği başkanı, öğretmenler kurulu toplantısında belirlenecek bir öğretmen (bir asıl, bir yedek üye), öğrencisi servisle taşınan veliler arasından okul idaresinin belirleyeceği iki velinin (iki asıl, iki yedek üye) ve varsa okul eğitim vakfı yönetim kurulunca belirlenecek bir temsilcinin katılımıyla oluşturulacak komisyon olduğu tanımına yer verilmiş; 13. maddenin 1. fıkrasında ise, okul servis taşıma faaliyetlerinin, her eğitim-öğretim yılının birinci ve ikinci dönem başlangıcında valilik ve kaymakamlıklar tarafından oluşturulacak denetim komisyonu marifetiyle denetleneceği kuralına yer verilmiştir.
Dava, 25.10.2017 tarih ve 30221 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (i), (l), (m) ve (o) bentlerinin; Geçici 2. maddesinin 1. ve 4. fıkralarının; 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "... veya devam etmekte olan bir kovuşturması bulunmamak ya da kovuşturması uzlaşmayla neticelenmemiş olmak" ibaresinin; 9. maddesinin 1. ve 2. fıkrasının (b) bentlerinin 1. ve 2. paragraflarında yer alan "... veya bu suçlardan hakkında devam eden ya da uzlaşmayla neticelenmiş bir kovuşturma bulunmamak" ibarelerinin ve 3. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendi ile 13. maddesinin 1. fıkrasının ise eksik düzenleme içerdiği iddialarıyla iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İlgili Mevzuat:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 10. maddesinde, "Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz." hükmüne; 41. maddesinde ise, "Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır." hükmüne yer verilmiş; 90. maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesinde ise, usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmaların kanun hükmünde olduğu ifade edilmiştir.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilen ve Ülkemiz tarafından 14 Eylül 1990'da imzalanarak 4058 sayılı Kanun'la onaylanması uygun bulunan ve 27 Ocak 1995'te Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve iç hukukumuzun bir parçası haline gelen Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 3. maddesinde, kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşlarının, mahkemelerin, idari makamların veya yasama organlarının yaptığı ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde çocuğun yararının temel düşünce olduğu; taraf devletlerin çocuğun ana-babasının, vasilerinin ya da kendisinden hukuken sorumlu olan diğer kişilerin hak ve ödevlerini de göz önünde tutarak, esenliği için gerekli bakım ve korumayı sağlamayı üstleneceği ve bu amaçla tüm uygun yasal ve idari önlemleri alacağı ve taraf devletlerin, çocukların bakımı veya korunmasından sorumlu kurumların hizmet ve faaliyetlerinin özellikle güvenlik, sağlık, personel sayısı ve uygunluğu ve yönetimin yeterliliği açısından yetkili makamlarca konulan ölçülere uymalarını taahhüt edeceği belirtilmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Araçların karayoluna uygunluğu ve teknik esaslar" başlıklı 29. maddesinde, "Araçların yapım ve kullanma bakımından karayolu yapısına ve trafik güvenliğine uyması zorunludur. Yapım safhasında, araçların Tip Onayı Yönetmeliği ile buna bağlı diğer yönetmeliklerin çıkarılmasına Sanayi ve Ticaret Bakanlığı yetkilidir. Tip Onayı Yönetmeliği ve buna bağlı diğer yönetmelikler Bayındırlık ve İskan Bakanlığının görüşü alınarak Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca düzenlenir." hükmü; "Okul taşıtları" başlıklı 75. maddesinde, "Okul taşıtlarının “DUR” işaretini yaktıkları hallerde bütün araçların durması zorunludur. “DUR” işaretinin sadece öğrencilerin binmeleri veya inmeleri sırasında ve yönetmelikte belirtilen hallerde yakılması zorunludur. Okul taşıtlarının çalıştırılması şartları, zamanları ve nitelikleri yönetmelikte belirtilir. Bu madde hükümlerine uymayan sürücüler 3 600 000lira para cezası ile cezalandırılırlar." hükmü yer almaktadır.
18.07.1997 tarih ve 23053 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Araçlara Ait Teknik Şartlar ve Araçların Karayoluna Uygunluğu" başlıklı 63. maddesinin 1. fıkrasında, "Araçların; yapım, kullanma, karayoluna uygunluk ve trafik güvenliği bakımından Bayındırlık ve İskan Bakanlığının görüşü alınarak, Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca çıkarılan Motorlu Araçlar ve Römorkları Tip Onay Yönetmeliği, Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkındaki Yönetmelik ve buna paralel olarak çıkarılacak diğer yönetmelik hükümlerine uygun durumda olması mecburidir." hükmü, son fıkrasında ise, "Ayrıca, taşıtların camlarının görüntüyü değiştirecek seviyede renkli kullanımı veya camların üzerine renkli film tabakaları yapıştırılması yasaktır." hükmü; "Okul Taşıtları başlıklı 147. maddesinde, "Okul Taşıtlarının DUR ışıklı işaretinin kullanılması ve bu taşıtların çalıştırılması esas ve kuralları aşağıda gösterilmiştir. a) DUR ışıklı işaretinin kullanılması;... b) Okul taşıtlarının çalıştırılması esasları, 1) Şartlarına uygun gerekli ayırım işaretlerinin bulunması, 2)Taşıma sınırını aşmayacak sayıda öğrenci bindirilmesi, 3) Okula gidiş geliş saatlerine ve okulca belirlenen taşıma programına uyularak sürülmesi, 4) Araç içi düzenini sağlamak ve araca iniş ve binişlerinde öğrencilere yardımcı olmak üzere rehber öğretmen veya kişi bulundurulması, 5) Öğrencilerin kolayca yetişebileceği camların ve pencerelerin sabit olması, Mecburidir. Bu araçların çalıştırılmasına ilişkin diğer esas ve usuller Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliğinde belirlenir." hükmü bulunmaktadır.
4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun "Yönetmelik" başlıklı 34. maddesinde, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay içinde, taşımacılık faaliyeti yapmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerde aranacak şartlar, verilecek yetki belgeleri, mesleki yeterlilik belgeleri ve taşıt kartları ile diğer belge ve hizmetlerin ücret, süre, kapsam, tür ve şekilleri, her belge türü için gerekli olan taşıt kapasiteleri, taşıtların yaşı, nitelikleri, istiap hadleri ve terminal hizmetlerinde öngörülecek hususları, belgelerin geçerlilik süreleri, geri alınması ve uygulanacak idarî müeyyideleri, taşımacı, acente ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapacakların yükümlülükleri, bagaj ve taşımanın yardımcı hizmetleri, zaman ve fiyat tarifelerinin düzenlenmesi, yolcu bileti ve taşıma senedinin şekil ve muhtevasını, taşıma işlerinde çalışan şoför ve diğer görevlilerde aranacak şartlar ve nitelikleri, taşıma hizmetlerinin denetimi ve belge taleplerinin incelenmesi ile ilgili esasları, ücretsiz ve tarife altı uygulama esasları ve Kanunun uygulanmasıyla ilgili diğer esas ve usulleri düzenleyen yönetmeliklerin Bakanlıkça hazırlanarak Resmî Gazetede yayımlanacağı düzenlenmiştir.
Öte yandan, 25.10.2017 tarih ve 30221 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ve dava konusu düzenlemeleri içeren Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı; okul öncesi eğitim ve zorunlu eğitim kapsamında bulunan öğrenciler ile kreş, gündüz bakımevleri ve çocuk kulüplerine devam eden çocukların taşıma faaliyetlerini düzenli ve güvenli hale getirmek, taşıma yapacak gerçek ve tüzel kişilerin yeterlilik ve çalışma şartları ile denetim işlemlerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir. Bu Yönetmelik gerçek ve tüzel kişilerce öğrenci taşıma faaliyetlerini, bu faaliyetlerde kullanılacak okul servis araçlarını, taşımacıları ve bu taşıma işlerinde çalışanları kapsar." hükmüne, 2. maddesinde "Bu Yönetmelik, 14/2/1985 tarihli ve 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanuna, 26/9/2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma,Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye, 25/8/2011 tarihli ve 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye, 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununa, 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununa, 1/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa, 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine ve 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (p) bendine, 3/6/2011 tarihli ve 633 sayılı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye dayanılarak hazırlanmıştır.
" düzenlemesine yer verilmiştir.
Anılan Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde ise; "(b) Çocuk: 0-24 ay yaş grubu kreşe devam eden çocuklar, 25-66 ay yaş grubu gündüz bakımevine devam eden çocuklar ile çocuk kulübüne kayıtlı ilkokul ve ortaokul eğitimine devam eden çocukları,
..., f) Okul servis aracı: Genel olarak okul öncesi eğitim ve zorunlu eğitim kapsamında öğrenciler ile çocukların taşınmalarında kullanılan ve bu Yönetmelikle belirlenen şartları haiz ticari tescilli yolcu taşımaya mahsus taşıtı,..h) Rehber personel: Bu Yönetmelikte verilen görevleri yapmak üzere yükseköğretim ve ortaöğretim kurumlarına öğrenci taşıyanlar hariç, okul servis araçlarında şoför dışında bulunacak görevliyi,..j) Şoför: Karayolunda ticari olarak tescil edilmiş bir motorlu taşıtı süren kişiyi, k) Taşıma: Bir ücret karşılığında okul öncesi ve zorunlu eğitim kapsamındaki öğrenciler ile çocukların karayolunda otobüs cinsi taşıtlarla evden okula/kreşe/gündüz bakımevine/çocuk kulübüne, buralardan eve taşınmasını, l) Taşımacı: Öğrenciler ve çocukların bir ücret karşılığı taşımasını üstlenen gerçek veya tüzel kişileri,..,o) Yolcu: Aracı kullanan şoför ile rehber personel dışında araçta bulunan öğrenci ve çocukları ifade eder." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin Geçici 2. maddesinin 1. fıkrası yönünden;
Dava konusu Yönetmeliğin, Geçici 2. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; bu Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (i), (l), (m) ve (o) bendi kapsamına uygun olmayan araçların 3/9/2018 tarihine kadar uygun hale getirileceği yolundaki kuralın, 12/09/2020 tarih ve 31242 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklik ile 3/9/2021 tarihi şeklinde değiştirildiği; yine aynı maddede fabrika çıkışında üzerinde mevzuata uygun renkli cam olan araçlar için öngörülen 3/9/2019 tarihinin ise 14/08/2018 tarih ve 30509 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklik ile 3/9/2020 tarihi şeklinde değiştirildiği ve uygulamanın başlangıç tarihlerinin daha ileri bir tarihe alındığı görülmektedir.
Bu bağlamda, iptal istemine konu düzenlemenin, davacının lehine olacak şekilde değiştirildiği anlaşıldığından, bu fıkra bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir.
Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (i), (l), (m) ve (o) bentleri ile Geçici 2. maddesinin 4. fıkrası yönünden;
Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinde, taşımacılar tarafından okul servis aracı olarak kullanılacak taşıtlarda aranacak şartlar sıralanmış; maddenin dava konusu bentlerinde, okul servis araçlarında her öğrenci ve çocuk için üç nokta emniyet kemeri ve gerekli koruyucu tertibat, her koltukta oturmaya duyarlı sensörlü sistemler ve tüm koltukları görecek şekilde iç ve dış kamera ile en az otuz gün süreli kayıt yapabilen kayıt cihazı bulundurulacağı, ayrıca okul servis araçlarında iç mekânı gösteren beyaz cam dışında cam kullanılamayacağı belirtilmiştir.
Asıl kullanım gayesi okul ve öğrenci servisi olan araçların; bu amaca yönelik teçhiz edilmesi, bu bağlamda her öğrenci ve çocuk için üç nokta emniyet kemeri ve gerekli koruyucu tertibat ile öğrenci ve çocukların yolculuk esnasında güvenliklerinin sağlanması gayesi ile her koltukta oturmaya duyarlı sensörlerin bulundurulması, araç içi ve dışına yönelik iç ve dış kamera sistemi kurulması ve kayıt altına alınması, araçlarda iç mekanı gösterme olanağı veren beyaz cam kullanılması yolundaki düzenlemelerin, çocukların ve öğrencilerin servis içerisinde daha güvenli, sağlıklı ve huzurlu yolculuk yapmalarının sağlanmasına yönelik olduğu ve yaşanabilecek muhtemel olay ve kazaların önüne geçilmesini amaçladığı açıktır.
Bu durumda, öğrenci ve çocukların daha güvenli şartlarda taşınması için getirilen dava konusu düzenlemelerde ve bu düzenlemelere uygun olmayan yeni üretilen araçların trafik tescilinin 1/1/2018 tarihinden itibaren yapılmamasını öngören düzenlemede hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "... veya devam etmekte olan bir kovuşturması bulunmamak ya da kovuşturması uzlaşmayla neticelenmemiş olmak" ibaresi ile 9. maddesinin 1. ve 2. fıkrasının (b) bentlerinin 1. ve 2. paragraflarında yer alan "... veya bu suçlardan hakkında devam eden ya da uzlaşmayla neticelenmiş bir kovuşturma bulunmamak" ibareleri yönünden;
Yönetmeliğin dava konusu kısımlarında, taşımacı, okul servisi şoförü veya rehber personel olmaya engel durum, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçları ile Türk Ceza Kanunu'nun 81, 102, 103, 104, 105, 109, 179/3, 188, 190, 191, 226 ve 227. maddelerindeki suçlardır.
Dava konusu düzenlemelerde yer alan ve taşımacı, okul servisi şoförü veya rehber personel olmaya engel teşkil eden bir diğer durum ise, yukarıda sayılan suçlar hakkında devam eden ya da uzlaşmayla neticelenmiş kovuşturma bulunmama şartına ilişkin olup Türk Ceza Kanunu'nun 81, 102, 103, 104, 105, 109, 179/3, 188, 190, 191, 226 ve 227. maddelerindeki suçlar (sırasıyla) kasten öldürme, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, cinsel taciz, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, müstehcenlik ve fuhuş suçlarıdır.
Yönetmeliğin sözü edilen maddelerinde, Türk Ceza Kanunu'na göre hangi kişilerin taşımacı, servis şoförü veya rehber personeli olamayacağına yönelik düzenleme yapıldığı görülmektedir. Dava konusu düzenlemeler herhangi bir ceza uygulaması öngörmemekte; yalnızca taşımacı, okul servis şoförü veya rehber personel olabilmek için kişilerde bulunması gereken şartlardan birini, bir başka deyişle bu faaliyeti yürütecek kişilerde bulunması gereken niteliklerden birini hükme bağlamaktadır.
Öte yandan, dava konusu düzenlemelerin genel kapsayıcı olmayıp sadece okul servis araçlarını kapsadığı konusunda herhangi bir duraksama da bulunmamaktadır.
Çocukların fiziksel ve psikolojik olarak gelişimlerini henüz tamamlamamış olmaları nedeniyle yetişkinlere göre daha özel bir koruma altında olmaları gerektiği genel kabul gören bir anlayıştır. Bu kapsamda çocukların/öğrencilerin taşınması ile ilgili her türlü faaliyetin hassasiyet ve duyarlılık içinde yürütülerek taşıma güvenliğinin sağlanmasının önem taşıdığı kuşkusuzdur.
Bununla birlikte, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin, çocuk haklarına ilişkin olarak belirlediği temel ilkelerden biri olan "Çocuğun Üstün Yararı İlkesi", çocukların yararlarının her zaman ve her koşulda öncelikli olarak korunmasını ve karşılaşılan tüm sorunlarda çocuk yararına çözümlerin tercih edilmesini emreden bir ilkedir.
Dava konusu düzenleme ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın çocukların korunmasına yönelik önerdiği tedbirler ile Çocuk Haklarına Dair Sözleşme hükümleri çerçevesinde, diğer bireylere nazaran daha çok korunmaya muhtaç olan çocuklar/öğrenciler için pozitif ayrımcılık yapılmak ve çocuğun üstün yararı gözetilmek suretiyle öğrenci taşıma faaliyetlerinin sağlıklı ve güvenli hale getirilmesi amacıyla okul servis şoförü ile rehber personelin çocuklara/öğrencilere rol model olabilecek kişiler arasından seçilmesi gerektiği ve hizmetin gereklerine uygun personel seçiminin son derece önemli olduğu bir alanda hizmet üretecekleri hususu göz önünde bulundurularak okul servis araçları yönünden özel düzenlemeler getirildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, okul servis aracında taşınan öğrencilerin yaş grubu dikkate alındığında güvenli ve düzenli taşıma faaliyeti yapılabilmesi için okul servis aracı şoförü ve rehber personeli yönünden öngörülen özel ve istisnai düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendi ile 13. maddesinin 1. fıkrası yönünden;
Davacı vekili tarafından, taşımacıyı tespit komisyonlarında meslek odası temsilcisine yer verilmediği; okul servis taşıma faaliyetlerinin valilik ve kaymakamlıklarca denetlenmesinde meslek odası temsilcisinin katılımının öngörülmediği ileri sürülerek, dava konusu Yönetmelik hükümlerinin, eksik düzenleme nedeniyle iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
Esnaf ve sanatkâr odaları ile bu odaların üst kuruluşlarının çalışma usûl ve esaslarını düzenleyen 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu ile, esnaf ve sanatkârlar ile bunların yanlarında çalışanların meslekî ve teknik ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlerine uygun olarak gelişmelerini ve meslekî eğitimlerini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak, meslek disiplini ve ahlâkını korumak amaç edinilmiş ve anılan Kanunda, meslek odalarının görev ve yetkileri de belirlenmiştir.
Her okul bünyesinde; okul müdürü, öğretmen, okul aile birliği başkanı ile iki öğrenci velisinin katılımıyla oluşturulan taşımacıyı tespit komisyonuna, meslek odası temsilcisinin katılımını öngören herhangi bir yasal düzenleme mevcut olmadığı gibi 5362 sayılı Kanunun amacı, kapsamı ve meslek kuruluşunun görev ve yetkileri dikkate alındığında bu konudaki talebin yasal bir dayanağının bulunmadığı da görülmektedir.
Çocuk ve öğrencilerin okul servis aracı ile taşınması işi bir kamu hizmetidir. Bu hizmetin sağlıklı bir şekilde yürütülmesine ilişkin denetim ve kontrol görevinin, idare bünyesinde yer alan kamu görevlileri vasıtasıyla yerine getirilmesi Anayasal ve yasal bir zorunluluktur.
Buna karşılık, okul servis ve taşıma faaliyetlerinin denetimi ve kontrolü konusunda Yönetmelik hükmü ile oluşturulan komisyonda yer alması öngörülmeyen odaların, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olarak kendi kuruluş yasasında yer alan görev ve yetkileri çerçevesinde, kendi üyelerine yönelik denetim ve kontrol mekanizmalarını işletmeleri mümkündür.
Bu durumda, taşımacıyı tespit komisyonlarında ve valilik ile kaymakamlık bünyesinde oluşturulacak okul servis taşıma faaliyetleri denetim komisyonlarında meslek odası temsilcisine yer verilmemesine dair dava konusu düzenlemenin, davalı idarelerin takdir yetkisine istinaden tesis edildiği ve hukuka aykırılık teşkil etmediği sonucuna varıldığından, eksik düzenleme nedeniyle iptaline yönelik istemin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin Geçici 2. maddesinin 1. fıkrası yönünden, KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. 25.10.2017 tarih ve 30221 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (i), (l), (m) ve (o) bentlerinin; Geçici 2. maddesinin 4. fıkrası; 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "... veya devam etmekte olan bir kovuşturması bulunmamak ya da kovuşturması uzlaşmayla neticelenmemiş olmak" ibaresi; 9. maddesinin 1. ve 2. fıkrasının (b) bentlerinin 1. ve 2. paragraflarında yer alan "... veya bu suçlardan hakkında devam eden ya da uzlaşmayla neticelenmiş bir kovuşturma bulunmamak" ibareleri ile 3. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendi ve 13. maddesinin 1. fıkrası yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin … TL'nin haklılık oranına göre takdiren davacı üzerinde bırakılmasına, … TL'nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı Milli Eğitim Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na verilmesine, …-TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere,
02/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.