T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/3112
Karar No:2023/1894
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "…" logosuyla yayın yapan televizyon kanalında … ve … tarihlerinde yayınlanan …'' adlı dizide, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlâkî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılmadan yayınlanamaz." şeklindeki yayın ilkesinin tekraren ihlâl edildiğinden bahisle, aynı Kanun'un 32. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı şirkete 419.812,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı toplantıda alınan … nolu Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlığa konu yayında 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan yayın ilkesinin ihlâl edilip edilmediğinin tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda özetle; "Dava konusu dizi filmin idari yaptırıma mesnet kısımlarında; … ile … geç saatlere kadar eğlendikten sonra kendilerini bir otel odasında ve aynı yatakta buldukları, bu olaydan sonra ..'nin hamile olduğunu öğrendiği, bebeğinin babasının kim olduğunu bilemediği, daha sonra bebeğinin babasının … olduğunu düşündüğü, …'un bebeğin aldırılması gerektiğini ifade ettiği, …'un zengin biri olduğunu öğrenmeleri üzerine …'nin kardeşi ve annesinin kendilerine piyango çıktığı ve başlarına talih kuşu konduğunu beyan ettikleri ve sonrasındaki olayların bu temel üzerine kurgulandığının görüldüğü, her evde bulunması ve çokça seyredilmesi gibi özellikleri nedeniyle televizyonların yaşamın hemen her alanını etkilediği ve nihayetinde yaşam tarzlarının belirlenmesinde önemli yer tuttuğu, dava konusu program içeriğinde yer alan 'kızların zengin bir aileye sahip erkekle evlendirilerek ekonomik olarak refaha ermek' fikri ya da böyle bir duruma fırsat yarattığı düşünülerek genç bir insanın irade dışı hamileliğinin ve sonuçlarının 'talih kuşu konması' olarak değerlendirilmesi gibi örneklerin, bu programı izleyen genç ve çocuklarda ve hatta bunların ebeveynlerinde toplumsal ilişkileri, sosyal farkları, toplum yaşamında önemli olan değerler, aile bağları gibi birçok konuda olayları değerlendirme, neden sonuç ilişkilerini anlama sürecinde doğru ve sağduyulu bir yargılama yapmalarını engelleyecek şekilde bir düşünce zemini oluşturma riski taşıdığı, dava konusu programda değer olarak sunulan 'zengin eş bulma' ve bu girişimde 'her şeyin kabul edilebilir olması' gibi örneklerin televizyon programları aracılığıyla toplumsal yaşamda önemli olan dürüstlük, çalışkanlık, insancıl olma, sevgi ve aile bağları gibi birçok değer ve kavramın yapılanmasında sorun oluşturacak nitelik taşıma riski olduğu, dolayısıyla dava konusu programın çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlâkî gelişimine zarar verecek türde olduğu" şeklinde görüş ve kanaat belirtildiği, davacı şirketin söz konusu bilirkişi raporuna yönelik itirazlarına, bilimsel gerekçe ve somut verilere dayanmadığından bahisle itibar edilmediği, anılan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlikte olduğunun kabul edildiği, bu itibarla, uyuşmazlığa konu yayında geçen görüntü ve konuşmaların çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlâki gelişimine zarar verecek türde olduğu anlaşıldığından, bu program nedeniyle davacı şirket hakkında 419.812,00 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın gerekçesiz olduğu, karara esas alınan bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiği, söz konusu rapora yönelik itirazlarının dikkate alınmadığı gibi neden dikkate alınmadığının da açıklanmadığı, yayının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, söz konusu dizinin ilgili bölümünden cımbızla çekilip dava konusu işlemde yer verilen diyaloglardan yola çıkılarak idari yaptırım uygulanmasının 6112 sayılı Kanun'un lafzına ve ruhuna aykırı olduğu, bilirkişi değerlendirmelerinin özgün olmadığı, matbu olduğu, somut olayla ve yaptırıma konu yayınla bağdaşmadığı, raporda görüntülerin ne şekilde çocuk ve gençleri olumsuz yönde etkilediğinin açıklanmadığı, ayrıca uyuşmazlık konusu dizi hakkında, bizzat davalı idare tarafından verilen eğitime dayalı olarak koruyucu sembol kodlama sistemi üzerinden kodlama yapıldığı, bu kodlamanın neticesinde programın hangi semboller ile yayınlanacağının sistem tarafından otomatik olarak belirlendiği, dolayısıyla yayının belirtilen saatte yapılmasının sorumluluğunun davalı idareye ait olduğu, karara esas alınan bilirkişi raporunda bu yönden herhangi bir inceleme yapılmadığı, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için koruyucu sembol kodlama sistemi üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasının zaruri olduğu, dava konusu işlemin sebep, konu ve amaç unsurları yönünden sakat olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, uyuşmazlığa konu yayında hem görsel hem işitsel olarak seyirciyi etkileyecek görüntülerin bulunduğu, izleyici kitlenin, olumsuz örnek alınabilecek davranış kalıplarını öğrenmekle kalmayıp bu tür davranışlara karşı zamanla duyarsızlaştığı, kanıksadığı, bu durumun çocuk ve gençler için tehlikeli olduğu, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel ve ahlâki gelişiminin korunması daha üstün bir kamu yararı niteliğinde bulunduğundan buna aykırı yayınların gerçekleşmesi hâlinde, ifade özgürlüğü ve yayın hürriyetinin üstünlüğünü yitirdiği, ayrıca akıllı işaretlerin 6112 sayılı Kanun'un 8. madddesinin ikinci fıkrasında yer alan yayın ilkesinin unsuru olmadığı, davacı şirketin akıllı işaretler kullanmasının ihlâli ortadan kaldırmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 13/04/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.