T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/3184
Karar No:2024/476
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1. …
2. …
3. …
4. …
5. …
6. …
7. …
8. …
9. …
10. …
11. …
12. …
13. …
14. …
15. …
16. …
17. …
18. …
19. …
20. …
21. …
22. …
23. …
24. …
25. …
26. …
27. …
28. …
29. …
30. …
31. …
32. …
33. …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Adana ili, … ve … ilçeleri, … Köyü ve … … Köyü mevkiinde kurulması planlanan … Hidroelektrik Santrali (HES) Projesi için Park Teknik Elektrik Madencilik Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye … tarih ve … sayılı önlisansın verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E: …, K: … sayılı kararda; önlisansın elektrik üretim faaliyetinde bulunmak isteyen tüzel kişilere, üretim tesisi yatırımlarına başlamaları için gerekli onay, izin, ruhsat ve benzerlerinin alınabilmesi için belirli süreli verilen izni ifade ettiği, önlisans başvurusunda sunulması gereken bilgi ve belgelerin mevzuatta ve ilgili Kurul kararında sayma suretiyle açıkça belirlendiği, davalı idarenin talebi üzerine … Elektrik Madencilik Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.( …) tarafından ''imza sirküleri, şirket ana sözleşmesi, ÇED hakkında beyan, imar durumu hakkında … İl Özel İdaresi'nin yazısı, piyasaya giriş yasağına ilişkin beyan, ortaklık yapısına ilişkin bilgiler, önlisans bedeline ilişkin dekont, teminat mektubu, teyit yazısı ve banka imza sirküleri"nin sunulduğu, … Hidroelektrik Enerji Dairesi Başkanlığı'nın 19/04/2013 tarihli işlemiyle, davalı idareye, ...Teknik'e lisans verilmesinin uygun bulunması halinde Su Kullanım Hakkı Anlaşması'nın imzalanabilmesi için Kurul kararının taraflarına bildirilmesi gerektiğinin bildirildiği, sunulan söz konusu bilgi ve belgeler üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde anılan şirket adına söz konusu proje için önlisans verilmesine karar verildiği;
Bakılan uyuşmazlıkta, davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların esasen çevresel yönden oluşması muhtemel olumsuzluklara ilişkin olduğu anlaşılmakla birlikte, dava konusu Kurul kararının önlisans verilmesine ilişkin olduğu, şirket tarafından üretim tesisi yatırımlarına başlanmasını teminen gerekli onay, izin, ruhsat ve benzerlerinin alınabilmesi için 30 (otuz) ay süreli izin verildiği, bu süreçte üretim tesisi için birtakım iş ve işlemlerin tamamlanmasının sağlanmasının amaçlandığı, bu karar ile birlikte şirketin doğrudan üretim faaliyetine başlamasının söz konusu olmadığı, kaldı ki anılan projeye ilişkin "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Belgesi"nin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının Danıştay Ondördüncü Dairesi'nin 25/04/2017 tarih ve E:2016/5117, K:2017/2650 sayılı kararı ile bozulduğu ve davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, diğer yandan önlisans belgesinin verilebilmesi için ÇED Olumlu kararının gerekmeyip sadece ''… HES Projesinin ÇED Yönetmeliği Ek-5'te belirtilen duyarlı yöreler kapsamında olup olmadığına ilişkin beyanın'' bulunmasının yeterli olduğu, nitekim uyuşmazlıkta anılan beyanın mevcut olduğu da anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, HES projesinin uygulanacağı bölgenin heyelan bölgesi olduğu, söz konusu arazide 7,4 m genişliğinde yol ve su kanalı açılmasının heyelan riskini daha da artıracağı, can güvenliğinin tehlikeye gireceği, projenin uygulanacağı alanın köy yerleşim yerinin içerisinde bulunduğu, bu hususlara dikkat edilmediği, suyun debisi hesaplanırken bölge nüfusunun içme ve kullanma suyu ihtiyacının, artan tarımsal faaliyetlerde kullanılacak su miktarının dikkate alınmadığı, ÇED raporunun eksik hazırlandığı, hafriyatın döküleceği alanın belli olmadığı, Hava Kalitesinin Kontrolü Yönetmeliği'ne uygun hareket edilmediği, bölge tarımının, bitki örtüsünün zarar göreceği, projede dereye bırakılacak can suyunun ne şekilde belirlendiğinin ve nasıl kontrol edileceğinin belirtilmediği, proje bölgesinde birden fazla HES projesi bulunduğundan havza planlaması yapılmasının zorunlu olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının usûl ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının karşı oyda belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacılara iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın …. İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 01/02/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 56. maddesinde, herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu, çevreyi geliştirmenin, çevre sağlığını korumanın ve çevre kirlenmesini önlemenin Devletin ve vatandaşların ödevi olduğu belirtilmiştir.
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde, Çevre: Canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları biyolojik, fiziksel, sosyal, ekonomik ve kültürel ortam, Çevre korunması: Çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribini, bozulmasını ve yok olmasını önlemeye, mevcut bozulmaları gidermeye, çevreyi iyileştirmeye ve geliştirmeye, çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmaların bütünü, Sürdürülebilir kalkınma: Bugünkü ve gelecek kuşakların, sağlıklı bir çevrede yaşamasını güvence altına alan çevresel, ekonomik ve sosyal hedefler arasında denge kurulması esasına dayalı kalkınma ve gelişme, Çevre kirliliği: Çevrede meydana gelen ve canlıların sağlığını, çevresel değerleri ve ekolojik dengeyi bozabilecek her türlü olumsuz etki, Ekolojik denge: İnsan ve diğer canlıların varlık ve gelişmelerini doğal yapılarına uygun bir şekilde sürdürebilmeleri için gerekli olan şartların bütünü olarak tanımlanmış; çevrenin korunması, iyileştirilmesi ve kirliliğinin önlenmesine ilişkin genel ilkelerin sayıldığı 3. maddesinde, başta idare olmak üzere herkesin, çevrenin korunması ve kirliliğin önlenmesi ile görevli olup bu konuda alınacak tedbirlere ve belirlenen esaslara uymakla yükümlü olduğu, arazi ve kaynak kullanım kararlarını veren ve proje değerlendirmesi yapan yetkili kuruluşların, karar alma süreçlerinde sürdürülebilir kalkınma ilkesini gözeteceği, yapılacak ekonomik faaliyetlerin faydası ile doğal kaynaklar üzerindeki etkisinin sürdürülebilir kalkınma ilkesi çerçevesinde uzun dönemli olarak değerlendirileceği kurala bağlanmıştır.
... Teknik, Adana ili, … ve … ilçeleri, … Köyü ve … Köyü mevkiinde kurulması planlanan … Hidroelektrik Santrali (HES) Projesi için … tarihinde üretim lisansı başvurusunda bulunmuş, 02/11/2013 tarih ve 28809 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin geçici 8. maddesinin üçüncü fıkrasındaki, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarih (30/03/2013) itibarıyla, başvuru ile değerlendirme aşamasında olan üretim lisansı başvurularının, önlisans başvurusu olarak kabul edileceği ve söz konusu başvuruların bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde sonuçlandırılacağına ilişkin kural uyarınca davacının üretim lisansı başvurusu önlisans başvurusu olarak kabul edilmiş, … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile anılan şirkete … tarih ve … sayılı önlisans verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa konu HES projesi için … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu Kararı" verildiği ve aynı davacılar tarafından söz konusu işlemin iptali istemiyle …. İdare Mahkemesi'nin …esasına kayıtlı davanın açıldığı anlaşılmıştır.
... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı incelendiğinde, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığı, bunun üzerine hazırlanan bilirkişi raporunda, işbu davaya konu HES projesine yönelik olarak, can suyu debisinin çevresel ve ekolojik unsurların devamı sağlanacak şekilde hesaplanmadığı, bitki örtüsü, çevresel değerler ve ekolojik denge dikkate alınmadan belirlendiği, kırsal yaşamın tamamen derenin akış yönünde oluşturulduğu, nehir yatağı çevresinde irili ufaklı bahçeler, evler ve ulaşım yolunun bir kısım güzergâhının bulunduğu, dolayısıyla buraya verilecek can suyu miktarı ile olağan yaşamın devamlılığının söz konusu olamayacağı, dere akışının devam ettiği tüm alanın proje sahası olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu projede sadece 1500 ağacın değil çok daha fazla bitki örtüsünün kesilmesi gerekeceği, projenin ekolojik dengenin tahribine ve bozulmasına yol açacağı, tarım arazileri ile kırsal hayatın olumsuz etkileneceği, ... Köyü civarındaki su tutma yapısı ve içerisindeki regülatöre ilaveten bu projenin gerçekleştirilmesi durumunda ortak etki değerlendirmesi yapılması gerektiği, proje raporunda önemli eksiklikler bulunduğu tespit ve değerlendirmelerine yer verildiği görülmüş, söz konusu tespit ve değerlendirmelerden, uyuşmazlığa konu HES projesinin ekolojik denge göz ardı edilerek hazırlandığı, söz konusu projenin bölgedeki tarımsal ve doğal hayatın sürdürülebilirliğini olumsuz etkileyeceği, çevreye zarar vereceği anlaşılmıştır.
Bu durumda, Devletin çevreyi korumakla yükümlü olduğu ve arazi ve kaynak kullanım kararlarını veren, proje değerlendirmesi yapan yetkili kuruluşların, karar alma süreçlerinde bugünkü ve gelecek kuşakların sağlıklı bir çevrede yaşamasını güvence altına alan çevresel, ekonomik ve sosyal hedefler arasında denge kurmak suretiyle karar alması gerektiği hususları dikkate alındığında dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz isteminin kabulüyle temyize konu istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.