T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/3249
Karar No:2023/1108
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Televizyon Prodüksiyon AŞ.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "…" logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 03-13/02/2017 tarihlerinde yayınlanan "…" adlı programda 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) ve (f) bentlerinin tekraren ihlâl edildiğinden bahisle davacı şirket hakkında 303.062,00-TL idarî para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlık konusu programa ait CD kaydı incelendiğinde programa katılan kişiler tarafından birbirlerine karşı ''...mini eteğine de karışmayacağım. Bu kadın eğer beni istiyorsa kendine çeki düzen verecek." , "Sinek bir şey değildir ama mide bulandırır." , "Tamam sosyete güzeli! Sen bana dedin ki kamera açma. Dünden bu yana ben kamera açmadım. Ya kurban olayım bir gün de sen benim sözümü dinle." , "Kapak olsun!" , "Ya şu primciyle Allah aşkına konuşma ya!" şeklinde ifadeler kullandıklarının görüldüğü, yine programdaki bazı kişilerin yerlerinden kalkıp birbirlerinin üzerine yürüdüklerinin görüldüğü, sarf edilen sözlerin birbirlerini aşağılayıcı, küçük düşürücü ithamlar içerdiği, bu itham ve ifadelerin evliliğe giden süreç ve evlilik müessesesi hakkında izleyicilerde farklı algı ve izlenimlere neden olabileceği kanaatine varıldığından, programdaki katılımcıların birbirlerine karşı sarf ettikleri ifadeler ile 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) ve (f) bentlerinin ihlâl edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce verilen kararda; mevzuat hükümlerinin ve dava konusu programa ait deşifre metnin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda, uyuşmazlık konusu programın evlenmek amacıyla programa katılan kadın ve erkeklerin bir arada olduğu evlenme programı formatında olduğu, programda evlenme hedefiyle yeni tanışan kişilerin kendi aralarında gerçekleşen çekişmeler de içerebilen diyaloglara yer verildiği görülmekle birlikte, aile kurma adına bir araya gelen adayların birbirlerine karşı kullandıkları ifadelerin insan onurunu aşağılayıcı, küçük düşürücü ve ağır ithamlar içeren bir nitelik taşımadığı, ayrıca söz konusu ifadelerin yarışmaya katılan adayların özel hayatının gizliliği içinde kalan ve mahrem olarak kabul edilen bir alana yönelik olmadığı, kullanılan ifadelerin aile kavramının zarar görmesine, aile kurumunun ciddiyetsizleştirilmesine, aile kurma girişimlerinin sıradanlaştırılmasına elverişli olmadığı, bu itibarla, 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) ve (f) bentlerinin ihlâl edilmediği anlaşıldığından dava konusu Üst Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, evlilik programlarının toplum üzerinde mahremiyet ile ilgili olan algının değiştirilmesi de dahil olmak üzere pek çok yozlaştırıcı etkisinin bulunduğu, dava konusu programa katılan kişilerin birbirlerine karşı kullandıkları ifadelerin Türk aile kavramına zarar verdiği, ayrıca bu tarz ifade ve tutumların kamuoyunda evliliğe dair algıyı olumsuz yönde etkileyebileceği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, dava konusu yayında herhangi bir yayın ilkesi ihlâline yol açılmadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 09/03/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.