T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/3383
Karar No:2023/3309
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Yayıncılığı A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "…" çağrı işareti ile yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşunda 16/01/2018 tarihinde saat 22:00'de yayınlanan "…" isimli radyo programında geçen ifadeler nedeniyle 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan "İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez." yayın ilkesinin ve aynı maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "Irk, dil, din, cinsiyet, sınıf, bölge ve mezhep farkı gözeterek toplumu kin ve düşmanlığa tahrik edemez veya toplumda nefret duyguları oluşturamaz" yayın ilkesinin ihlâl edildiğinden bahisle, 67.650,00-TL idari para cezası verilmesine ve ilgili program yayınının 5 (beş) kez durdurulmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ihlale konu yayında, sunucu ve programa katılan kişinin karşılıklı olarak; Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlhan Aliyev'in geri kalmış zihne sahip, utanmaz, yolsuzluklar konusunda Dünya'nın bir numaralı lideri olarak nitelendirildiği, ayrıca, ailesinin yurt dışında büyük bir servet, şirketler ve malikanelerin sahibi olduğu, seçimleri hile ile kazandığı, saltanatını devam ettirebilmek için baskıyla Anayasayı değiştirdiği şeklinde ifadelere yer verildiği, bahsi geçen ifadelerin somut bilgi ve belgelerle desteklenmediğinin görüldüğü;
I-İhlale konu yayında geçen ifadelerin, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde öngörülen; yayın hizmetlerinin "İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez." bendine uygunluğu yönünden irdelenmesinden; "…" isimli radyo programında; Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlhan Aliyev ve ailesine yönelik ifadelere yer verildiği, İlhan Aliyev siyasi kişilik olarak kamusal alanda hareket eden ve kamu tarafından tanınan bir kişi olduğu, diğer bireylere nazaran özel hayatın korunması hususunda daha esnek davranılması gerektiği ancak bahsi geçen yayın programında geçen ifadeler dikkate alındığında, küçük düşürücü ve aşağılayıcı ifadelerin yer aldığı, basın özgürlüğü ve bu bağlamda ifade özgürlüğü ile olay da geçen kişiler ile bu kişilerin yakınlarının şeref ve itibarının korunması hakları arasında bir denge kurulmadığı, bahsi geçen haberin gerçekliği şüpheli olduğundan, kamu menfaatine ve yararına olmayacağı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin 6112 sayılı "Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde kapsamında 67.650,00 TL idari para cezası verilmesine yönelik kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı;
II-İhlale konu yayında geçen ifadelerin, 6112 sayılı "Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde öngörülen "Irk, dil, din, cinsiyet, sınıf, bölge ve mezhep farkı gözeterek toplumu kin ve düşmanlığa tahrik edemez veya toplumda nefret duyguları oluşturamaz" bendine uygunluğu yönünden irdelenmesinden; dava konusu yayında geçen ifadeler ile anılan madde metninde geçen şeklindeki kavramsal ifadelerin lafzı ve amacı birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu ifadelerin bu bentteki kavramsal ifadelerle ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığı, başka bir anlatımla, işlenen fiile karşılık verilen cezaya dayanak alınan madde metninin olaya uygun olmadığı, söz konusu yayının ırk, dil, din, siyaset, sınıf, bölge ve mezhep farkı gözeterek toplumsal kin ve düşmanlığa tahrik etme veya toplumda nefret duyguları oluşturma fiili kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, dava konusu işlemle bahsi geçen bende dayanarak verilen ilgili program yayınının 5( beş) kez durdurulmasına yönelik kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, 6112 sayılı "Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin ihlal edildiğinden bahisle 67.650,00 TL idari para cezası verilmesine yönelik kısım yönünden dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak bu kısım yönünden davanın reddine, ilgili program yayınının 5 (beş) kez durdurulmasına yönelik kısım yönünden ise dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak bu kısım yönünden dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce; ilgili program yayınının 5 (beş) kez durdurulmasına yönelik dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısım yönünden; İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği anlaşıldığından istinaf başvurusunun reddine;
İdari para cezasına ilişkin kısım yönünden; söz konusu radyo programında yer verilen adı geçen kişinin eşinin cumhurbaşkanı yardımcısı olarak atanmasına ilişkin olarak yapılan açıklamanın insan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesini ihlal eder bir nitelik taşımadığı gibi, mal varlığına yönelik konuşmaların da, bizzat konuşmayı gerçekleştiren sunucu tarafından ortaya atılan, ona ait düşünceler olmadığı daha önce yazılmış ve söylenmiş bir kısım duyumların programa katılan dinleyici ile paylaşılmasından ibaret olduğu, dolayısıyla kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler kapsamında değerlendirilemeyeceği, siyasetçilere yönelik eleştirilerin sınırının, sıradan vatandaşlara göre daha geniş olduğu dikkate alındığında; program sunucusu tarafından söz konusu yayın esnasında kullanılan ifadelerle eleştiri yapmanın sınırlarının ve ifade özgürlüğü, haber alma ve haber verme özgürlüğü ile basın hürriyeti kapsamının aşılmadığı anlaşıldığından, davacı şirketin 67.650,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına ve 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, uyuşmazlık konusu yayında kullanılan ifadelerin toplumda nefret duygusu oluşturabilecek, küçük düşürücü, aşağılayıcı, toplumu kin ve düşmanlığa tahrik edici olduğu, bu kapsamda söz konusu yayın ilkesinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, uyuşmazlık konusu yayında kullanılan ifadelerin bağlamıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği, yayında sunucunun daha önceden yapılmış bir haberi kendi değer yargısından uzak ve kesinlik ifade etmeyen bir üslupla aktardığı, yayın ilkelerinin ihlal edilmediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinin (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; 31. maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; anılan madde ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinin (ğ) bendinde, "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti" yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 331. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği; 332. maddesinde ise, yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği belirtilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
1. İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı usûl ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2.Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının vekâlet ücreti yönünden incelenmesi:
Dosyanın incelenmesinden, … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla 67.650,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısım yönünden davanın reddine, program yayınının 5 kez durdurulmasına yönelik kısım yönünden ise dava konusu işlemin iptaline ve dava kısmen ret, kısmen iptal ile sonuçlandığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca davalı idare lehine 1.090,00-TL vekâlet ücretine, davacı lehine 1.090,00-TL vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verildiği; dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddedildiği, davanın reddine ilişkin kısma yönelik olarak davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge İdare Mahkemesi kararı ile İdare Mahkemesi kararının redde ilişkin kısmının kaldırılmasına ve bu kısım yönünden de dava konusu işlemin iptaline karar verildiği ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca 1.362,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Olayda, İdare Mahkemesi'nce verilen kararda, davanın kısmen iptal, kısmen ret kararı ile sonuçlandığı, davanın kısmen iptal ile sonuçlanması nedeniyle davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiği ve Bölge İdare Mahkemesi'nce bu kısma ilişkin yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, Bölge İdare Mahkemesi'nce davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılarak verilen kararda daha önce reddedilen kısım yönünden dava konusu işlemin iptaline karar verildiği hususu dikkate alındığında ise davanın tamamının iptal kararı ile sonuçlandığı,
Bununla birlikt, daha önce dava konusu işlemin iptaline ilişkin hüküm ve bu kısım içerisinde yer alan vekâlet ücreti (1.090,00-TL) dikkate alınmaksızın davacı lehine yeniden vekâlet ücretine hükmedildiği görülmektedir.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi'nce verilen kararda, daha önce İdare Mahkemesi'nce dava konusu işlemin iptaline ilişkin hüküm ile davacı lehine vekâlet ücretine hükmedildiği göz önünde bulundurularak davacı lehine yeniden vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, mükerrer vekâlet ücreti ödenmesine sebep olacak şekilde davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinde usûl hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.
Ancak, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yargılama giderlerine ilişkin kısmının, hüküm fıkrasında yer alan ''ve yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.362,00-TL avukatlık ücretinin'" ibaresinin çıkarılması suretiyle düzeltilerek onanması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın 67.650,00-TL idari para yönünden kısmen reddine, dava konusu işlemin ilgili program yayınının 5 kez durdurulmasına ilişkin kısmı yönünden iptaline ilişkin …. İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.362,00-TL avukatlık ücretinin' davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" ibaresi çıkarılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.