T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/3474
Karar No : 2023/1706
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının ikrazatçılık faaliyetinde bulunduğundan bahisle, takdir komisyonu kararlarına dayanılarak 2012 yılının 1 ila 12. dönemleri için tarh edilen banka ve sigorta muameleleri vergileri ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; telekomünikasyon ekipman ve parçalarının toptan ticareti faaliyetiyle iştigal etmek üzere 24/06/2011 tarihinde mükellefiyet tesis ettiren davacının 31/01/2012 tarihine kadar kuyumculuk faaliyetiyle de iştigal ettiği, 2011 ve 2012 yılları hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile, davacının, kuyumculuk ile cep telefonu ve kontör satışı adı altında kredi kartı sahiplerine komisyon karşılığında para verip bu faaliyetten elde edilen komisyon gelirini kayıt ve beyan dışı bırakarak tefecilik faaliyetinde bulunduğunun ve bu faaliyetini gizlemek için sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediğinin, POS cihazlarını kullanarak faiz karşılığında ödünç para verme faaliyetini izinsiz yürüttüğünün tespiti üzerine, bu rapora istinaden düzenlenen takdir komisyonu kararıyla, POS cihazından yapılan işlem tutarının %2,5'lik kısmının tefecilik faaliyetinden elde edilen faiz geliri kabul edilmesi suretiyle uyuşmazlık konusu dönemlere ilişkin olarak %20 oranında cezalı banka ve sigorta muameleleri vergisi tarhiyatlarının, %5'i aşan kısmının düzeltilerek tekrar vergilendirme yapıldığından, bu oranı aşan kısımları hakkında karar verilmesine yer olmadığı, 2012 yılının Ocak ayında toplam 413.845,03.-TL tutarında altın alışının %100'lük kısmının gider pusulası ile yapıldığı, söz konusu gider pusulalarında örnekleme yoluyla yapılan incelemelerde, içeriklerini oluşturan bilgilerin yanıltıcı olduğu, gösterilen adreslerin gerçekte var olmadığı, ilgili şahısların kimlik bilgilerinin ve imzalarının bulunmadığı, dolayısıyla düzenlendiği belirtilen gider pusulalarının gerçeği yansıtmadığı, POS cihazlarından işlem yaptığı görülen ve ifadesi alınan kişilerin çok büyük bir kısmının davacıdan altın alışı yerine komisyon karşılığında nakit ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kredi kartından çekim yaptırdıklarını beyan ettikleri, altın aldıklarını beyan eden şahısların ise aldıkları altını aynı gün yada daha sonra aynı yere yeniden bozdurarak nakit aldıklarını beyan etmeleri hususu ticari hayatın olağan akışı içerisinde makul karşılanamayacağından ve davacı tarafından bu durumun aksinin herhangi bir bilgi veya belge ile kanıtlanamadığından, davacının faiz karşılığı kredi kartından nakit çekimler yapmak suretiyle faiz geliri elde ettiği hususunun sabit olduğu, dolayısıyla gider pusulası ile alındığı belirtilen altınlar için yapılan toplam 413.845,03.-TL tutarında satış işlemi üzerinden hesaplanan %2,5'lik komisyon gelirine isabet eden 2012 yılının Ocak dönemi matrahında yasaya aykırılık görülmediği; 2012/12 döneminde ise; davacının kullanmış olduğu POS cihazlarından işlem yaptığı görülen kişilerin ifadelerine başvurulduğunda, davacıdan komisyon karşılığında nakit para ihtiyacını karşılamak için toplamda 291.517,00.-TL tutarında çekiş yapıldığı, dolayısıyla karşılığında herhangi bir mal veya hizmet teslimi olmaksızın yapılan bu işlemlerin tefecilik kapsamında yapıldığı sonucuna varıldığı, dolayısıyla, 2012/12 dönemine ilişkin olarak belirlenen 291.517,00.-TL üzerinden % 2,5 komisyon gelirine isabet eden matrah kısmında da hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan cep telefonu ve kontör alış-satışından dolayı 2012 yılının tüm dönemlerindeki faaliyetinin yaklaşık %50'sini, hakkında karşıt inceleme raporu tutulan ve Turkcell ve Vodafone gibi kurumsal firmaların distrübütörlerinden yaptığı, söz konusu firmaların davacıyla aralarında bayilik sözleşmesinin olduğu, davacı ile aralarında yüksek tutarda alış ve satış işlemi olan diğer firmalar hakkında yapılan incelemelerde herhangi bir olumsuz tespite rastlanmadığı, bu durumda, 2012 yılında yapmış olduğu cep telefonu ve kontör satışına ilişkin alış ve satış işlemlerinin, cep telefonu ve kontör satışı adı altında tefecilik faaliyeti kapsamında yapıldığının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle bu kısım ve 2012 yılının Ocak ve Aralık dönemlerine ilişkin (mal alışlarında kullanılan POS cihazı tutarları hariç) matrah üzerinden hesaplanan 504,68.-TL ile 355,50.-TL vergi ve ceza tutarını aşan kısmının iptaline, bu dönem vergi ve cezalarının bu tutarlara isabet eden kısımları yönünden davanın reddine, tüm dönemlerin düzeltme fişi ile kaldırılan kısımları hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Vergi tekniği raporunda tespit edildiği üzere, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/03/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.