T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/3641
Karar No : 2023/1489
DAVACI: … Elektrik Dağıtım A.Ş.
VEKİLLERİ: Av. …, Av. …
DAVALI: … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU:
1. Davacı şirketin 2011-2014 dönemi yatırımları için düzenlemeye esas net yatırım gerçekleşmelerinin onaylanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmektedir.
2. Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in (Tebliğ) Geçici 5. maddesinin iptali istenilmektedir.
3. Mülga Elektrik Piyasası Dağıtım Sistemi Düzenlemeye Esas Yatırım Harcamalarının Belirlenmesi ve Gerçekleşmesinin İzlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar'ın 24. maddesinin 1. fıkrasının iptali istenilmektedir.
4. Elektrik Piyasası Dağıtım Sistemi Yatırımlarına İlişkin Usul ve Esaslar'ın Geçici 1. maddesinin iptali istenilmektedir.
5. Tebliğ'in 13. maddesinin kaldırılması talebiyle gerekli düzenlemelerin yapılmasına yönelik … tarih ve … sayılı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
2011-2015 II. Uygulama Dönemi için "işletme gelirleri" kaleminden hurda gelirleri düşülmesine rağmen, dava konusu işlemler ile geriye dönük uygulama yapılarak bu defa "yatırım gelirleri" kaleminden hurda gelirleri tekrar düşülerek mükerrer hesaplama yapıldığı, mükerrer hesaplama yapılmasının geriye yürümezlik ve hukukî belirlilik ilkelerine aykırı olduğu, maliyetlerin tarifeye yansıtılması esasına göre hareket etmesi gereken davalı idarenin hurda satış gelirleri ile ilgili olarak dağıtım şirketlerinin zararına neden olduğu, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI :
Öncelikle, usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığının tespiti hâlinde süre aşımı yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
Esasa ilişkin olarak ise, dağıtım şirketinin aktifinde yer alan ve dağıtım faaliyetinin yürütülmesi için tesis ve/veya iktisap edilen varlıkların satışından elde edilen varlık satış gelirlerinin, kabul edilen yatırım harcamalarından düşülerek tarifeye yansıtılmasının benimsendiği, hurda satışının özü itibarıyla varlık olması sebebiyle varlık satış gelirleri içerisinde değerlendirilmesi gerektiği, 2006-2010 I. Uygulama Dönemi varlık satış gelirleri düzenlemeye esas işletme giderlerinden düşülmek suretiyle II. Uygulama Dönemi tarife hesaplamalarına yansıtılırken, 2011-2015 II. Uygulama Dönemi varlık satış gelirlerinin düzenlemeye esas yatırım harcamalarından düşülmek suretiyle III. Uygulama Dönemi tarife hesaplamalarına yansıtıldığı, dolayısıyla tarife hesabında dikkate alınan hurda varlıkların satış gelirinin aynı yıllarda elden çıkarılan hurda varlıklarından kaynaklanmadığı, söz konusu satışların I. ve II. Uygulama Dönemlerinde gerçekleşen hurda satışları olup, tarifeye II. ve III. Uygulama Dönemlerinde yansıtıldığı, hurda varlıkların yatırım karakteristiğinde olması sebebiyle yatırım harcamalarından düşülmesi gerektiğinin değerlendirildiği, yapılan hesaplama III. Uygulama Dönemi tarife hesaplamalarına yansıtıldığından geçmişe yürütülen herhangi bir mevzuatın bulunmadığı savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ: Dava; davacı şirketin 2011-2014 dönemi yatırımları için düzenlemeye esas net yatırım gerçekleşmelerinin onaylanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının; 19/12/2015 tarihli, 29567 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ"in Geçici 5. maddesinin; 17/06/2011 tarihli, 27967 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülga "Elektrik Piyasası Dağıtım Sistemi Düzenlemeye Esas Yatırım Harcamalarının Belirlenmesi ve Gerçekleşmesinin İzlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar"ın 24. maddesinin 1. fıkrasının; 28/11/2015 tarihli, 29546 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Elektrik Piyasası Dağıtım Sistemi Yatırımlarına İlişkin Usul ve Esaslar"ın Geçici 1. maddesinin ve Tebliğ'in 13. maddesinin kaldırılması talebiyle gerekli düzenlemelerin yapılmasına yönelik 27/01/2016 tarih ve 7285 sayılı başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin, davanın süresinde açılmadığı yolundaki itirazı, dosya içeriğinde yer alan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen bozma kararı karşısında geçerli görülmemiştir.
19/12/2015 tarihli ve 29567 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Dağıtım Sistemi Gelirlerinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in “Varlık satış gelirleri” başlıklı 13/1 maddesinde, “Kabul edilen net yatırım harcaması hesaplamasında dikkate alınacak varlık satış gelirleri aşağıda sayılan varlıkların satış gelirlerinden oluşur: a) Birinci uygulama dönemi öncesinde tesis edilmiş veya iktisap edilmiş varlıklar. b) Herhangi bir uygulama döneminde dağıtım şirketinin aktifine girmiş varlıklar. c) hurda varlıklar” kuralına yer verilmiş, Geçici 5. maddesinde ise, “2011-2015 uygulama dönemi düzenlenmiş varlık tabanının kapanış değerinin hesaplanması bu Tebliğ hükümlerine göre yapılır. 2) 2011-2015 uygulama dönemi yatırımlarına ilişkin yatırım farkı düzeltme bileşeni hesaplamaları bu Tebliğ hükümlerine göre yapılır.” kuralı yer almıştır.
Kurulun (Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu) … tarih ve … sayılı kararı ile kabul ettiği 28/11/2015 tarih ve 29546 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Elektrik Piyasası Dağıtım Sistemi Yatırımlarına İlişkin Usul ve Esaslar"ın 18. maddesi ile yürürlükten kaldırılmakla birlikte iptali istenilen Geçici 1. maddesiyle, 2011-2015 uygulama dönemine ilişkin olarak uygulanacağı belirtilen 17/06/2011 tarihli, 27967 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülga "Elektrik Piyasası Dağıtım Sistemi Düzenlemeye Esas Yatırım Harcamalarının Belirlenmesi ve Gerçekleşmesinin İzlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar"ın 24. maddesinin 1. fıkrasında; "(1) Yatırım planları kapsamında yapılacak olan yatırımlar neticesinde yenilenmesi ve/veya değiştirilmesi öngörülen ekonomik ömrünü tamamlamış varlıkların kalıntı değeri gelir düzenlemesi hesaplamalarında dikkate alınır. Söz konusu varlıklardan satışı yapılmayanlar emsal bedeller üzerinden düzenlemeye esas varlık satış geliri olarak gelir düzenlemesi hesaplamalarında dikkate alınır." şeklindeki düzenlemeye yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirketin 2011-2014 dönemi yatırımları için düzenlemeye esas net yatırım gerçekleşmelerinin onaylanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının tebliği üzerine; dava konusu edilen Geçici maddeler ile hukukî belirlilik ilkesine aykırı bir şekilde geçmişe yönelik düzenleyici işlem tesis edildiği, uygulanan hükümler sonucu hurda varlıkların satışından elde edilen gelirin işletme gelirlerinden düşülmesi gerekirken yatırım gelirlerinden düşülmesinin mükerrer ödemeye yol açtığı iddiasıyla, bu duruma yol açan düzenleyici işlem hükümlerinin, 5962-1 sayılı Kurul kararının ve Tebliğ'in 13. maddesinin düzeltilmesi yolunda yapmış olduğu … tarih ve … sayılı başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdare, Anayasa ve kanunlardan aldığı yetki ile kural koyma (düzenleme yapma) yetkisine sahiptir. "Kural işlemler" (ya da diğer adıyla genel düzenleyici işlemler), üst hukuk kurallarına uygun olarak hukuk düzenine yeni kural getiren ya da mevcut bir kuralı değiştiren veya kaldıran tek yanlı idarî işlemlerdir. Düzenleme yetkisini kullanarak tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge gibi genel düzenleyici işlemleri yapan idarenin bir işleminin düzenleyici nitelik taşıdığının kabul edilebilmesi için, söz konusu işlemin sürekli, soyut, nesnel, genel durumları belirleyen ve gösteren hükümler içermesi, başka bir anlatımla, belirtilen nitelikte kurallar getirmiş olması gerekmekte olup, bu genel düzenlemelerin üst hukuk kurallarına aykırı hükümler içermemesi zorunludur.
Bu doğrultuda dava konusu edilen işlemler incelendiğinde; Tebliğ'in Geçici 5. maddesinin 2011-2015 yılları arasında geçiş düzenlemesi mahiyetinde olduğu ve kapanış hesabının hangi Tebliğ'e göre yapılacağını belirleme amacıyla düzenlendiği, yapılacak hesaplamanın III. uygulama dönemi olan 2016-2020 yıllarını kapsayan dönemde uygulanacak tarifeler bakımından önem taşıdığı, bu yönüyle düzenlemenin geçmişe yürütüldüğü, belirlilik ilkesine aykırı olduğu yönündeki iddiaların geçerli olmadığı sonucuna varılmış; iptali istenilen Usul ve Esaslar'ın Geçici 1. maddesi de bu kapsamda değerlendirilmiş olup, her iki maddede de hukuka ve mevzuata aykırılık görülmemiştir.
Anılan Geçici maddeler ile uygulama olanağı kazanan hükümlere gelince; davacı tarafça hurda varlıkların satışının düzenlemeye esas net yatırım gerçekleşmeleri kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği, Tebliğ'in 13. maddesinin bu yönüyle hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, düzeltilmesi istemiyle Kurula başvuruda bulunulmuş ise de; dağıtım hizmetinin yürütülmesi için gerekli olan ve yatırım programına göre satın alınmış varlıkların ekonomik ömrünü tamamlamış olması nedeniyle satışı yoluna gidilmesi hâlinde yatırım gelirlerinden düşülmesinde herhangi bir aykırılık bulunmamaktadır.
İptali istenilen Usul ve Esaslar'ın 24. maddesinin 1. fıkrasında ise; işletme ya da yatırım gelir hesabı şeklinde bir ayrıma yer verilmeksizin, bu varlıkların, gelir hesabında dikkate alınacağı belirtilmekte olup, davacı tarafça da bu gelirlerin hesaplamada dikkate alınmasında herhangi bir aykırılık görülmezken, hurda satış gelirinin neden işletme gelirleri arasında yer alması gerektiği yönünde yeterli bir açıklamada bulunulamamakta, sadece daha önce işletme gelirlerinden düşülmüş olması nedeniyle mükerrer ödemeye, dolayısıyla gelir kaybına yol açıldığından bahsedilmektedir.
Bu nedenle, davacı tarafın iddialarını dayandırdığı II. uygulama dönemine ait mükerrer ödemeye ilişkin somut veriler sunamaması ve hurda varlıkların satış gelirlerinin yatırım gelirleri yerine işletme gelirlerinden düşülmesini zorunlu kılacak bir gerekçe gösterememesi karşısında dava konusu edilen düzenleyici işlemlerin iptali istenilen hükümlerinde ve Kurul kararı ile zımni ret işleminde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce duruşma için taraflara önceden bildirilen 26/10/2021 tarihinde, davacı vekili Av. … ve davalı idare vekili Av. …'un geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ:
Davacı şirket … tarihli dilekçesiyle, … sayılı Kurul kararında hurda varlık satış gelirlerinin tarife hesaplamasında nasıl dikkate alındığının açıklanmasına yönelik olarak söz konusu Kurul kararına esas alınan müzekkerenin gönderilmesi istemiyle davalı idareye başvurmuştur.
Bu başvuru üzerine, müzekkerenin gönderilmesiyle birlikte 2011-2015 II. Uygulama Dönemi işletme gelirleri hesaplamasına dâhil edilen hurda varlık satış gelirlerinin yatırım gelirleri hesaplamasına da dâhil edildiği şirket tarafından değerlendirilmiştir.
Bu durum karşısında, hurda varlık satış gelirlerinin mükerrer hesaplamaya konu olduğundan bahisle, Tebliğ'in 13. maddesinin kaldırılması talebiyle gerekli düzenlemelerin yapılmasına ilişkin olarak 27/01/2016 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunulmuştur.
Anılan başvuru zımnen reddedildiğinden bu işlem ile Tebliğ'in Geçici 5. maddesinin, mülga Elektrik Piyasası Dağıtım Sistemi Düzenlemeye Esas Yatırım Harcamalarının Belirlenmesi ve Gerçekleşmesinin İzlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar'ın 24. maddesinin 1. fıkrasının, Elektrik Piyasası Dağıtım Sistemi Yatırımlarına İlişkin Usul ve Esaslar'ın Geçici 1. maddesinin ve 5962-1 sayılı Kurul kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı tarafından, davanın süresinde açılmadığının tespiti hâlinde süre aşımı yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı idarenin usule yönelik itirazı ile davacının bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ilişkin talebi yerinde görülmeyerek esasın incelenmesine geçildi.
ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
Uyuşmazlık tarihi itibarıyla yürürlükte olan Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 13. maddesinin birinci fıkrasında, "Kabul edilen net yatırım harcaması hesaplamasında dikkate alınacak varlık satış gelirleri aşağıda sayılan varlıkların satış gelirlerinden oluşur: a) Birinci uygulama dönemi öncesinde tesis edilmiş veya iktisap edilmiş varlıklar. b) Herhangi bir uygulama döneminde dağıtım şirketinin aktifine girmiş varlıklar. c) Hurda varlıklar"; Geçici 5. maddesinde, "2011-2015 uygulama dönemi düzenlenmiş varlık tabanının kapanış değerinin hesaplanması bu Tebliğ hükümlerine göre yapılır. 2011-2015 uygulama dönemi yatırımlarına ilişkin yatırım farkı düzeltme bileşeni hesaplamaları bu Tebliğ hükümlerine göre yapılır." kuralına yer verilmiştir.
Mülga Elektrik Piyasası Dağıtım Sistemi Düzenlemeye Esas Yatırım Harcamalarının Belirlenmesi ve Gerçekleşmesinin İzlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar'ın 24. maddesinin 1. fıkrasında, yatırım planları kapsamında yapılacak olan yatırımlar neticesinde yenilenmesi ve/veya değiştirilmesi öngörülen ekonomik ömrünü tamamlamış varlıkların kalıntı değerinin gelir düzenlemesi hesaplamalarında dikkate alınacağı, söz konusu varlıklardan satışı yapılmayanların emsal bedeller üzerinden düzenlemeye esas varlık satış geliri olarak gelir düzenlemesi hesaplamalarında dikkate alınacağı kurala bağlanmıştır.
Uyuşmazlık tarihi itibarıyla yürürlükte olan Elektrik Piyasası Dağıtım Sistemi Yatırımlarına İlişkin Usul ve Esaslar'ın Geçici 1. maddesinin birinci fıkrasında, 2011-2015 Uygulama Dönemine ilişkin olarak 17/06/2011 tarih ve 27967 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Dağıtım Sistemi Düzenlemeye Esas Yatırım Harcamalarının Belirlenmesi ve Gerçekleşmesinin İzlenmesine İlişkin Usul ve Esasların hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
DAVA KONUSU İŞLEMLERİN İNCELENMESİ:
Davacı şirket tarafından, mükerrer hesaplama yapılmasının geriye yürümezlik ve hukukî belirlilik ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Bu noktada, geriye yürümezlik ilkesinin maddî olay üzerindeki etkisine değinilmelidir. Öğretide ve uygulamada geriye yürümezlik ilkesinin hukukun genel bir ilkesi olduğu kabul edilmektedir. Yeni kuralın, eski kural yürürlükte iken başlamış, ancak henüz oluşumunu tamamlamamış hukukî işlem, durum ve olaylara, yürürlük tarihinden itibaren uygulanması geniş anlamda geriye yürüme; yürürlüğe giren yeni kuralın sonuçlarını ve etkilerini, yürürlük tarihinden önceki zamanda tamamlanmış hukukî ilişki ve olaylara karşı uygulanması ise dar anlamda geriye yürümedir.
Kanunlar için öngörülen geriye yürümezlik ilkesi, idarî işlemlerin söz konusu olduğu tüm alanlarda temel bir ilkedir. Bu ilke gereğince, idarî işlemler yürürlüğe girdiği andan başlayarak etkilerini doğurur. Bu etkilerin yürürlük öncesi döneme ilişkin olmamaları gerekir. Zira idare, geçmişi değil, ancak geleceği düzenlemek ve etkilemek yetkisine sahiptir. Gerek bireysel gerek düzenleyici nitelikteki idarî işlemler, tesis edildikleri tarihten daha eski bir tarihe yönelik olarak hüküm ve sonuç doğuramazlar.
İdarî işlemlerin geriye yürümezliği ilkesi, yargısal kararlar ve öğretide kabul edilmiş bir idare hukuku kuralıdır. Bu kuralın geçmişe yürümezlik ve belirlilik unsurlarını içeren hukukî güvenlik ilkesine uygun kullanılması, hukuk devleti olmanın doğal ve zorunlu gereğidir. Kural, bir idarî kararın tamamlandığı anda yürürlüğe girmesi ve o andan itibaren geleceğe yönelik hüküm ve sonuç doğurmasıdır.
Tebliğ'in 13. maddesi ile hurda varlıkların kabul edilen net yatırım harcaması hesaplamasında dikkate alınacağı belirtilmek suretiyle esasen Elektrik Piyasasında Gelir ve Tarife Düzenlemesi Kapsamında Düzenlemeye Tabi Unsurlar ve Raporlamaya İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ'deki düzenlemenin korunduğu; Geçici 5. maddesinin, 2011-2015 II. Uygulama Dönemine yönelik geçiş düzenlemesi mahiyetinde olduğu ve kapanış hesabının hangi Tebliğ'e göre yapılacağını belirleme amacıyla düzenlendiği; Usul ve Esaslar'ın 24. maddesinin 1. fıkrasında, hurda satışlarının dağıtım şirketlerinin gelir düzenlemesinde dikkate alınacağının belirtildiği; Usul ve Esaslar'ın Geçici 1. maddesinin birinci fıkrasının, 2011-2015 II. Uygulama Döneminde başlayan ancak tamamlanamayan projeler için hangi mevzuat kapsamında düzeltme işlemi yapılacağını açıkladığı; 5962-1 sayılı Kurul kararıyla ise, şirketin II. Uygulama Döneminde yer alan 2011-2014 dönemine ait yatırım gerçekleşmelerin belirlendiği görülmüştür.
İdarî yargıda geçerli olan re'sen araştırma ilkesi uyarınca mahkemeler her türlü araştırmayı kendiliğinden yaparlar. Bu ilke uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu olay veya olgular taraflarca ispatlanamadığı takdirde mahkeme ilgili yerlerden her türlü bilgi ve belgeyi isteyebilir.
Davacı şirketin iddiası hurda varlık satış gelirlerinin işletme gelirleri kaleminden düşüldükten sonra tekrar yatırım gelirleri kaleminden düşülerek mükerrer hesaplama yapıldığına yöneliktir. Bu iddianın incelenmesi için davacının mükerrer hesaplandığını iddia ettiği hurda varlık satış gelirleri kalemlerini ortaya koyması ve ispata yarayan diğer delilleri mahkemeye ulaştırması gerekmektedir.
Dairemizin 26/10/2021 tarihli ara kararı ile, davacı ve davalı idareden, dava konusu … tarih ve … sayılı Kurul kararının EK-1 (B) bölümünde yer alan "Düzenlemeye Esas Varlık Satış Gelirleri" hesabındaki "Hurda Varlık Satış Gelirlerinin" tutarının ve anılan gelirin hangi hurda malzemelerin satışından kaynaklandığının sorularak, bu hususa ilişkin ayrıntılı açıklama yapılmasının ve konuyla ilgili hesaplamalar dâhil tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesine karar verildiği; davacı tarafından ara kararına cevaben 21/12/2021 tarihinde evrak kaydına giren dilekçe ekinde, Konya Elektrik Mühendisleri Odası'nın 2010 ve 2012 yıllarına ait yaptıkları tespitlere ilişkin raporlar ve 2011-2014 dönemine ait hurda satış detaylarını gösteren tabloların sunulduğu; davalı idare tarafından ara kararına cevaben 21/12/2021 tarihinde evrak kaydına giren dilekçe ekinde, şirketin 2011-2014 dönemine ait hurda varlık satış gelirlerinin toplam tutarlarını gösteren bila tarihli bilgi notunun sunulduğu, söz konusu bilgi notunda yer alan tutarların hangi hurda malzemelerin satışından kaynaklandığına ilişkin bilgi ve belgenin bulunmadığı belirtilmiştir.
Bunun üzerine, uyuşmazlığın çözümlenebilmesini teminen bu defa Dairemizin 06/12/2022 tarihli ara kararı ile, davacıdan, hurda varlık satış gelirlerinin hangi hesapta dikkate alındığını gösteren gerçek tutarları ile birlikte 2011-2014 döneminde yıllar itibarıyla ayrıştırılmış ve muhasebe tekniğine uygun olarak tutulmuş resmî defter kayıtlarının ve mükerrer hesaplama yapıldığı iddiasını tevsik edecek ilgili tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesi; davalı idareden ise, Dairemizin 26/10/2021 tarihli ara kararına cevaben alınan davacı şirketin 21/12/2021 tarihli beyanı ve ekinde sunulan belgeler hakkındaki Kurum görüşlerinin ayrıntılı ve gerekçeli olarak açıklanması istenilmiştir.
Davacının 17/01/2023 tarihli ara kararı cevabında, şirket defterlerinin aşırı derecede hacimli ve işlem yapılmaya devam edildiği için fiziken gönderilemediği belirtilerek 2011-2014 dönemine ait hurda satış detaylarını gösteren tablolar tekrar sunulmuştur.
Davalı idarenin 05/01/2023 tarihli ara kararı cevabında ise, Elektrik Mühendisleri Odası raporlarının ne amaçla alındığı, tarife hesaplamaları ile ilişkisinin bulunup bulunmadığı, 2011-2014 yılları arası hurda satış varlık detayı excel tabloları ile ilişkisine dair herhangi bir açıklamanın yer almadığı; 16/09/2010 tarihli raporda hangi yöntemler ile söz konusu trafoların kullanılamaz, hurda veya arızalı olup olmadığının belirlendiğine dair teknik bir raporda bulunması gereken bilgilerin yer almadığı, sadece raporu hazırlayan kişiler tarafından gözlem yapıldığının belirtildiği, yine rapor ekindeki trafo listesinde "demontaj sağlam" ifadesinin yer aldığı, sağlam trafoların neden hurda olarak değerlendirildiğine dair hiçbir açıklamanın bulunmadığı, bununla birlikte, raporun sadece trafolara ait bir rapor olup, davacı şirketin trafo dışında da hurda malzemeleri olduğundan tüm hurda malzemelerini kapsamadığı, ayrıca, söz konusu raporun düzenlenme tarihi itibarıyla da güvenilirliği bulunmadığından dikkate alınmaması gerektiği; 09/03/2012 tarihli raporda hangi yöntemler ile söz konusu malzemelerin kullanılamaz, hurda veya arızalı olup olmadığının belirlendiğine dair teknik bir raporda bulunması gereken bilgilerin yer almadığı, yine rapor ekindeki tablolarda yer alan açıklama sütununda ekseriyetle açıklama bulunmayıp değerlendirmenin nasıl yapıldığının belli olmadığı, kullanılmış demirbaş malzeme listesinde "hurda" ifadesinin yer aldığı, hurda listesinde "demontaj sağlam", "sağlam" ifadelerinin yer aldığı, sağlam malzemelerin hurda, hurda malzemelerin sağlam olarak değerlendirilerek güvenilir olmayan bir değerlendirme yapıldığı, bununla birlikte raporun sadece Aksaray ambarı ile ilgili olup şirketin diğer sorumluluk alanındaki diğer malzemelere ilişkin herhangi bir bilgi bulunmadığı, bu itibarla söz konusu raporun güvenilir olmadığı; hesap ekstresi listesinde ise bazı firma isimlerine ait kayıtların yer aldığı, söz konusu tutarların malzeme listelerinde belirtilen malzemelere ait olup olmadığının anlaşılamadığı, söz konusu tutarlar ile malzeme listelerindeki kalemlerin eşleştirilemediği, tutarların yeni malzeme, kullanılmış malzeme, hurda malzemelere mi ait olduğunun belli olmadığı anlaşıldığından malzeme listeleri ile hesap ekstresinin tutarlı olmadığı, bu itibarla değerlendirmeye alınamayacağı; raporlarda belirtilen malzemelerin hangi yıllara ait olduğuna ilişkin de hiçbir bilgi bulunmadığı, dolayısıyla davacı şirketin beyanı ve ekinde sunduğu belgelerin maddî ve hukukî yönden geçerliliklerinin tartışmalı olduğu ve davacının iddialarını ispat niteliğine haiz olmadığı belirtilmiştir.
Davalı idarece kabul edilmeyen mükerrer hesaplama iddiasının incelenebilmesi (hesabın mahkemece karşılaştırılması) ve gerekirse diğer delil araçlarına (gerekirse bilirkişiye) başvurulabilmesi için mükerrer hesabın muhasebe tekniğine uygun şekilde gerçek tutarıyla birlikte ortaya konulması zorunluluk arz etmektedir. Aksi durumda, mükerrer olduğu iddia edilen hurda varlık satış gelirlerinin hesabının mahkemece incelenme imkânı bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dava konusu işlemlerin idarenin düzenleme yapma yetkisi içinde olduğu ve üst hukuk kurallarına aykırılık taşımadığı, Konya Elektrik Mühendisleri Odası'nın 2010 ve 2012 yıllarına ait yaptıkları tespitlere ilişkin raporlar ve 2011-2014 dönemine ait hurda satış detaylarını gösteren tabloların davacı şirketin mükerrer hesaplama iddiasının haklılığını kanıtlayacak nitelikte olmadığı ve söz konusu iddiayı tevsik edici başkaca bir bilgi ve/veya belgenin dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 29/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.