T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/3642
Karar No : 2023/8827
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4/1-a maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İdare Mahkemesi kararında, kamu görevinden çıkarılmasına gerekçe olarak gösterilen iddialara değinilmediği, soyut gerekçelere dayanılarak ve savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, adil yargılanma hakkının, ölçülülük ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, ceza yargılamasının bekletici mesele yapılması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde, davacının terör örgütü üyeliğinden hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "sanığın da örgütün iletişim metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olmak sureti ile bu şekilde kendinden sorumlu mahrem imam/lar ile irtibat sağladığı...
Tanık ... beyanlarında; 2015 yılında İzmir de bu yapılanmanın içinde olan ... kod adlı gerçek isminin ise ... olarak bildiği kişi tarafından sanık ... ile tanıştığını, İzmir Bornova ilçesi Atatürk mahallesinde bulunan kendi evinde haftada 1 gün sanık ile görüştüğünü, söz konusu bu kendi evine sanığın haftada bir geldiğini ve sanık ile görüştüklerini, sanık ile bu görüşmelerinde dini konulardan konuştuklarını, bununla beraber Risale, Kuran ı kerim ve Fetullah Gülen'in kitaplarını okuduklarını, bu sohbetlerde Fetullah gülenin bir sohbeti yayınlanmışsa onu dinlediklerini, sanık ...'nun bir problemi olduğu zaman bunu kendisine ilettiğini, kendisinin de bunu üstü olan ...'a söylediğini, problemler ile gerekeni ...'in yaptığını, sanık ...'nun yanında geçirdiği süre zarfında bir kez himmet adı altında para verdiğini, sanığın bu parayı kendisine verdiğini, kendisinin de parayı ..'a verdiğini, bu şekilde sanık ile toplam 2-3 ay süre ile 5 veya 6 defa görüştüğünü, daha sonra kendisinin mahrem yapıdan ayrıldığı için sanığı ... muhtemelen başka birisine devrettiğini, sanık ile görüşme yaptıkları dönemde bu yapılanma içerisinde kendisinin öğretmen, sanık ...'nun da öğrenci konumunda olduğunu söylediği ayrıca tanığın soruşturma aşamasında müdafi huzurunda alınan beyanında; ... isimli şahıs ile görüşme yaptığı dönemde örgüt lideri Fetullah Gülen ile Amerika ülkesinde görüştüğünü kendisine söylediği ve böylelikle sanığın bu yapılanmanın oluşturduğu mahrem yapı tarafından son derece gizliliğe riayet edilerek öğretmen-öğrenci statüsünde organize edilen örgütün, mensuplarının sadakat ve bağlılıklarını arttırmak, örgütsel faaliyetleri planlayıp düzenlemek, örgüte yeni eleman kazandırmak, örgüte mali kaynak sağlamak ve örgütsel eğitim vermek adına sistemli ve düzenli olarak organize ettiği sohbet adı altındaki toplantılara katıldığı ve böylece sanığın örgütün askeri mahrem yapılanması içinde yer aldığının anlaşılması..." yönündeki tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/06/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.