T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/3690
Karar No : 2023/6122
Karşı Taraf (Davalı) : …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Başkanlığı / …
Vekili : I. Hukuk Müşaviri …
İstemin Özeti : Koruma ve Emniyet Görevlisi olarak görev yapan davacının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, Anayasa'nın 129. maddesine aykırı olarak savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Diğer yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davacının; "silahlı terör örgütü üyesi olma" ve "siyasal veya askeri casusluk" suçlarından anılan suçları işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314/2. ve 328/1. maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verildiği, söz konusu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi …. Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddedildiği, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği görülmüştür.
Öte yandan, davalı idare tarafından; "davacının, FETÖ/PDY Hava Kuvvetleri İmamı olarak bilinen A.Ö. ile irtibatının bulunduğu, FETÖ/PDY Mahrem Hizmet İmamlarından (Hususi Abi) … (KOD) ve …(KOD) ile irtibatının bulunduğu ve bu kişilerle bu vasıflarını bilerek çok defa yüz yüze görüşmeler yaptığı, 2008 yılı itibarıyla FETÖ/PDY Ankara/Keçiören Bölge Sorumlusu olduğu değerlendirilen R.A. ve FETÖ/PDY mensubu olan/olduğu değerlendirilen BEŞ kişi ile (B.Y.-İ.T.-Ö.İ.-F.Ç.-E.K.) irtibatının bulunduğu" yönündeki tespitlerin davacının terör örgütü ile irtibat ve/veya iltisakı bulunduğunu gösterir delil niteliğinde olduğu ileri sürülmüştür.
Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında, "...Dosyada mevcut MİT Teftiş Kurulu Başkanlığının raporu ile Teşkilatın cevabi yazıları, bilirkişi raporu, tanıklar Ö.K. ve R.P.'ın mahkememizce yukarıda belirtildiği şekilde itibar edilen beyanları, sanığın savunmaları ile diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu Mahkememizce kabul edilen sanığın, örgüt ile temasının 2012 yılında bünyesine katıldığı MİT'ten önce başladığı, münasebet içerisinde olduğu bu örgütün amaçları doğrultusunda 2012 yılında MİT'e iltihak ettiği, eğitim dönemini müteakiben Teşkilatın Ankara Bölge Daire Başkanlığına, sonrasında 2015 yılında Siirt Bölge Başkanlığına tayin edildiği, mezkur dönemde örgütün MİT mahrem yapılanması içerisinde "öğrenci" konumunda faaliyete bulunarak, örgüt hiyerarşisinde üstü konumunda olan mahrem abileri ile belirli periyotlar içerisinde görüşerek paylaşımda bulunmak amacıyla teşkilata ilişkin gizli bilgileri temin ettiği, bilahare örgüt irtibatının tespiti üzerine de kamu görevinden çıkarıldığı,
Sanığın, 2012 yılında Teşkilatın eğitim ünitesinde (kurs evresi) göreve başladığı, bu dönemde örgütün MİT mahrem yapılanmasında öğretmen olarak nitelendirilen ve MİT mahrem yapılanmasında eğitim birimi temsilcisi olan … kod F.C., öğretmeni olan … kod A.E. ile irtibatlı olduğu, daha sonra MİT teşkilatı içerisinde Ankara ünitesine tayin edildiği, bu sırada MİT mahrem yapılanmasında temsilci konumunda bulunan … kod Ö.K.'nın öğretmeni … kod R.P.'a devredildiği, sanığın bu dönemde mahrem abisi R.P. ile belirlemiş oldukları periyotlar dahilinde görüştüğü, bu görüşmelerden önce tanık Ö.K.'nın beyanı ile sabit olduğu üzere kuruma giriş yapan araçların, giriş çıkış yapan kişilerin bilgilerini ve MİT mensuplarının bilgilerini mahrem abisine vermek üzere temin ettiği, sanığın 2015 yılında Teşkilat bünyesinde Siirt Bölge Başkanlığına tayin edildiği, bu kapsamda örgüt tarafından Diyarbakır temsilcisi olan … kod M.İ.'a devredildiği, böylece yukarıda ayrıntılı şekilde belirtildiği üzere sanığın, örgüt abilerinin kendisinden istedikleri; MİT'in faaliyet konuları ve çalışanları hakkındaki bilgileri, MİT'e giriş çıkış yapan araçların ve önemli kişilerin bilgilerini casusluk özel kastıyla temin ettiği, anılan bilgilerin; Milli İstihbarat Teşkilatının sahip olduğu, devletin güvenliği ve bekasına, milli menfaatler ile milli güvenliğine ilişkin, özünde devlet sırrı niteliğindeki bilgiler olduğu, sanığın bu bilgileri, bağlantılı olduğu mahrem imamlarla yaptıkları bazen haftalık, bazen aylık toplantılarda vermek üzere temin ettiği, bu noktada tanık Ö.K.'nın yukarıda ayrıntılı şekilde yazılı mezkur ifadeleri ile sanığın örgüt abilerine vermek üzere teşkilata ait bilgileri temin ettiği hususunun ayrıca teyit edildiği, örgütün mahrem yapılanması altında özel olarak ayrıntılı bir şekilde yukarıda izah edilen MİT mahrem yapılanmasının hedef aldığı Teşkilatı kontrol ve yönetmek amacıyla sızdırdığı ve öğrenci olarak nitelendirdiği üyeleri aracılığıyla kurum bünyesinden bilgi alma cihetine gittiği, MİT mahrem imamlarınına deruhte edilen faaliyetin ana gayesinin de bu noktaya teksif edildiği, bunun için de imamların takibi altındaki öğrencilerden Teşkilat kapsamında öğrendikleri bilgileri temin etme stratejisi ile hareket ettikleri, nitekim yapılan örgütsel görüşmelerin de bu amaçla icra edildiği, sanık ile mahrem imamı arasındaki görüşmelerin dosya kapsamındaki delillerden anlaşıldığı üzere örgütsel amaca uygun düzenli ve periyodik bir şekilde gerçekleştiği, sanığın yukarıda belirtilen şekilde örgüt abisine vermek üzere Teşkilat bünyesinden bilgi temin ettiği,..." şeklinde tespitlere yer verildiği görülmüştür.
Bu durumda, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan tespitler ile Ceza Mahkemesi kararında yer alan davacı hakkındaki yukarıdaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, adli yardım kararından dolayı tahsili ertelenmiş olan temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesi, 1. fıkrası uyarınca, davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılması gerekmekte ise de, davacı tarafından temyiz aşamasına ait yargılama giderlerinin yatırıldığı anlaşıldığından temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 09/05/2023 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.