T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/371
Karar No:2023/1936
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Üretim Nakliyat Pazarlama ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mülkiyeti ... Vakfına ait Balıkesir ili, Edremit ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parselde bulunan taşınmazın 30 yıl süreyle yapım karşılığı kiralanması amacıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü Balıkesir Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nce 15/11/2018 tarihinde gerçekleştirilen "Yapım Karşılığı Uzun Süreli Kiralama" işi ihalesinin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; Davacı şirketin FETÖ terör örgütü ile ilgi, bağ ve iltisakının bulunduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere ilişkin Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca TMSF'ye devredilen şirketlerden olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmamakla birlikte, yapılan yargılama neticesinde FETÖ ile ilgisinin bulunmadığı hususunun açığa çıkmasıyla birlikte şirket yönetiminin eski yöneticilerine devredildiği, nitekim şirket yöneticilerinin de yargılanmadığı, davalı idarece fesih bildiriminde bulunulmaksızın sözleşmenin feshinin hukuki sonuç doğurmayacağı, şirketin TMSF yönetiminden çıkmakla 6749 sayılı Kanun'un 8. maddesi kapsamından da çıktığının kabulünün gerekeceği, hesap kesme hakedişi ve işlerin hesabı yapılmadan tarafların ilişkisinin sona ermeyeceği, taraflar arasındaki ilişki sona ermeden yeni bir ihaleye çıkılmasının ise hukuka aykırı olduğu hususları davacı tarafça iddia edilmekte ise de, mülkiyeti ... Vakfı'na ait Balıkesir ili, Edremit ilçesi, … Beldesi, … ada, … parselde bulunan taşınmazın kiracısı olan davacı şirket ile davalı idare arasındaki sözleşmenin, 6749 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince davacı şirketin milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatının değerlendirilmesi nedeniyle Vakıflar Genel Müdürlüğü'nce re'sen iptal edildiği, iptal sürecinin 24/04/2017 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü'nce davacı şirketin önce kayyım atanan ve 676 sayılı KHK ile TMSF'ye devredilen FETÖ/PDY kapsamında tedbir uygulanan şirketlerden olduğunun bildirilmesi üzerine başlatılarak 10/05/2017 tarihinde 667 sayılı KHK ile tahliye edilen kiracılara ait bilgi formu düzenlendiği, 667 sayılı KHK'nın "İrtifak ve intifa hakları ile kira sözleşmelerinin iptali" başlıklı 8. maddesi uyarınca sözleşmenin re'sen iptal edildiği ve bu süreçte davacı şirketin yönetiminin TMSF'nin elinde bulunduğu göz önüne alındığında, davacı ile akdedilen kira sözleşmesinin ilgili mevzuat uyarınca resen iptal edildiği anlaşıldığından, dava konusu kiralama ihalesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. .
. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, fesih kararının karşı tarafa ulaşmasıyla sonuç doğurduğu, taraflarına fesih ile ilgili bir bildirim yapılmadığı, feshin geçerli olup olmadığının tartışmalı olduğu, ihale haklarının daha önce kendilerine verildiği, işin %80'inin tamamlandığı, şirkete kayyım atanmasına ilişkin kararın kaldırıldığı ve şirket yönetiminin tekrar şirket ortaklarına geçtiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacı şirket ile yapılan sözleşmenin, FETÖ/PDY ile bağ ve iltisakı nedeniyle TMSF'ye devredilen şirketlerden olması nedeniyle, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine istinaden re'sen iptal edildiği, idarenin bu konuda takdir yetkisinin bulunmadığı, dava konusu ihalenin kapalı teklif usulüne göre yapım karşılığı uzun süreli kiralama yöntemiyle kiraya verilmek üzere Vakıflar Genel Müdürlüğü Vakıflar Meclisi'nin 28/05/2018 tarih ve 228 sayılı kararı ile ihale edildiği, işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 17/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.