T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/3769
Karar No : 2023/9412
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : …
Karşı Taraf (Davalılar) : 1- … Genel
Müdürlüğü / …
Vekili : Av. ..
2- … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : Makine Kimya Endüstrisi Kurumu Genel Müdürlüğü Çankırı Silah Fabrikası Ticaret Müdürlüğü bünyesinde Memur olarak görev yapan davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca 04/08/2016 tarih ve 900-9 sayılı Bakan Oluru ile tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptali ile davacının parasal hak talebinin kabulü yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı nedeniyle kapatılan ...-Sen isimli Sendikaya 14/04/2014 tarihinde üye olduğu, 17-25 Aralık sürecinden sonra Bank Asya'da hesap açtığı ve Çankırı il Emniyet Müdürlüğünce dosyaya sunulan cevap yazısı ekinde yer alan davacı hakkında yapılan araştırma ve incelemenin rapor edildiği araştırma tutanağında; Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde KOM Şube Müdürlüğünce yürütülen soruşturmalarda, FETÖ/PDY terör örgütüne üyelik, mensubiyet, irtibat veya iltisakı nedeniyle haklarında işlem yapılan ve anılan terör örgütünün faaliyetlerine katıldığı anlaşılan M. D., H.T. ve Karatekin Üniversitesinde memur olan M.A.'ın alınan ifadelerinde, terör örgütü ile ilgili olarak Çankırı ilinde faaliyet gösteren sendika ve vakıflarda yapılan sohbetlere davacının da katıldığı ve ortamlarında bulunduğu, buralarda Fethullah Gülen'in videolarının izlendiği, sohbetler yapıldığı, sonrasında cep telefonlarının kapatılıp odanın dışına bırakılarak özel görüşmelerin yapıldığının belirtildiği hususları göz önüne alındığında, anılan terör örgütü ile irtibat veya iltisakı bulunduğu açık olan davacının 667 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmasına dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile verilen istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Üyesi olduğu sendikanın FETÖ/PDY terör örgütü kapsamında faaliyet yürüten bir sendika olduğundan haberdar olmadığı, Bank Asya'da faizsiz bankacılık hizmetinden yararlanmak amacıyla hesap açtığı, anılan Banka'ya destek olmak amacıyla ya da talimatla para yatırmadığı, tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiği, örgütle iltisak ve irtibatını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarelerin Savunmalarının Özeti :
… Bakanlığı tarafından; savunma verilmemiştir.
… A.Ş. tarafından; Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararında; "...mahkememizce tanık olarak dinlenen E.B.'ın beyanlarında sanık ile 2001-2002 yılları arasında örgütün öğrenci evinde kaldıklarını belirttiği, yine tanık H.T. kendi soruşturmasında müdafiisi eşliğinde vermiş olduğu beyanlarında sanığın Çankırı ilinde sohbetlere katıldığını belirttiği, her ne kadar mahkememizde sanığı sohbette görmediğini belirtmiş ise de soruşturma aşamasında vermiş olduğu beyanlarının müdafiisi eşliğinde alınan beyanlar olması, tanık H.'ın kendi dosyasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmadığı, bu sebeple beyanlarını değiştirmesinin sebebinin kendisine suç atfı yapılmasını önlemek olduğu değerlendirilerek soruşturmadaki beyanlarına itibar edildiği, yine tanık M.D.'in hakkında soruşturma başlamadan adli makamlara gelerek etkin pişmanlık kapsamında verdiği beyanlarında sanığın 2011-2013 yılları arasında Meva vakfının bulunduğu apartmandaki evlerinde sohbet toplantılarına katıldığını belirttiği, dosya kapsamında dinlenen tanıklardan etkin pişmanlıkta bulunanların beyanlarının etkin pişmanlıkta bulunmayan tanıkların beyanlarından üstün tutulduğu, zira etkin pişmanlıkta bulunmayan tanıkların kendilerine suç atfı yapılmasını önlemek maksadıyla hareket ettiklerinin değerlendirildiği, tanıkların yargılandıkları dosyaların gerekçeli kararının UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alındığı, sanığın örgütün henüz gerçek yüzünü göstermediği 2001-2002 yıllarında örgütün öğrenci evinde kalması veya sohbet toplantılarına katılması salt olarak örgüte üye olduğu veya yardım ettiğine dair karine teşkil etmediği, ancak sanığın 2001-2002 yıllarında örgüt evinde kalmış ve 2011-2013 yılları arasında sohbet toplantılarına katılmış biri olarak Bank Asya'nın örgütle iltisakını bilmediğinden bahsedilemeyeceği, bu sebeple
sanığın Bank Asya'da hesabı bulunmamasına rağmen örgüt lideri Fethullah Gülen'in Bank Asya'ya para yatırın şeklindeki talimatının medyaya yansıdığı 15.01.2014 tarihinden hemen 2 gün sonra 17.01.2014 tarihinde para yatırmasının mutat bankacılık işlemi olarak kabul edilemeyeceği, ayrıca savunmalarında geçtiği gibi Bank Asya hesabı açtırmasının sebebi dini hassasiyetlerden kaynaklı faizsiz bankacılık olması sebebiyle olsa idi sanığın faizsiz bankalar dışında başka banka hesabının olmaması gerektiği, ancak sanığın kendi beyanlarında da geçtiği üzere birden fazla bankada hesabının olduğunu ve aktif olarak Yapı Kredi bankasını kullandığını belirttiği, bu sebeple sanığın savunmalarının kendi içerisinde çelişkili, samimi olmadığı ve kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu değerlendirilerek mahkememizce itibar edilmemiştir. Yine her ne kadar Bank Asya hesap bakiyesi süreklilik arz edecek şekilde artış göstermemiş ise de; Fethullah Gülen'in talimatının yalnızca yüklü miktarlarda para yatırmaya yönelik olmadığı, aynı zamanda müşteri sayısının fazla görünmesi için hesap açılmasına yönelik olduğu, bu sebeple yukarıda da izah edildiği üzere FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün en önemli finans kaynaklarından olan Bank Asya'da önceden herhangi bir hesabı bulunmayan sanığın silahlı terör örgütü liderinin bankanın kurtarılması yönündeki talimatının medyaya yansıdığı tarihten hemen 2 gün sonra hesap açtırmasının örgüte destek amacıyla olduğu..." tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
Bu durumda, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan tespitler ile Ceza Mahkemesi kararında yer alan davacı hakkındaki yukarıdaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/06/2023 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.