T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/390
Karar No : 2023/2692
DAVACI : … Barosu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … / …
VEKİLİ : Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü …
DAVANIN_KONUSU : 23/11/2018 tarih ve 30604 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren "Resmi Gazete Hakkında Yönetmelik"in 10. maddesinin iptali ile 15/7/2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 10 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 6. maddesinin Anayasaya aykırı olduğu iddia edilerek itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, kamu kurumlarının “ülke çapında uygulanacak bir düzenleyici işlem tesis etmeye yönelik özerkliğini" tamamen ortadan kaldıracak şekilde genel yetkileri Cumhurbaşkanlığına tanıyan dava konusu düzenlemenin Anayasanın 2., 124., 127. ve 135. maddelerine aykırı olduğu, yetkili makamca kabul edilen Yönetmeliğin "Taslak" olduğunun söylenemeyeceği, düzenlemenin ayrı tüzel kişiliği haiz kamu kurumlarının özerkliğini büyük ölçüde ortadan kaldırdığı, idari vesayet yetkisinin ancak kanunla verilebilen istisnai bir yetki olduğu, iptali istenen maddede, özellikle kamu kurumlarınca tesis edilecek düzenleyici işlemlerin, hukuka uygunluğunun yanı sıra Cumhurbaşkanı programı ile kalkınma plan ve programlarına uygunluğu yönünden de denetleneceğinin belirtildiği, kendine özgü tüzel kişiliği, iradesi ve kuruluş amacı olan kamu kurumlarının düzenleyici işlemleri üzerinde anılan kriter bakımından yerindelik denetimi yapılmasının, bütün kamu kurumlarının özerkliğini yok edecek nitelikte olduğu, Yönetmeliğin hukuken anlam ve kapsamı belirli olmayan “Cumhurbaşkanı programına" uygun olmadığından bahisle yayımlanmadan iade edilebileceği, ayrıca davaya konu Yönetmeliğin kanuna değil Cumhurbaşkanı kararnamesine dayanılarak çıkarıldığı, dolayısıyla vesayet yetkisine ilişkin düzenlemenin kanunda açıkça ve ayrıca düzenlenmediği, bu halde dava konusu düzenlemenin Anayasanın 127. ve 135. maddelerine aykırı olduğu, Anayasada, kamu tüzel kişilerinin işlemleri üzerinde hukukilik denetimi yapma yetkisinin Cumhurbaşkanlığına verilmediği, buna göre Cumhurbaşkanlığının bu denetimi yapmasının mümkün olmadığı belirtilerek dava konusu düzenlemede hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülerek iptali istenilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, usule ilişkin olarak; dava konusu düzenlemenin 1. fıkrasının ilk cümlesinin Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından hazırlanan düzenleyici işlemlere ilişkin olduğundan, hükmün meslek kuruluşu tüzel kişiliğine bir tesiri bulunmadığı, bu sebeple davanın anılan kısmının ehliyet yönünden reddi gerektiği; esasa ilişkin olarak; 10 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 6. maddesinin uygulanmasına yönelik ve bu hükmün tekrarından ibaret olan dava konusu düzenlemede, dayanağı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ve davacının statüsü bakımından da Anayasa'nın 135. maddesine, genel olarak hukuka aykırı ve iptali gerektirici bir yön bulunmadığı, Yönetmeliğin Anayasa'ya aykırılığı iddiasının dinlenilemeyeceği, Yönetmeliğin hukuki sebebini Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin oluşturduğu, dolayısıyla idari vesayet yetkisi üzerinden iddialar ile de yargısal denetim yapılmasının talep edilemeyeceği, Anayasa'nın 135. maddesinde kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının Devletin idari ve mali denetimine tabi olduğu ve bu kuralların kanunla düzenleneceğinin hüküm altına alındığı, 1136 sayılı Kanun ile de Barolar ve Türkiye Barolar Birliği üzerinde Adalet Bakanlığınca idari ve mali denetim yapılacağının öngörülmüş olması karşısında, davacı Baronun hâlihazırda Adalet Bakanlığının idari ve mali denetimine tabi olduğunda kuşku bulunmadığı, dava konusu Yönetmelik hükmü ile kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütlerinin Resmi Gazete'de yayımlanacak olan düzenleyici işlemlerinin Anayasa'ya ve diğer mevzuata uygunluğu yönünden inceleneceği öngörülmekle hem düzenleyici işlemlerin Anayasa'ya uygunluğunun hem de vesayet denetiminin sağlanmasının amaçlandığı, bu kapsamda Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğünce kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının Resmi Gazete'de yayımlanacak olan düzenleyici işlemleri hakkında ilgili Bakanlığın vesayet denetiminin yerine getirilmesinin sağlandığı, Anayasa'nın 135. maddesiyle Devlete tanınan idari ve mali denetim yetkisinin kapsamı ve sınırlarının 127. maddede olduğu gibi açıkça belirlenmediği, bunu belirleme yetkisinin kanun koyucuya bırakıldığı, diğer yandan, Anayasa'nın 135. maddesi ile özerklik tanınmış olmasının aynı maddeyle Devlete bu kuruluşlar üzerinde denetim yetkisi verildiği gerçeğini değiştirmeyeceği, düzenlemeyle Devletin idari ve mali denetiminin akim kalmasının önlenmesi ve idarenin bütünlüğü ilkesinin gerçekleştirilmesinin amaçlandığı, davacının hukuki denetime yönelik iddialarının da dinlenilemeyeceği, zira Anayasa'nın 8. maddesinde yer verilen, "Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir." hükmü ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 7. maddesi uyarınca Resmi Gazete'nin yayımlanmasını sağlamanın Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmış olması karşısında bu iddianın dayanağının bulunmadığı, Anayasa Mahkemesi tarafından da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının sınırsız bir özerkliğe sahip olmayıp devletin idari ve mali denetimine tabi olduğununun belirtildiği, sadece söz konusu vesayet yetkisinin, bu kuruluşların özerkliğini anlamsız kılacak düzenlemelere imkân verip vermemesi bakımından değerlendirme yapıldığı, davacının 10 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 6. maddesine yönelik Anayasa'ya aykırılık iddialarının dinlenilebilir bir yönü bulunmadığı, Anayasa'nın 127. maddesinin konuyla alâkası bulunmadığı gibi, 124. ve 135. maddeleri bakımından da bir aykırılık bulunmadığı, zira usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş yönetmeliklerin yargısal denetiminin Danıştay tarafından yapıldığı, Resmi Gazete'de yayımlanması gereken bir düzenleyici işlem yayımlanmadan önce ortada henüz usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş bir düzenleyici işlemden söz edilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla, anılan hükmün yargı yetkisine ilişkin düzenlemelerle bir alâkası bulunmadığı, davaya konu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : 23/11/2018 tarih ve 30604 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren "Resmi Gazete Hakkında Yönetmelik"in 10. maddesinin iptali ve 10 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 6. maddesinin Anayasaya aykırı olduğu iddia edilerek itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmektedir.
Davacının Anayasaya aykırılık iddiası yerinde görülmemiştir.
Dava konusu edilen "İnceleme üzerine Resmî Gazete’de yayımlanacak düzenlemeler" başlıklı düzenleme "- (1) Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından hazırlanan ve Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere gönderilen yönetmelik, tebliğ ve diğer düzenleyici idari işlemlere ilişkin taslaklar Anayasaya, kanunlara, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine, genel hukuk kurallarına, Cumhurbaşkanı programı ile kalkınma plan ve programlarına uygunluğu yönünden incelenir. Üniversiteler ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları tarafından hazırlanan ve Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere gönderilen yönetmelik, tebliğ ve diğer düzenleyici idari işlemler ise Anayasa ve diğer mevzuata uygunluğu yönünden incelenir.
(2) Birinci fıkra kapsamında yapılan inceleme sonucunda uygun bulunmayan veya hukuka aykırı
olduğu tespit edilen taslaklar kurumuna iade edilir." şeklindedir.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, yukarıda aktarılan Yönetmelik kapsamında olmadığı anlaşılmakla birlikte, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının hukuki yapısının irdelenmesi gerekli görülmüştür.
Anayasa’nın 135. maddesinin birinci fıkrasında, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşlarının belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzel kişileri olduğu; beşinci fıkrasında ise bu meslek kuruluşları üzerinde devletin idari ve mali denetimine ilişkin kuralların kanunla düzenleneceği belirtilmiştir.
Anayasa’nın bu maddesiyle bu kuruluşlara özerklik tanınmış olup bunun nedeni belli bir mesleğe mensup olanların faaliyetlerini hizmetin gereklerine ve kamu yararına uygun bir şekilde sürdürmelerini güvence altına almaktır. Öte yandan, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına sınırsız bir özerklik tanınmamış devletin idari ve mali denetimine tabi kılınmıştır.
Anayasa'nın 123. maddesinde de, idarenin kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu ve kanunla düzenleneceği belirtildikten sonra idarenin kuruluş ve görevlerinin merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayandığı hükme bağlanmıştır.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları, idare teşkilatı içinde hizmet yerinden yönetim kuruluşları kapsamında yer almakta olup bu sebeple de devletin gözetim ve denetimi altındadır.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları üzerindeki devlet denetiminin bir vesayet yetkisi olduğu genel olarak kabul edilmekle birlikte bu kuruluşlar üzerinde uygulanması gereken vesayet, Anayasa’nın 127. maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen vesayet yetkisinden farklıdır. Anayasa’nın 135. maddesinin beşinci fıkrasına göre merkezî idarenin kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları üzerindeki vesayet yetkisi idari ve mali denetim kapsamındaki konular ile sınırlı tutulmuştur.
Düzenlemenin dayanağı RESMÎ GAZETE HAKKINDA 10 SAYILI CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİnin 6. maddesinde başlığı ile birlikte "İnceleme üzerine Resmî Gazete’de yayımlanacak düzenlemeler"- (1) Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından hazırlanan ve Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere gönderilen yönetmelik, tebliğ ve diğer düzenleyici idari işlemlere ilişkin taslaklar Anayasaya, kanunlara, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine, genel hukuk kurallarına,Cumhurbaşkanı programı ile kalkınma plan ve programlarına uygunluğu yönünden incelenir. Üniversiteler ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları tarafından hazırlanan ve Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere gönderilen yönetmelik, tebliğ ve diğer düzenleyici idari işlemler ise Anayasa ve diğer mevzuata uygunluğu yönünden incelenir.
(2) Birinci fıkra kapsamında yapılan inceleme sonucunda uygun bulunmayan veya hukuka aykırı olduğu tespit edilen taslaklar kurumuna iade edilir." düzenlemesine yer verilmiş olup,hükmün tekrarı mahiyetindeki dava konusu düzenlemede hukuka aykırık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 23/05/2023 tarihinde, davacı vekilinin gelmediği ve davalı idare vekili Av. ...'in geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Hazır bulunan tarafa usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra hazır bulunan tarafa son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dava, 23/11/2018 tarih ve 30604 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren "Resmi Gazete Hakkında Yönetmelik"in 10. maddesinin iptali ile 10 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 6. maddesinin Anayasaya aykırı olduğu iddia edilerek itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı tarafından, usule ilişkin olarak; dava konusu düzenlemenin 1. fıkrasının ilk cümlesinin Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından hazırlanan düzenleyici işlemlere ilişkin olduğundan, hükmün meslek kuruluşu tüzel kişiliğine bir tesiri bulunmadığı, bu sebeple davanın anılan kısmının ehliyet yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılabilecekleri hükme bağlanmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Baroların kuruluş ve nitelikleri" başlıklı 76. maddesinde, "Barolar; avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlâkını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu düzenlemenin, yayımlanması gereken yönetmelikleri yürürlüğe koymak isteyen kamu kurumlarını ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını ilgilendiren bir düzenleme olduğu, dolayısıyla kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olan davacı Baronun Yönetmeliğin 10. maddesinin kişisel menfaatini doğrudan etkileyen 1. fıkrasının 2. cümlesi ile 2. fıkrasının iptalini istemekte ehliyetli olduğu gibi, kamuyu ilgilendiren hukuk kurallarının yürürlüğe konulmasına ilişkin usul ve esasları belirleyen 1. fıkrasına karşı bakılan davayı açmakta da ehliyetli olduğu sonucuna varıldığından, davalı idarenin aksi yöndeki iddiasına itibar edilmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
Anayasa'ya Aykırılık İddiasının İncelenmesi:
Davacı tarafından, 10 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 6. maddesinin Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiş ise de; anılan Kararnamenin 6. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “…uygun bulunmayan veya…” ibaresinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması üzerine, Anayasa Mahkemesinin 18/03/2021 tarih ve E:2018/127, K:2021/18 sayılı kararıyla iptal talebinin reddine karar verilmiş olduğu anlaşıldığından, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası yerinde görülmemiştir.
İlgili Mevzuat:
10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü" başlıklı 7. maddesinde, "(1) Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır:...
e) Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarınca hazırlanan mevzuat taslaklarını; Anayasaya, kanunlara, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine, genel hukuk kurallarına, Cumhurbaşkanı Programına uygunluğu açısından incelemek,..
ğ) Resmi Gazete'nin yayımlanmasını sağlamak,...
j) Cumhurbaşkanınca çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri, kararları ile yönetmelik taslaklarını hazırlamak..." hükümleri yer almaktadır.
15/7/2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 10 sayılı Resmî Gazete Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin amacı, Türkiye Cumhuriyeti Resmî Gazete’sinin içeriği ile yayımlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemektir." hükmü;
"İnceleme üzerine Resmî Gazete’de yayımlanacak düzenlemeler" başlıklı 6. maddesinde, "(1) Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından hazırlanan ve Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere gönderilen yönetmelik, tebliğ ve diğer düzenleyici idari işlemlere ilişkin taslaklar Anayasaya, kanunlara, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine, genel hukuk kurallarına, Cumhurbaşkanı programı ile kalkınma plan ve programlarına uygunluğu yönünden incelenir. Üniversiteler ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları tarafından hazırlanan ve Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere gönderilen yönetmelik, tebliğ ve diğer düzenleyici idari işlemler ise Anayasa ve diğer mevzuata uygunluğu yönünden incelenir.
(2) Birinci fıkra kapsamında yapılan inceleme sonucunda uygun bulunmayan veya hukuka aykırı olduğu tespit edilen taslaklar kurumuna iade edilir." hükmü;
"Yönetmelik" başlıklı 9. maddesinde, "Resmî Gazete’nin yayımlanmasına, düzenine, ilanlara ve bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Cumhurbaşkanlığı tarafından çıkarılan bir yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda aktarılan mevzuata dayanılarak çıkarılan ve 23/11/2018 tarih ve 30604 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Resmi Gazete Hakkında Yönetmeliğin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı, Türkiye Cumhuriyeti Resmî Gazete’sinin yayımlanması, içeriği ve düzeni ile ilanlara ilişkin usul ve esasları belirlemektir." kuralı;
"Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "Bu Yönetmelik, Türkiye Cumhuriyeti Resmî Gazete’sinin yayımlanması, içeriği ve düzeni ile ilanlara ilişkin usul ve esasları kapsar." kuralı;
"İnceleme üzerine Resmî Gazete’de yayımlanacak düzenlemeler" başlıklı 10. maddesinde, "(1) Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından hazırlanan ve Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere gönderilen yönetmelik, tebliğ ve diğer düzenleyici idari işlemlere ilişkin taslaklar Anayasaya, kanunlara, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine, genel hukuk kurallarına, Cumhurbaşkanı programı ile kalkınma plan ve programlarına uygunluğu yönünden incelenir. Üniversiteler ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları tarafından hazırlanan ve Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere gönderilen yönetmelik, tebliğ ve diğer düzenleyici idari işlemler ise Anayasa ve diğer mevzuata uygunluğu yönünden incelenir.
(2) Birinci fıkra kapsamında yapılan inceleme sonucunda uygun bulunmayan veya hukuka aykırı olduğu tespit edilen taslaklar kurumuna iade edilir." kuralı yer almaktadır.
Dava Konusu Yönetmeliğin Yetki ve Şekil Yönünden İncelenmesi:
Yukarıda yer verilen 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 7. maddesi uyarınca Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarınca hazırlanan mevzuat taslaklarını; Anayasaya, kanunlara, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine, genel hukuk kurallarına, Cumhurbaşkanı Programına uygunluğu açısından incelemenin, Resmi Gazete'nin yayımlanmasını sağlamanın Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayıldığı, bu görevle ilişkili olarak 10 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde ise Resmî Gazete’nin yayımlanmasına, düzenine, ilanlara ve bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar konusunda Cumhurbaşkanlığınca Yönetmelikle düzenleme yapılabileceğine ilişkin yetki verildiği dikkate alındığında; davalı idare tarafından, dava konusu Yönetmelik ile Türkiye Cumhuriyeti Resmî Gazete’sinin yayımlanması, içeriği ve düzeni ile ilanlara ilişkin usul ve esaslara yönelik düzenlemeler getirilmesinde yetki ve şekil yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Yönetmeliğin Dava Konusu 10. Maddesinin İncelenmesi:
Anayasa'nın 124. maddesinin, dava tarihinde yürürlükte olan halinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.
Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
Dava konusu düzenlemede, Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından hazırlanan ve Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere gönderilen yönetmelik, tebliğ ve diğer düzenleyici idari işlemlere ilişkin taslakların Anayasaya, kanunlara, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine, genel hukuk kurallarına, Cumhurbaşkanı programı ile kalkınma plan ve programlarına uygunluğu yönünden inceleneceği; üniversiteler ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları tarafından hazırlanan ve Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere gönderilen yönetmelik, tebliğ ve diğer düzenleyici idari işlemlerin ise Anayasa ve diğer mevzuata uygunluğu yönünden inceleneceği, bu kapsamda yapılan inceleme sonucunda uygun bulunmayan veya hukuka aykırı olduğu tespit edilen taslakların kurumuna iade edileceği düzenlenmiştir.
Dava konusu Yönetmelik kuralının, yukarıda metnine yer verilen 10 sayılı Resmî Gazete Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 6. maddesi ile bire bir aynı düzenlemeleri içerdiği, bir başka ifadeyle anılan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün tekrarı niteliğinde olduğu, 10 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 6. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “…uygun bulunmayan veya…” ibaresinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru sonucu Anayasa Mahkemesince verilen 18/03/2021 tarih ve E:2018/127, K:2021/18 sayılı kararla; anılan ibarenin konu bakımından yetki ve içerik itibarıyla Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, Anayasaya uygunluğu Yüksek Mahkemece tespit edilen 10 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün tekrarı niteliğinde olan dava konusu Yönetmelik kuralında üst hukuk normuna aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 23/05/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.