T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/3917
Karar No : 2023/6364
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı ve düzeltilerek reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İstinaf isteminin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında yer alan mahkumiyet hükmünün henüz kesinleşmediği, söz konusu mahkumiyet kararının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten sonra ortaya çıktığı ve sonradan ortaya çıkan bir hususun daha önce verilmiş bir cezayı hukuka uygun hale getirmeyeceği, somut olayda kendisi hakkında ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin, insan haklarının ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin uygulanması gerektiği, AİHS'in Ek 7. Protokolünün 4. maddesine göre aynı eylem ya da suçlamalar nedeniyle bir kişi hakkında iki ayrı yargılama yapılamayacağı gibi iki ayrı cezaya da hükmedilemeyeceği, kamu görevinden çıkarılmasına gerekçe olarak gösterilen sendika üyeliğinin Anayasal hak olduğu, anılan sendikanın yasalara uygun olarak açıldığı ve Devletin gözetimi altında faaliyet gösterdiği, sendika üyeliği ile yasal haklarını kullandığı, katılım bankası olması nedeniyle dini hassasiyetlerinden dolayı Bank Asya'da hesabının bulunduğu, sağladığı avantajlardan dolayı kredi kartını da kullandığı, küçük tasarruflarını zaman zaman yatırdığı ve çektiği, rutin bankacılık faaliyetlerinde bulunduğu, talimat dönemine denk gelen hesap hareketlerinin nedeninin ise o dönemde trafik kazası geçirdiği ve aracında ciddi hasar oluşması nedeniyle kazalı aracını sattığı ve bu bedeli Bank Asya'ya yatırdığı ve sonrasında yeni araç almak için söz konusu meblağı çektiği, ByLock verilerinin istihbari nitelikte olduğu, herhangi bir adli veya idari soruşturmada kullanılamayacağı, kamu görevinden çıkarıldığı tarihte ByLock iddiasının mevcut olmadığı, yasal olmayan hiçbir program kullanmadığı, hakkında yer verilen tanık ifadelerinin iftira olduğu, tanıklarca ceza evinden çıkabilmek için hakkında yalan ve iftiralarda bulunulduğu, OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, meslek hayatı boyunca başarılı olduğu, adli ya da idari soruşturma geçirmediği, adeta sivil ölüme terk edildiği, soruşturma yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılması neticesinde adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, Resmi Gazete'de yayımlanan OHAL KHK'larının TBMM tarafından 30 gün içerisinde onaylanmadığı, bu nedenle kamu görevinden çıkarma işleminin yasal dayanağının ortadan kalktığı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve Bölge Adliye Mahkemesi ile Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle 19/10/2020 tarihinde kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan;
''...sanık ...'in kullandığını beyan ettiği ... numaralı GSM hattına ilişkin Bylock tespit ve değerlendirme tutanakları ve görüşme içerikleri incelendiğinde; ''Abone tespit kayıtları'' kısmında ... GSM numarasının yanısıra H.T. adına ... ADSL aboneliğinin de bulunduğu, ID numarası: ..., Kullanıcı adı: ... , Şifre: ..., Tespit edilebilen ilk log tarihleri: 10.11.2014 ve 22.01.2015 olduğu, diğer kullanıcıların ...ID numaralı kullanıcıya ..., ...- ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'' vb. isimler verdikleri, içerikte kişiler arasında ikili yazışmalar ve örgüt motivasyonunun sağlanmasına yönelik toplu şekilde gönderilen maillerin bulunduğu, bahsi geçen içerik göz önünde bulundurulduğunda Bylock programının örgütsel amaçla ve sanık ... tarafından kullanıldığı...'' tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/05/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.