T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/404
Karar No : 2023/2241
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … Otelcilik Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Otel işletmeciliği faaliyetiyle iştigal eden davacının, … Danmark firması ile imzalamış olduğu sözleşmeye istinaden alınan hizmetler karşılığı yapılan ödemelerin, gayri maddi hak kullanımı karşılığı yapılan ödemeler olduğundan bahisle düzenlenen vergi inceleme raporları uyarınca, re'sen tarh edilen, 2012/10, 11, 12 dönemlerine tekerrür uygulanan, 2012/1 ila 12 dönemleri kurumlar vergisi stopajı ve katma değer vergisi stopajı tarhiyatının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı Şirket ile … şirketi ile yapılan Uluslararası Yönetim Sözleşmesinde … markası altında ilgili firmanın yönetim, mali işler, iş geliştirme, idari hizmetlerin kalitesi vb. konularında bilgi ve tecrübesinden, ticari tecrübeye dayalı bilgi birikimlerinden yararlanma, tasarım, pazarlama, yönetim iş tecrübesi ve iş yaratımı karşılığında yapılan ödemelerin gayri maddi hak (know-how) bedeli olarak değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında; davacı şirket ile … Şirketi arasında imzalanan sözleşme kapsamında yapılan ödemelerin gayri maddi hak bedeli niteliğinde olduğunun anlaşılması karşısında, sözleşme uyarınca yapılan ödemelerin muhtasar beyannamelere dahil edilmediğinden bahisle ilgili dönemlere ilişkin düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden salınan 2012/1-12 dönemine ait vergi ziyaı cezalı kurumlar (stopaj) vergisi tarhiyatında ve buna yönelik katma değer vergisi stopajında hukuka aykırılık görülmediği, dava konusu vergi ziyaı cezasına uygulanan tekerrüre ilişkin kısmına gelince; davacı hakkında tekerrüre esas alınan olayın, davacının 2012/6. dönemi için 05/10/2012 tarihinde verdiği düzeltme beyannamesi olduğu anlaşıldığından, düzeltme beyannamesi verilmesi üzerine tekerrür hükümlerinin uygulanması Kanunun lafzına ve ruhuna uygun bulunmadığından, tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle cezanın artırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davalı idare tarafından, dava konusu vergi ziyaı cezalarında uygulanan tekerrür uygulamasının dayanağı olarak 2012/06 dönemine ilişkin kesilen, 5.10.2012 tarihinde davacıya tebliğ edilen vergi ziyaı cezasının gösterildiği, bu durumda, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dayanak gösterilen vergi ziyaı cezasının 2012 yılında kesinleştiği göz önüne alındığında, davacı şirket tarafından 2013 yılı ve sonraki yıllarda vergi ziyaına sebebiyet verecek bir fiil işlenmesi halinde tekerrür hükümlerinin uygulanabileceği açık olup, dava konusu fiiilde 2012 yılına ilişkin olduğundan, vergi ziyaı cezalarına uygulanan tekerrür hükümlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilerek, davalı istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine, davacı istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, Mahkeme kararında iddialarının karşılanmadığı, yurt dışında mukim şirkete yapılan ödemelerin gayri maddi hak kapsamında değerlendirilmesinin hatalı olduğu, ödenen ücretin farklı kalemlerden oluştuğu ve mahiyetinin birbirinden farklı olduğu, mükerrer vergilendirme bulunduğu, ödenen kar paylarının brüt rakamlar üzerinden yapıldığı, haksız ve hukuka aykırı kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 24/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.