T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4074
Karar No : 2023/1596
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(İlyasbey … Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Petrokimya Nakliyat Lojistik İnşaat Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi'nden tahsil edilemeyen 2013 ilâ 2016 yıllarına ilişkin özel tüketim, gelir stopaj, damga vergileri, yargı, karar ve ilam harçları, vergi ziyaı cezası ile gecikme faizinin tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; olayda, dava konusu amme alacağının tahsili için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ edilmesini müteakip ödeme yapılmaması ve dava açılmaması üzerine haciz kararı alınarak haciz varakalarının düzenlendiği, akabinde yapılan araştırmada şirketin borçlarını karşılayacak mal varlığına rastlanılmadığından bahisle söz konusu amme alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emirlerinin tanzim edildiği görülmüş ise de; hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında şirket adına kayıtlı römork ve çekici tipi 28 adet araç ile üzerinde birden fazla haciz bulunsa da şirkete ait bir adet taşınmazın bulunduğunun tespit edildiği, bu nedenle, öncelikle söz konusu araçların ve taşınmazın satılmasının ardından alacağın net olarak ortaya konulması ve karşılanmayan kısım için kanuni temsilci adına takibe geçilmesi gerekirken, şirket adına takip yolları tüketilmeksizin, kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı adına tanzim olunan ödeme emirlerinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında amme alacağını karşılamaya yeterli miktarda mal bulunmadığı, şirket adına kayıtlı taşınmaz üzerinde idarelerinden önce haciz kayıtlarının bulunduğunun anlaşılması karşısında davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü ve Yedinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/03/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 3. maddesinde "tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı", amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacakları şeklinde tanımlanmış, aynı Kanunun mükerrer 35. maddesinde, "Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir" hükmü öngörülmüş, 55. maddesinin 1. fıkrasında ise, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri hususunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı belirtilmiştir.
Davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin vergi borçları nedeniyle adına düzenlenen ödeme emriyle takip edildiği olayda, asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucunda, şirket adına kayıtlı bir adet taşınmaz üzerinde öncelikli hacizlerin bulunduğu, römork ve çekici tipi araçların ise … TL tutarındaki amme alacağını karşılamaya yeterli bulunmadığı anlaşıldığından ve şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacaklarının davacıdan tahsil yoluna gidilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü ile ödeme emirlerini iptal eden mahkeme kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki vergi dava dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.