T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4126
Karar No : 2023/6380
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Karşı Taraf (Davalılar) : 1- …/ ANKARA
2- …Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 12/10/2016 tarihli Milli Savunma Bakanlığı işleminin iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında yürütülen ceza yargılamasının devam ettiği ve kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, savunma hakkı tanınmadan ve somut hiçbir bilgi, belge sunulmadan tesis edilen işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarelerin Savunmalarının Özeti : Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Diğer yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında; davacının kardeşi O.G'nin Bank Asya hesabındaki mevduatını 2014 tarihi itibariyle artırdığı, internet tabanlı kriptolu haberleşme uygulamasını kullandığı, darbe teşebbüsü sonrasında görevden uzaklaştırılarak tutuklandığı hususu aleyhe olacak şekilde hükme esas alınmış ise de; bu tespitlerin davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının varlığını ortaya koyacak nitelikte bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan;
"... Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ve bu örgütün üyeleriyle organik bağ içerisinde olduğu, örgütün amaçları doğrultusunda tanık E.B.'nin anlatımları ve mevcut delillere göre Asım kod ismini kullanıp farklı tarihlerde himmet adı altında paralar vererek örgüt mahrem imamı ile ankesör/ kontörlü telefondan iletişim kurmak suretiyle öğretmen konumundaki mahrem imamları ile örgütsel görüşmeler ve sohbet/toplantı ile benzeri faaliyetlere katılarak, terör örgütü üyeliği için aranan yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arz eden faaliyetlerde bulunduğu, ..." tespitleri birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/05/2023 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.