T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4200
Karar No : 2023/813
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av…
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … ili, … ilçesi, … Mahallesi civarında bulunan İR-… sayılı II-a. grubu maden işletme ruhsatı ve 19.9 hektarlık alanda kalker işletme izni içinde 2014-2024 yılları arasında geçerli mevcut orman maden işletme, maden tesis ve altyapı tesis alanı izinlerine sahip olan davacı tarafından, bunlara ek olarak 44.486,74 metrekarelik orman işletme izni almak için yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı Orman Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; olayda, davacının yeni izin başvurusu üzerine, söz konusu sahalarda izin verilmesinin uygun bulunmadığından talebin reddedildiği, davalı idare tarafından yapılan savunmada, 16/06/2012 tarih ve 2012/15 sayılı Başbakanlık Genelgesi kapsamında Başbakanlık'ça verilen olumsuz görüş nedeniyle izin verilmediğinin belirtildiği, dolayısıyla davalı idarenin ret gerekçesinin 2012/15 sayılı Genelgeye dayandığı anlaşılmış olup, mevzuattan da anlaşıldığı üzere, madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak yapılacak her türlü kısıtlamanın ancak kanun ile düzenleneceği, söz konusu Genelge ile maden mevzuatında öngörülmeyen ayrı bir izin müessesi getirildiği, muvafakatla ilgili değerlendirmelerin, söz konusu genelge ile farklı bir usule tabi tutulmasının mümkün olmadığı, nitekim, dava konusu işlemin tesisinden önce 2012/15 sayılı Başbakanlık Genelgesi hakkında Danıştay 8. Dairesinin 11.11.2015 tarih ve E:2014/7883 sayılı kararıyla maden ruhsatları yönünden Genelgenin yürütülmesinin durdurulmasına karar verildiği, bu durumda, davacının başvurusu üzerine Manisa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve Kültür Varlıkları 2 Numaralı Bölge Kurulu tarafından söz konusu alanda madencilik yapılmasında sakınca bulunmadığının belirtildiği, sonrasında Manisa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nce Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir kararı verilerek ilgili belgenin düzenlendiği, Manisa Orman İşletmesi görevlilerince sonucunda da bu alana orman izni verilmesine mani bir halin olmadığının belirtildiği, söz konusu alana ilişkin yeni izin verilmesinde 6831 sayılı Kanunun 16. maddesine göre sakınca bulunmadığı ve zaruret bulunduğunun belirtildiği ve değerlendirme formunun, Manisa Orman İşletme Müdürlüğü'nün ardından İzmir Orman Bölge Müdürlüğü tarafından da onaylandığı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, herhangi bir engel bulunmayan talebin, somut hiçbir sebep gösterilmeksizin, yürütmesi durdurulmuş olan Başbakanlık Genelgesi'ne dayanılarak reddi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 2012/15 sayılı Başbakanlık Genelgesinin normlar hiyerarşisine aykırılık oluşturmadığı, anılan genelge kapsamında hukuka uygun olarak dava konusu işlemin tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz talebinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 23/02/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.