T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4275
Karar No : 2023/811
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av….
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Mermer İnş. İth. İhr. San. ve tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … İli, … İlçesi sınırlarında bulunan … sicil, ER…. nolu maden arama ruhsatı sahibiyken, söz konusu ruhsat sahasında Maden İşletme İzin/Ruhsat verilmesi talebiyle … tarih ve … sayılı dilekçe ile başvurması neticesinde Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından işletme ruhsat/izin talep edilen yerin hazine arazisi olması nedeniyle 2012/15 sayılı Başbakanlık Genelgesi'ne uygun olup olmadığına dair Başbakanlık'a görüş sorulduğu ve Başbakanlık tarafından olumsuz görüş verildiğinden bahisle reddine ilişkin … tarih ve … nolu davalı idare işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; Türk İdare Hukuku sisteminde, tüzük ve yönetmelik dışında genel düzenleyici işlemlere yer olmamasına rağmen uygulamada çeşitli başlıklarda Genelge, Yönerge, Tamim, Talimatname, Kararname gibi genel düzenleyici işlemler yapıldığı bir olgudur. Tüzük ve yönetmelik öğelerine ve koşullarına sahip bulunan bütün bu genel düzenleyici işlemleri hukuken geçerli idari işlemler olarak kabul etmek gerekir. Fakat anılan düzenlemelerin bir üst hukuk kuralına aykırı ya da üst hukuk normlarında düzenlenen düzenlemelerin uygulanmasını etkisiz bırakacak şekilde düzenleme içermesi durumunun normlar hiyerarşisine aykırılık teşkil edeceği, bu durumun hukuk devleti sistematiği içerisinde kabulünün mümkün olmadığı, Normlar hiyerarşisi bakımından Kanunla düzenlenen yükümlülüklerin yerine getirilmesinin sonucu olan maden ruhsatı izin müessesesinin genelge ile önüne geçilemeyeceği Anayasa ve Anayasa'da yer alan hukuk devletinin bir gereğidir. Aksi takdirde idarelerin kişilerin girişimci özgürlüklerini sınırlayacak şekilde ve devletin özel teşebbüsleri teşvik edici ve destekleyici şekilde düzenlenen Anasayasal yükümlülüğünün önüne geçilebileceği, tabii servet ve kaynağın arama ve işletmesinin, Devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzelkişiler eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlı olduğunun Anayasada açıkça belirtilmesine ve 3213 sayılı Maden Kanununun 7. maddesinin son fıkrasında "Bu Kanun dışında madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak yapılacak her türlü kısıtlama ancak kanun ile düzenlenir." hükmü yer almasına karşın, Kanunun bu yetkisini genelge çıkarmak suretiyle hukuk aleminde etkisiz bırakmanın hukuk devleti ile bağdaşmayacağı, dava konusu uyuşmazlıkta; yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri gereğince maden işletme ruhsatı talepleri karşısında ilgili Bakanlığın gerekli izni vermesi için 3213 sayılı Yasa ile görev ve yetkilerle donatıldığı, buna karşın çıkarılan Genelge ile bu görev ve yetkilerin önüne geçilerek 3213 sayılı Yasa'nın uygulatıcısı konumunda olan Bakanlık yerine bir diğer kurum tarafından anılan yetkinin kullanıldığı, bu durumun davalı idare tarafından tesis edilen işleme gerekçe olarak gösterildiği, oysa davacının maden işletme ruhsatı talebinin 3213 sayılı Maden Kanunu ve ilgili Yönetmeliklerin çizdiği izin prosedürü dahilinde değerlendirilip yetkili makam tarafından gerekli işlemin tesis edilmesi gerektiği, Genelge ile getirilen izin müessesesi işletilmek suretiyle tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı, Danıştay 8. Dairesinin 2014/7883 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda 11.11.2015 tarihli karar ile, ''dava konusu Genelge ile maden mevzuatında öngörülmeyen ayrı bir izin müessesesi getirildiği, bu hali ile dava konusu Genelgenin, maden ruhsatları bakımından kısıtlayıcı hükümler içeren ve üst hukuk normu olan Maden Kanunu ve Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliğine aykırı bir düzenleme olduğu'' sonucuna varılarak dava konusu işleme dayanak alınan Başbakanlığın 2012/15 sayılı genelgesinin maden ruhsatları yönünden yürütmesinin durdurulmasına karar verildiğinin görüldüğü gerekçeleriyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davanın süreaşımı sebebiyle reddi gerektiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince,703 sayılı KHK ile 3213 sayılı Maden Kanunu'na eklenen Geçici 33. madde ve 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 766. maddesi uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı hasım mevkiiden çıkarılıp Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü hasım mevkiine alınarak gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 23/02/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.