T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/4439
Karar No:2023/1847
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Yayıncılık A.Ş.
(Eski Unvan: … TV Yayıncılık A.Ş.)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "…" logosu ile yayın yapan televizyon kanalında … tarihlerinde yayınlanan "…" adlı programda 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendindeki, "Suçlu olduğu yargı kararı ile kesinleşmedikçe hiç kimse suçlu ilân edilemez veya suçluymuş gibi gösterilemez; ..." şeklindeki yayın ilkesinin ihlâl edildiğinden bahisle anılan Kanun'un 32. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 98.489,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; söz konusu programın 07/08/2017 tarihli bölümünde, sunucunun ölen 13 yaşındaki H.E.'nin yengesi ve babaannesinin öldüreni bildikleri ve gizledikleri şüphesi ya da suçlaması olduğunu söylediği; 11/08/2017 tarihli bölümde, H.E.'nin babası M.E. ve amcası S.E.'nin sözlü tartışmaya girdiği ve baba M.E.'nin oğlunun katili olarak amca S.E.'yi suçladığı; 14/08/2017 tarihli bölümde, canlı yayına ölen H.E.'nin öğretmeninin telefonla bağlanarak H.E.'nin ölümünden kuzenleri E.E. ve F.E.'nin sorumlu olduklarıyla ilgili söylentiler bulunduğunu izleyicilere aktardığı;
Her ne kadar program sunucusu tarafından, programa konu edilen olayla ilgili olarak ilgililer hakkında ileri sürülen hususların suçlama olmadığı, bu hususta şüphelerin bulunduğu ifade edilmiş ise de, sunucu haricinde programa katılan diğer kişilerin kullandığı ifadelerin şüphenin ötesinde suçlayıcı ifadeler içermesi karşısında, söz konusu programda 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendindeki yayın ilkesinin ihlâl edildiği anlaşıldığından, dava konusu Üst Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yayında azami dikkatin gösterildiği, suçlayıcı ifadeler karşısında sunucunun uyarıda bulunduğu, mahkeme kararında geçen gerekçe ile karar sonucu arasında çelişki bulunduğu, programın toplumsal anlamda faydalı bir program olduğu, programda öldürülen çocuğun babaannesinin ve yengesinin katil oldukları yönünde bir suçlamaya yer verilmediği, sadece böyle bir şüphenin bulunduğunun ifade edildiği, öldürülen çocuğun babasının çocuğun amcasını suçlamasının yayın esnasındaki tartışmanın ve evlat acısının etkisiyle beyanda bulunulmasından ibaret olduğu, kişinin suçlu ilan edilmediği, aksi düşünülse bile canlı yayında birkaç saniyelik ifadenin derhal panik butonuyla engellenebilmesinin mümkün olmayabildiği, çocuğun öğretmenine ait ifadelerde de suçlu ilan etme durumunun bulunmadığı, öğretmenin sadece öldürülen çocuğun amcasının kızlarınca öldürülmüş olabileceği ihtimâlinin, öldürülen çocuğun arkadaşları arasında bahsedildiğini ifade ettiği, yayında geçen ufak aksaklıklar nedeniyle doğrudan idari para cezası uygulandığı, öncesinde uyarıda bulunulabileceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 12/04/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.