T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4526
Karar No : 2023/6605
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): … Başdenetçiliği
Vekili : Hukuk Müşaviri …
Karşı Taraf (Davacı) : …
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4/1-g maddesi uyarınca Kamu Başdenetçisi Olur'u ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia olunan mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin davacının Kamu Denetçiliği Kurumunda uzman olduğu ve kamu görevinden çıkarılması yönündeki teklif yetkisinin Genel Sekreter tarafından kullanıldığı anlaşılmakla, Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu ve ikincil mevzuatta idari personelin Genel Sekreterliğe bağlı olarak çalışması, Kamu Denetçiliği Uzman ve Uzman Yardımcılarının ise Kamu Başdenetçisine veya Kamu Denetçisine bağlı olarak görev yapması ve yine uzmanların disiplin amirlerinin Kamu denetçisi olması yönündeki düzenlemeler karşısında, 667 sayılı KHK'nın 4/1-g maddesinde belirtilen ve kamu görevinden çıkarılma yönünde teklifte bulunma yetkisine sahip birim amirinin, Kamu Denetçiliği Kurumu uzmanı olan davacı için, davacının bağlı olarak çalıştığı Kamu Denetçisi olduğu kanaatine varılarak teklif yetkisini kullanan birim amirinin yetkisiz oluşu gerekçesiyle iptali ile Mahkeme gerekçesi gereğince yeni bir işlem tesis edilebileceğinden yoksun kalındığı öne sürülen mali hakların tazmini yönünden karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen Ankara 13. İdare Mahkemesinin 22/05/2018 tarih ve E:2016/4552, K:2018/1062 sayılı kararına karşı yapılan davalı idarenin dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun, 667 sayılı KHK'nın 4/1-g maddesi kapsamında nevi şahsına münhasır bir idari işlem şeklinde tesis edilen davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemde birim amirinin Genel Sekreter olarak gösterilmesi bakımından işlemi sakatlayacak boyutta bir hukuka aykırılık görülmemiş olduğu belirtilerek işin esasının incelenmesinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütüne mensubiyet, üyelik, irtibat ya da iltisakı bulunduğu hususunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde somut olarak ortaya koyulamadığı gerekçesiyle reddine, davacının istinaf isteminin kabulü ile, kararın işlem nedeniyle yoksun kalındığı öne sürülen mali hakların tazmini istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının kaldırılmasına, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalındığı tüm mali haklarının dava açma tarihi olan 27/10/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davalı İdarenin İddialarının Özeti: Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğuna dair ispat niteliğindeki bilgi ve belgelerin dosyaya sunulduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının azlık oyunda da belirtildiği üzere dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlemin yetki unsuru bakımından hukuka uygun olduğu, işlemin nihai olarak yetkili amir Başdenetçi tarafından onaylanarak tekemmül ettiği, birim amiri tarafından yapılan teklifin icrai olmadığı, dava konusu işlemin sebep ve amaç unsurları bakımından hukuka uygun olduğu, davacı hakkında tesis edilen işlemin 667 sayılı KHK kapsamında olağanüstü tedbir niteliğinde olduğu, kamu görevinden çıkarma işleminin kamusal yarar ile bireysel denge gözetilerek takdir yetkisine uygun şekilde tesis edildiği, davacı hakkında gerek kurum içi gerekse başka kurumlar aracılığıyla gerekli araştırmalar yapıldığı, davacı hakkında elde edilen istihbari bilgilerin de işlemde belirtildiği, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin "Devlete sadakat" kriterine uygun olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davacının Savunmasının Özeti: İlk derece Mahkemesince "yetki yönünden", Bölge İdare Mahkemesince "esas yönünden" lehine iptal kararları verildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının esastan verdiği kararının hukuka uygun olduğu, Kamu Denetçiliği İtirazları İnceleme ve Değerlendirme Komisyonunun 07/11/2016 tarihli kararında da hakkındaki kamu görevinden çıkarmaya dayanak gösterilen gerekçelerin yerinde görülmediğinin belirtildiği, daha önce kamu görevinden çıkarılmasını teklif eden Genel Sekreterin 14/11/2016 tarihli itirazın reddine dair karar içeriğinde şahsının kamu görevine iadesini teklif ettiği, dava konusu işlemin uzman olarak görev yapan şahsının yetkili birim amirinin Genel Sekreter değil, Kamu Denetçisi olduğu gerekçesiyle hem yetki unsuru açısından hem de sebep ve amaç yönlerinden hukuka aykırı olduğu, lekelenmeme hakkının ihlal edildiği, davalı idarenin yargılama boyunca dosyaya sunduğu isimsiz-eksik belgelerin denetiminin mümkün olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi tarafından, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemde birim amirinin Genel Sekreter olarak gösterilmesi bakımından işlemi sakatlayacak boyutta bir hukuka aykırılık görülmediği belirtilerek işin esasının incelemesine geçildiği belirtilmiş ise de 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 4/1-g maddesinde yer verilen; "Bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personelin, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden çıkarılabileceği" düzenlemesi kapsamında 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri ve Kamu Denetçiliği Kurumu teşkilat şeması incelendiğinde, Kamu Denetçiliği Kurumunda uzman olarak çalışan davacının kamu görevinden çıkarılmasını teklif edecek birim amirinin Kamu Denetçisi olduğu açık olmakla birlikte, işlemin tesisinin nihai olarak atamaya yetkili amir olan Başdenetçi tarafından onaylandığı anlaşıldığından bu husus işlemi sakatlar nitelikte bir hukuka aykırılık olarak görülmemiştir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/05/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.