T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4909
Karar No : 2023/3185
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir İli, Foça Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığı 3. Amfibi Deniz Piyade Tabur Komutanlığında deniz piyade uzman çavuş olarak görev yapan davacının, 03/03/2016 tarihinde sona erecek sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin 02/03/2016 onay tarihli işlemin iptali ile ilişik kesme tarihinden itibaren yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; davacının, 01/12/2015 tarihli dilekçesiyle sözleşmesini yenilemek istemediğini bağlı bulunduğu komutanlığa bildirmiş olmakla birlikte, sözleşmesinin bittiği 03/03/2016 tarihinden önce sözleşmesini yenilemek istediğine ilişkin dilekçesini 15/02/2016 tarihinde BİMER üzerinden sunduğu, ancak, bu son beyanı yerine, daha önceden vermiş olduğu 01/12/2015 tarihli yenilememe yönündeki dilekçesi dikkate alınmak suretiyle, sözleşmesinin sona erdiği 03/03/2016 tarihi itibarıyla ilişiğinin kesildiğinin anlaşıldığı; bu durumda, uzman erbaş olarak görev yapmasına engel olacak şekilde herhangi bir inceleme veya soruşturma geçirmeyen davacının, görevine devam etmesinde kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından aykırılık oluşturacak bir durum ya da yürüttüğü görevde başarısız olduğuna ilişkin somut bir sebebin ya da bilgi ve belgenin de dava dosyasına sunulmadığı dikkate alındığında, salt sözleşme bitim tarihinden üç ay önce dilekçe vermemesi nedeniyle, sözleşmesinin yenilenmeyerek ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, idare hukuku ilkeleri uyarınca idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı tazmin etmekle yükümlü olduğundan, hukuka aykırı olduğu tespit edilen işlem nedeniyle davacının uğramış olduğu mali hak kayıplarının da her bir ay için ayrı ayrı hakediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı aylıkların, hakediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının 01/12/2015 tarihli dilekçesiyle sözleşmesini yenilemek istemediğini bağlı bulunduğu komutanlığa bildirdiği, her ne kadar sonrasında BİMER üzerinden sözleşmesini yenilemek istediğini bildirmiş ise de, ilgili mevzuatta öngörülen süreyi geçirmiş olduğu, davacı hakkındaki formda da sözleşmesinin yenilenmemesi yönündeki dilekçesinin uygun olduğunun mütalaa edildiği, öte yandan, Türk Silahlı Kuvvetlerinin de personel planlamasını bu duruma göre yaptığı, ilgililerin sözleşme sürelerinin dolmasından önce devam etmek istemediğini belirtip, daha sonra bundan vazgeçerek, başvuru süresi geçtikten sonraki devam etme taleplerinin kabulünün personel planlamasında sorunlara yol açacağının açık olduğu, nitekim davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dilekçesini vermesi sebebiyle Nusaybin bölgesine görevlendirilen birliğinin görev öncesi hazırlık faaliyetlerine iştirak etmediğinin görüldüğü, bu durumda; davacının sözleşmesini devam ettirmek istemesi halinde, mevzuatın açık hükmü uyarınca sözleşme süresinin bitimine en az üç ay kala hizmet süresini uzatmak istediğine dair bir dilekçe ile müracaat etmesi gerektiği halde, tam aksine sözleşmesini uzatmak istemediği yönünde dilekçe verip, daha sonra süresini geçirdikten sonra uzatma talep etmiş olması karşısında, sözleşmesinin yenilenmeyerek ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Sözleşmesinin bitim tarihinden 3 ay önce 01/12/2015 tarihinde sözleşmesini yenilemek istemediğine dair dilekçesini birlik komutanlığına verdiği, ancak bu dilekçesine ilişkin olarak kesin bir işlem yapılmadan ve sözleşme süresi sona ermeden sıralı amirlerine müracaatla dilekçesinin işlemden kaldırılarak, sözleşmesini yenilemek isteğini şifahi olarak bildirdiği, sözleşmesinin yenilenmeyeceğinin sözlü olarak bildirilmesi üzerine, bu defa e-posta yoluyla bu konudaki iradesini yetkili makamlara iletmesine rağmen, hukuka aykırı bir şekilde hakkında ilişik kesme işleminin tesis edildiği, oysa sözleşmesinin yenilenmesi için gerekli işlemlerin bu konudaki dilekçe, mütalaa formu ve noter taahhütnamesinden ibaret olup, yeniden sağlık raporu alınmasına dahi gerek bulunmadığı, öte yandan, sicil durumunun çok iyi seviyede olup, sağlık yönünden engel bir rahatsızlığının olmaması, fiili kadroda personel ihtiyacının bulunması göz önüne alındığında, mevzuatta öngörülen koşulları sağladığı noktasında ihtilaf bulunmadığı, yasada bir kısıtlama öngörülmemesine rağmen, ilgili Yönetmelikteki en az 3 ay önce müracaat koşulunun, sözleşmenin yenilenmesi için kurucu bir unsur olmayıp, bu sürenin geçmesinden sonra yapılan müracaatların kabul edilmeyeceği yönünde bir düzenlemenin bulunmadığı, sözleşmesini yenilemek istemediğine dair verdiği dilekçesinin hukuken bir öneminin olmadığı, çünkü ilgili mevzuat gereğince bu yönde bir dilekçe verilmesinin zorunlu olmadığı, davalı idarece sözleşmenin yenilenmesi sürecindeki takdir hakkının hukuka uygun olarak kullanılması, kişi yararı ile kamu yararı arasındaki dengeyi dikkate alarak, ölçülülük ilkesinin de ihlal edilmemesinin gerektiği, sonuçta davalı idareye ulaşan son talebi ve iradesinin, sözleşmesini yenileme doğrultusunda olduğu belirtilerek, aksi yöndeki kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 01/12/2015 tarihinde sözleşmesini yenilemek istemediğine dair dilekçe veren davacının, sözleşme bitiş tarihi olan 03/03/2016 tarihinde ilişiğinin kesildiği, dolayısıyla sözleşme yenilemek istediğine dair sözleşme bitim tarihinden üç ay öncesi 03/12/2015 tarihine kadar herhangi bir yazılı müracaatta bulunmayan davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, yoksun kaldığı aylıkların, hakediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 06/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.