T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5145
Karar No : 2023/10225
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):…
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : Genel Kurmay … Başkanı'nın … olarak görev yapan davacının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nda silahlı kuvvetlerden ayırma cezasını gerektirecek fiillerin tahdidi olarak sayıldığı, herhangi bir disiplin soruşturması yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, dava konusu işlemde somut hiçbir delil ve gerekçenin gösterilmediği, OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, kamu görevinden çıkarma işleminin geçici nitelikte bir tedbir olmadığı gibi ölçülü de olmadığı, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet hükmünün bulunmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Öte yandan her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının "Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme", "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme" suçlarından ceza yargılamasının devam ettiği belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçlardan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; "...Sanık …’in 15/07/2016 tarihi itibariyle astsubay rütbesi ile Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde görev yaptığı, 26.06.2018 tarihinde mahkememizde tanık olarak dinlenen T.K. beyanında özetle: “sanık … ile 2000 yılında Edirne’de tanıştığını, FETÖ/PDY silahlı Terör örgütü kapsamında tanıştığını, mahrem abinin kendilerine ders verdiğini, sanığın da derslere geldiğini, sanığın FETÖ/PDY yapılanması içerisinde olduğunu bildiğini” belirtmek suretiyle sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğunu açıkça beyan ettiği, tanık beyanından anlaşılacağı üzere sanığın sohbet adı verilen örgütsel toplantılara katıldığı, sanığın örgütün askeri mahrem yapılanması içinde yer aldığı, bu kapsamda bilerek ve isteyerek örgüt içerisinde bulunan sanığın örgüt ile organik bağının da bulunduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına ve organik bütünlüğüne dahil olan sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği..." şeklindeki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 06/07/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.