T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5159
Karar No : 2023/9847
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili: Av. …
Karşı Taraf (Davalı): … Başkanlığı / …
Vekili: Hukuk Müşaviri …
İstemin Özeti : 4. sınıf istihbarat uzmanı olarak görev yapan davacının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maddi haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü yapılanmasının gerçek yüzünü gördükten sonra bu yapılanma ile hiçbir irtibatının bulunmadığı, hakkında yürütülen ceza soruşturma aşamasının başlangıcından itibaren etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan ederek söz konusu yapılanma ile alakalı bildiği her şeyi ve yapılanma içerisinde görev yapan kimseleri samimi bir şekilde anlatarak Devletine yardımcı olmaya çalıştığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün çözülmesinde ciddi anlamda katkıda bulunduğu, hakkında verilmiş bir mahkumiyet hükmünün bulunmadığı, bu sebeple ceza yargılamasının bekletici mesele yapılması gerektiği, Devlet memurlarının kamu görevinden çıkarılmalarına sebebiyet verecek fiillerin 657 sayılı Kanunun 125.maddesinde tahdidi olarak sayıldığı, bu maddede sayılan fiillerin hiçbirisini işlemediği, dava konusu işlemin gerekçesi olarak gösterilen suçlamaların 2012-2013 yılları arasına ilişkin olduğu, dolayısıyla davalı idarece yapılan soruşturma ve verilen disiplin cezasının zaman aşımına uğradığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: …
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Öte yandan Bölge İdare Mahkemesi tarafından davacı hakkında ceza soruşturmasının devam etmesi hususu ret kararına gerekçe olarak esas alınmış ise de, davacı hakkında yürütülen ceza soruşturmasının sadece bu haliyle FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; "... sanığın, anılan terör örgütü ile münasebetinin, Milli İstihbarat Teşkilatında göreve başladığı 2008 tarihinden önce üniversite sınavına hazırlık aşamasında 2000 yılında İstanbul'da FEM dershanesine gitmesi ile başladığı, sanığın anlatımlarında 2000 yılının Eylül ayında ODTÜ'de öğrenim görmeye başlamasına müteakip adı geçen örgütün evlerine sohbet toplantılarına gitmeye başladığı, okuldan mezun olduktan bir süre sonra MİT'te çalışmaya başladığı 2008 ile 2019 yılları arasında sohbet/ toplantı ve benzeri faaliyetleri ile örgütle irtibatını devam ettirdiği, bu hususta sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak amacıyla soruşturma ve kovuşturma aşamalarında alınan beyanları ile yine tanık olarak dinlenen N.A., S.Z. E.K.'nın beyan ve teşhisleri birlikte ele alındığında, sanığın teşkilata girdikten sonra da kesintisiz bir şekilde mahrem imamlar ile görüşmelere operasyonel hatlar, örgütün kullandığı gizli haberleşme uygulamaları( SHU, VİBER, SİGNAL) ile anılan örgütle bağının devam ettirdiği, yine örgüt ile irtibata geçerek yurtdışına kaçmaya çalıştığının sanığın beyanlarıyla ve SİGNAL programı içeriğiyle sabit olduğu, söz konusu tanıkların beyanları, MİT Teftiş Kurulu raporu, HTS kayıtları ile tüm dosya kapsamı birlikte ele alındığında, sanığın MİT öncesi dönemde tesis edilen örgüt münasebetinin, teşkilata giriş ve sonrasında da devam ettirdiği, nitekim anılan Teşkilattan da, FETÖ/PDY bağlantısı nedeniyle düzenlenen teftiş kurulu raporuna istinaden ihraç edildiği, sanığın bu suretle MİT mahrem yapılanmasında "öğrenci" konumunda faaliyette bulunduğu, sanığın örgüt içerisinde "…" kod adını kullandığı, yine bahsi geçen örgütün mensupları aracılığıyla örgüte müzahir evlerde kaldığı belirtilen eşi M.A.G. ile örgüt içi "katalog evlilik" yapmasının sağlandığı, örgütün ideolojisini benimseyerek dahil olduğu bu hiyerarşik yapısı içerisinde yine örgütün belirlediği olgunluğa ulaşması akabinde FETÖ/PDY mahrem hizmetler yapılanmasında öğrenci konumda üst konumlarda bulunan mahrem abileri ile bilgi aktarımı için görüşmeler yaptığı, bağlı olduğu MİT mahrem yapılanmasında görevli öğretmen konumundaki hususi abiler arasında devredildiği, sanığın örgütün mahrem yapılanması içerisinde sivil örgüt mensupları tarafından sevk ve idare edilen MİT personeli şahıslardan olduğu, sanığın örgüt ile organik bağ kurarak hiyerarşi içine girdiği..." şeklindeki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.