T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5162
Karar No : 2023/9848
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı): … Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. …
İstemin Özeti : İstanbul İli 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı emrinde sözleşmeli uzman çavuş olarak görev yapan davacının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Herhangi bir disiplin soruşturması yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, dava konusu işlemde somut hiçbir delil ve gerekçenin gösterilmediği, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakına dair kişiselleştirme yapılmadığı, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet hükmünün bulunmadığı, OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, kamu görevinden çıkarma işleminin geçici nitelikte bir tedbir olmadığı, mezkur KHK'nın OHAL KHK'sı niteliğinde olmadığı, Bakanlar Kurulunca Anayasa'nın kendisine vermediği bir yetki kullanılmak suretiyle işlem tesis edildiği, adil yargılanma hakkının, suç ve cezaların şahsiliği, suçta ve cezada kanunilik ilkelerinin, kölelik ve zorla çalıştırma, işkence yasaklarının, masumiyet karinesinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Öte yandan, dava 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Anayasa'ya aykırı olduğu ve iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: …
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve Yargıtay ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla onanmak suretiyle kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; "... ifadelerden de açıkça anlaşılacağı üzere, rütbeli olan sanıkların tamamının söz konusu darbe teşebbüsü eylemini bildikleri, bir kısım erin de fsm köprüsünde bilgilendirildikleri ve vatandaşın da bilgilendirilmesi görevi verildiği net şekilde anlaşılmakta olup bu nedenle elverişli vasıtalarla suçun icrai hareketlerini gerçekleştirdikleri ve fiil üzerinde birlikte hakimiyet kurdukları anlaşıldığından üzerlerine atılı suçu işledikleri..." şeklindeki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.