T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5404
Karar No : 2023/7334
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalılar) : 1-… Bakanlığı / …
Vekili : Av. ..
2- … Genel Müdürlüğü /…
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35.maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 24/11/2018 tarihli Bakanlık Onayı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında verilen mahkumiyet kararının bozulması suretiyle beraatine karar verildiği, dernek kurucusu olduğuna ilişkin iddianın gerçeği yansıtmadığı, söz konusu derneğin KHK ile kapatılan derneklerden olmadığı, hayatının hiçbir döneminde sohbetlere katılmadığı, örgüt ile bağlantısı bulunmadığına dair tanık ifadelerinin bulunduğu, gerek sanal gerek gerçek hiçbir ortamda bahse konu örgütü ya da liderini öven söylemlerinin bulunmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarelerin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan … Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesinin masumiyet karinesi gereğince mümkün olmadığı, kaldı ki davacı hakkında verilen mahkumiyet kararının … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile bozulması üzerine … Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davacının üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve söz konusu kararın kesinleştiği görülmüştür. Öte yandan; olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyeliği olmasa da, bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır.
Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde; … Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan;
"Tanık … soruşturma aşamasında kolluktaki 14/01/2016 tarihli beyanında; ... sohbet yapan bağış yada yardım adı altında para, kurban derisi vs talep eden şahısları tanıdığını, ancak toplantılardan uzaklaştırmak için uğraştığını, …, ..., … ile örgütten ayrılmaları için tartışmaları olduğunu, şahısların Fetullah Gülen'i savunduklarını bildiğini, … gazetesinin iş yerine alınmasını karşı çıktığında yada yemek yerken sofra bezi gibi kullanmasına tepki gösterdiğini, …Kurumu içerisinde Abi/İmam diye bildiği şahıs olmadığını, …'e …:'nin ricası ile üye olduğunu, ...'nin teklifi 2 kez yaptığını ancak kabul etmediğini, sonra …'ın aradığını ve biliyorsun …'nun çocuğu öldü biraz kafası dağılsın diye bu işlere girdi sende sendikaya üye olursun arkadaşımız sevinecek deyince duygusal davranarak üye olduğunu, üyelik formunu doldurduğunu hatırlamadığını, beyan etmiştir.
...
Tanık … soruşturma aşamasında kolluktaki 14/11/2016 tarihli beyanında; ... 2007 yılında beraber çalıştığı … ve … vasıtası ile tanıştığını, sohbetlere götürdüklerini, … ile tanıştırdıklarını, o dönemde …Bankasında güvenlik olduğunu, şimdi Üniversitede memur olduğunu, yıllar içeresinde bir çok insan ile sohbete gittiğini, ancak isimlerini hatırlamadığını, en son ..., ... ve ... ile sohbete devam ettiklerini, Kurum içerisinde sohbetleri genelde evlerde tertip ettiklerini, sohbetleri genellikle … isimde öğretmen yada yurt müdürü olan orta boylu hafif kilolu bıyıklı, düzgün, konuşan, gözlüklü 40-45 yaşlarında bir şahıs olduğunu, bir de … isminde açık kimlik bilgilerini bilmediği ancak imam olduğunu duyduğu, orta boylu, zayıf bıyıklı bir şahıs olduğunu, burs adı altında para talep ettiklerini, sohbetlere giderken ara sıra çay şeker gibi erzak aldığını, yardımları sohbet esnasında getirdiğini ve orada bıraktığını, malzemeleri bazen ...'nin teslim aldığını, diğer şahısları bilmediğini, çok ısrar etmelerini rağmen Banka, Dernek ve sendikalarına üye olmadığını, ... beyan etmiştir.." tespitleri dikkate alındığında davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/05/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.