T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5470
Karar No : 2023/10222
Temyiz Eden (Davacı) : …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı /ANKARA
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, herhangi bir disiplin soruşturması yapılmadan ve savunması alınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, dava konusu işlemde somut hiçbir delil ve gerekçenin gösterilmediği, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakına dair kişiselleştirme yapılmadığı, fişleme niteliğindeki bilgilerin dava konusu işleme dayanak alındığı, kamu görevinden çıkarılmasına dair somut olayda kendisi hakkında ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerden yararlandırılması gerektiği, Bakanlar Kurulunca Anayasa ve yasaların kendisine vermediği bir yetki kullanılmak suretiyle işlem tesis edildiği, kamu hizmetinden çıkarmaya dair usul ve esasların Anayasa ve 657 sayılı Kanunda düzenlendiği, bu usul ve esaslara uyulmaksızın kamu görevinden çıkarma işlemi yapıldığı, OHAL KHK'larının Resmi Gazetede yayımlandıkları gün TBMM'nin onayına sunulması ve en geç 30 gün içerisinde görüşülüp karara bağlanmasının zorunlu olduğu, bu usule uyulmadığı için dava konusu işlemin dayanaksız kaldığı, ByLock programını indirmediği ve kullanmadığı, ByLock kullanıcısı olmadığının ByLock HIS (CGNAT) sorgu sonuçları gelince ortaya çıkacağı, bu programın kendisine ait hat ile başka birisi tarafından kullanıldığı, ByLock ile ilgili bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, ceza infaz kurumunda hizmetli memur olarak çalıştığı, sürekli izin alması görevi gereği sıkıntı olduğu için evine en yakın banka o dönemde Bank Asya olduğundan fatura ödemesi yapmak için 12/03/2014 tarihinde hesap açtırdığı, bu hesabı kredi kartı ya da yatırım vs. gibi amaçlar için kullanmadığı, örgüt liderinin talimatı üzerine hesabına para yatırmadığı, ceza davasında Bank Asya ile ilgili lehine bilirkişi raporu olduğu, Bank Asya'nın yasal olarak kurulan ve faaliyet gösteren bir kurum olduğu, gerçekleştirildiği tarihte yasal olan bankacılık faaliyetlerinin suç teşkil etmediği, ev aramasında kitap bulunmadığı, bulunanların kitap ayracı olduğu, ev aramasında bulunan 6 adet 1 doları düğünlerde takmak için aldığı, söz konusu dolarların F serisi olmadığı, ceza yargılaması sonucunda beraat kararı verildiği, savunma, adil yargılanma haklarının, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Diğer yandan, İdare Mahkemesi kararında özetle, davacının ByLock programını kullandığı hususu aleyhe olacak şekilde hükme esas alınmış ise de, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen …. Ağır Ceza Mahkemesinin … tarihli E:…, K:… sayılı kararında yer alan, "... Sanığın Bilgi Teknolojileri Kurumundan temin edilen iletişimin tespiti yani hts kayıtları ile Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğünden temin edilen CGNat kayıtları, karşılaştırılması için uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi yapmış olduğu ayrıntılı incelemesi sonucunda bylock tespit edilen … nolu hattı sanığın kullanmadığını, bu hattı sanığın oğlu M.K.'nin kullandığını, bu hattan bylock kullanımının İstanbul ilinde gerçekleştiği halbuki bu tarihlerde sanığın Eskişehir ilinde olduğunu tespit etmiştir. Sanığın oğlu M.K.'nin de uyap kayıtlarından Fetö/Pdy terör örgütüne üye suçlamasıyla … Ağır Ceza Mahkemesinin … E. Sayılı dosyasından yargılandığı, örgüt üyesi olma suçunu işlediği sabit görülerek ceza tesis edildiği ancak dosyanın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Bu tespitler ışığında … numaralı hattı sanığın değil oğlunun kullandığı, yine bu hattan bylock programını oğlunun kullandığı, bylock kullanımın İstanbul' da yapıldığı ancak sanığın o anda Eskişehir ilinde olduğu, hts ve CGNAT verilerinin karşılaştırılması neticesinde uzman bilirkişi tarafından tespit edildiğinden sanığın bylock programı kullandığına ilişkin delil sanık aleyhine değerlendirilmemiştir..." şeklindeki tespit ve değerlendirme dikkate alındığında anılan hususun davacı aleyhine olacak şekilde hükme esas alınması mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 06/07/2023 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY :
Dosyanın incelenmesinden; ByLock programının davacı aleyhine hükme esas alınmaması noktasında çoğunluk görüşüne katılmakla birlikte, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında özetle, davacının örgütle iltisaklı Bank Asya isimli bankadaki mevduatında 2014 yılından itibaren artış meydana getirdiği hususu aleyhe olacak şekilde hükme esas alınmış ise de, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve istinaf edilmeden kesinleşen …. Ağır Ceza Mahkemesinin … tarihli E:…, K:… sayılı beraat kararında yer alan, "... Sanığın hesap hareketleri incelendiğinde; ilk hesap açılışının 12/03/2014 tarihinde gerçekleştirildiği, 2014 yılı Eylül ayında 2071,83 TL, 2014 yılı Ekim ayında 1686,38 TL, 2014 yılı Kasım ayında 1708,99 TL, mevduatı olduğu, son hesap hareketinin 19/03/2016 tarihinde ATM para çekme işlemi şeklinde gerçekleştiği, … nolu hesap müşterisi olduğu, sanığın 04/02/2015 tarihinde hesabına C.K. tarafından 2.500 TL yatırıldığı ve 19 gr altın alınarak ek 2 hesabına gönderildiği, diğer yatan paraların 3-5 gün içinde başka hesaplara havale olduğu anlaşılmıştır. Sanığın savunmalarında ısrarla örgüt liderinin talimatı üzerine para yatırmadığını savunması, sanığın hesabında bulunan miktarlar, sanığın 2016 yılında dahi bu hesabı kullanması ve bakiyesi olması, mahkememizdeki ve başka yer mahkemelerindeki dosyalar incelendiğinde örgüt üyelerinin Bank Asya' nın TMSF' ye devri üzerine veyahut hemen öncesinde hesap bakiyelerini boşlattıkları görülmesine rağmen, sanığın hesabında işlem yapmaya devam etmesi dikkate alındığında, sanığın hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemleri olabileceği, örgüt liderinin talimatı üzerine hesap açtığı veyahut bakiye artırımı yapıldığı hususunun her türlü şüpheden uzak ve kesin bir delille ortaya konamadığı, tam bir vicdani kanaate varılamadığı değerlendirildiğinden, sanığın Bank Asya hesabı ve hesap hareketleri sanık aleyhine bir delil olarak değerlendirilmemiştir..." şeklindeki tespit ve değerlendirme dikkate alındığında anılan hususun da davacı aleyhine olacak şekilde hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucunda varıldığından, temyiz isteminin reddi ile davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle, çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz.