T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5538
Karar No : 2023/3128
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Aydın ili, ... ilçesi, ... Anadolu Lisesinde öğretmen olarak görev yapan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Mili Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; ... Anadolu Lisesi öğrencisi olan bir kısım öğrencinin, davacının öğrencilere karşı yanlış duygular ve davranışları gösterdiği iddialarının doğruluğunu araştırmak amacıyla bilişim araçlarını (sosyal medya yoluyla) kullanarak davacıyla gerçek kimliklerini gizleyerek iletişim kurdukları ve sohbet ettikleri, bu konuşmalarda öğrenciler ve davacı arasında cinsel içerikli konuşmalar olduğu, karşılıklı cinsel içerikli fotoğraflar gönderildiği, davacının ifadesinde cinsel içerikli fotoğraflarını gönderdiğini kabul ettiği, sosyal medya yazışmalarında davacının kız öğrencilere ilgi duyduğunu söylediği, okul rehberlik servisi tarafından öğrencilerle yapılan görüşmeler sonrasında hazırlanan rapor, öğrenci görüşme formları ve bir kısım öğrenci ifadelerinde, davacının bakışlarından rahatsız olduklarını beyan ettikleri, yine bir kısım kız öğrencinin üst sınıflardaki kızlardan davacı hakkında dikkatli olmaları konusunda uyarıldıklarını söyledikleri, dosyada mevcut sosyal medya yazışmaları, diğer öğrenci ve öğretmen ifadeleri ile okul rehberlik servisi tarafından öğrencilerle yapılan görüşme sonrasında hazırlanan rapor ve öğrenci görüşme formları birlikte değerlendirildiğinde, davacıya isnat edilen eylemin sübuta erdiği anlaşıldığından, davacının bu eyleminin memuriyet sıfatı ile bağdaşmayacak nitelikte ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici harekette bulunmak niteliğinde olduğu gerekçesiyle davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının sosyal medyada sohbet ettiği kişilerin öğrencisi olduğunu bilmediği, bir kısım öğrenciler tarafından kendisine tuzak kurulduğu, disiplin soruşturması raporuyla da bu durumun sabit olduğu, yapılan ceza yargılamasında beraatine karar verildiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı, Aydın ili, ... ilçesi, ... Anadolu Lisesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken, davacı hakkında "sosyal medya ortamında öğretmenlik meslek etiği ve genel ahlak kurallarıyla bağdaşmayacak nitelikte müstehcen ve cinsel içerikli paylaşımlarda bulunduğu, sosyal medya üzerinden yaptığı cinsel içerikli görüşmelerde dile getirdiği ifadelerde, öğrencilere karşı cinsel anlamda ilgi duyduğu, ayrıca okul rehberlik servisi tarafından öğrencilerle yapılan görüşme sonrasında hazırlanan raporda ve öğrenci görüşme formlarında yapılan incelemede de adı geçen öğretmenin bakış, davranış, hal ve hareketleri ile öğrencileri rahatsız ettiği ve bunun neticesi olarak da okulda huzursuzluk ortamının oluşmuş olduğu" iddiaları üzerine hazırlanan … tarih ve … sayılı soruşturma raporunda özetle; davacının üzerine atılı bulunan sosyal medya ortamında, öğretmenlik meslek etiği ve genel ahlak kuralları ile bağdaşmayacak nitelikte müstehcen ve cinsel içerikli paylaşımlarda bulunduğu, sosyal medya üzerinden yaptığı cinsel içerikli görüşmelerde dile getirdiği ifadelerde, öğrencilere karşı cinsel anlamda ilgi duyduğu, ayrıca okul rehberlik servisi tarafından öğrencilerle yapılan görüşme sonrasında hazırlanan raporda ve öğrenci görüşme formlarında yapılan incelemede davacının bakış, davranış, hal ve hareketleri ile öğrencileri rahatsız ettiği ve bunun neticesinde okulda huzursuzluk ortamının oluştuğu iddalarının sabit olduğu kanaatine varılarak 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde tanımlanan Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasının önerilmesi üzerine, Mili Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun dava konusu … tarih ve … sayılı kararı ile davacının 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarıca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, "Memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış; aynı Kanun'un 131. maddesinde ise, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler ile UYAP sitemi üzerinden yapılan araştırma sonucunda, davacıya isnat edilen ve disiplin soruşturmasına konu olan fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında da suç teşkil etmesi nedeniyle davacının, "Sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı' suçundan yargılandığı davada, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile hakkında beraat kararı verildiği, anılan kararın … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin E:… sayılı dosyası ile istinaf incelemesinde olduğu, dolayısıyla davacı hakkındaki yargılamanın halen devam ettiği ve kararın kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, söz konusu ceza davasının sonucunun araştırılması ve davacı hakkındaki ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin davacının üzerine atılı fiillerin sübut bulduğu kabul edilerek hakkında tesis edilen dava konu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, söz konusu ceza davasının sonucunun araştırılması ve davacı hakkındaki ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 05/06/2023 tarihinde kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Dava; Aydın ili, ... Anadolu Lisesinde öğretmen olarak görev yapan davacı tarafından, hakkında yapılan soruşturma sonucunda Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi gereğince "Devlet Memurluğundan Çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına yönelik … tarih … sayılı işlemin iptali ve yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi talebi ile açılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, "Memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış; yine aynı Kanun'un 131. maddesinde "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkûm olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmüne yer verilmiştir.
Ceza yargılaması ile disiplin uygulaması arasında; amaç, kapsam, usul ve sonuçlar bakımından temel nitelikte farklılıklar bulunduğundan, kanun koyucu, ceza yargılaması ile disiplin hukukunu iki farklı alan olarak görerek birbirlerini etkilemesini önleyici nitelikte 657 sayılı Kanun'un 131. maddesindeki düzenlemeye yer vermiştir.
İşbu düzenleme gereğince; ceza yargılaması bulunması durumunda disiplin cezası verilebilmesi için mutlaka ceza yargılamasında mahkûm olunması gerektiği yaklaşımı, disiplin hukukunun amacı ve kendine özgü kurallarıyla bağdaşmamaktadır. Anayasa Mahkemesi, Barış Baş, B. No: 2016/14253, 2/7/2020 tarihli kararında “Somut olayımızla bağlantılı olarak, ceza yargılamasına konu eylemi disiplin hukuku açısından irdeleyen idari makamların ve disiplin mercilerinin, sübut noktasında kesinlik içermeyen beraat kararlarına mutlak surette uymalarını beklemek gerçekçi bir yaklaşım olmayacaktır. Zira farklı yargı yolları içerisinde yer alan, usul, ispat, kapsam, amaç ve işlev noktasında birbiriyle tam örtüşmeyen iki ayrı bağımsız mahkemeden birinin vereceği beraat kararının niteliğine bakılmadan diğerini bağlayacağını peşinen kabul etmek bir yargı yolunu tamamen etkisizleştirebileceği gibi, mahkemelerin bağımsızlığı açısından da bir sakınca oluşturacaktır.” tespitine yer vermiştir. Yine Anayasa Mahkemesince Hüseyin Sezer, B. No: 2016/13566, 2/7/2020 tarihli kararında “Ceza yargılaması sonucunda delil yetersizliği gerekçesiyle beraat eden başvurucunun kendisine suçlu muamelesi yapılmadan, disiplin kurallarına aykırı eylemi usule uygun bir şekilde tespit edildiği takdirde idari yaptırıma tabi tutulması mümkündür.” tespiti yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve Anayasa Mahkemesi kararları ışığında; ceza muhakemesi sonucunda kişinin isnat edilen eylemi işlemediğine dair hükümler dışında, adli yargıda verilen delil yetersizliği sebebi ile beraat hükmünün idari yargı üzerinde bağlayıcı olmayacağı muhakkaktır.
Uyuşmazlıkta; davacı hakkında "Sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı' suçundan yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile “sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı deliller elde edilmediğinden atılı suçtan …. beraatına” karar verildiği, fakat dosyada mevcut sosyal medya yazışmaları ve fotoğrafları, diğer öğrenci ve öğretmen ifadeleri ile 'okul rehberlik servisi' tarafından öğrencilerle yapılan görüşme sonrasında hazırlanan rapor ve öğrenci görüşme formları birlikte değerlendirildiğinde, davacının memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak fiilini işlediği kanaati ile tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığından, davacı hakkında devam eden ceza yargılamasının sonucunun beklenmesine gerek olmadığı, … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği görüşü ile karara katılmıyorum.