T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5543
Karar No : 2023/7213
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının uyuşmazlığın esası ve vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 693 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının; ceza mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine karar verildiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgüt içi haberleşme programı olan ByLock iletişim sistemini kullandığının tespit edildiği, davacının bu eylemlerinin FETÖ/PDY ile normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir ilişki içerisine girdiğini ortaya koyduğu, bu durumun davacının FETÖ/PDY ile bağı olduğu şeklinde değerlendirilmesinin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, böyle bir durumda Anayasa'yla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan terör örgütüyle bağı bulunduğu konusunda somut verilere ulaşılan davacının, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü de ihlal ettiği kanaatine varıldığından, Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılması üzerine kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususlar çerçevesinde; bakılmakta olan davanın niteliği, davacı hakkındaki tespitlerin kamu görevinden çıkarılmasına hukuki gerekçe oluşturup oluşturmayacağı ve ayrıca kamu görevinden çıkarılma işleminin temel hak ve özgürlükler bakımından değerlendirilmesi gerektiği belirtildikten sonra, bakılmakta olan davanın niteliği hususunda, bakılmakta olan davanın OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından davacı hakkında verilen kararın idari işlemin unsurları yönünden yargısal denetiminin yapılmasından ibaret olduğu, bu nedenle ceza yargılamasında davacı hakkında verilen mahkumiyet kararının kesinleşmemiş olmasının, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın görülmesini engellemeyeceği, ceza hukuku ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin iddiaların da bu davada incelenme olanağının bulunmadığı; davacının kamu görevinden çıkarılmasına gerekçe yapılan delillerin değerlendirilmesi noktasında, davacının, ... Ağır Ceza Mahkemesince "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediği gerekçesiyle hapis cezası ile cezalandırıldığı, cezanın kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinde istinaf aşamasında olduğu, devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesinin ve davacı hakkında terör örgütü üyesi algısı oluşturacak bir yaklaşım ortaya konulmasının "masumiyet karinesi" gereğince mümkün olmadığı, bununla birlikte, ceza yargılamasının ilgi alanında bulunmayan ancak kamu görevinden çıkarılma nedeni olan irtibat ve iltisak hallerinin var olup olmadığının işbu davada ortaya konulması gerektiği, bu kapsamda, davacının GSM hattı üzerinden 04/11/2014 tarihinden itibaren ByLock programını kendisinin kullandığının yetkili makamlarca tutanağa bağlandığı ve davacı tarafından bunun geçersizliğini ortaya koyacak bir delil sunulmadığı dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu neticesine ulaşıldığı; kamu görevinden çıkarma suretiyle yapılan müdahalenin anayasa ve uluslararası hukuk sınırlarında kalıp kalmadığı yönünden yapılan değerlendirmede ise idarenin; gerek kamu güvenliğinin korunması gerekse de Devlete sadakat yükümlülüğünün sağlanması amacıyla hareket ettiği, kamu görevinden çıkarma tedbirinin ölçülü, güdülen amacın gerçekleşmesi için elverişli ve zorunlu olduğu, netice itibarıyla bu müdahalenin ulaşılacak meşru amaç kapsamındaki kamu yararı ile dengelendiği, gerek OHAL ilanı hakkında 21 Temmuz 2016 itibarıyla AİHS’nin 15. ve MSHUS’nin 4. maddeleri kapsamında Avrupa Konseyi Genel Sekreterliğine ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine derogasyon (askıya alma/yükümlülük azaltma) bildirimi yapılmış olması, gerekse davaya konu kamu görevinden çıkarma işleminde ölçülülük ilkesine aykırılık bulunmaması nedeniyle milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklerin yerine getirildiği, davacı hakkında tesis edilen kamu görevinden çıkarılma işleminde dokunulması yasak olan haklara herhangi bir müdahalenin bulunmadığı, bu nedenle çekirdek alana dokunma yasağının da ihlal edilmediği sonucuna varıldığı, yukarıda yapılan açıklamalarla birlikte, uyuşmazlığın esası yönünden istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine, vekalet ücreti yönünden ise İdare Mahkemesi kararında ''takdir edilen 2.075,00 TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine'' şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası gereğince, ''takdir edilen 2.075,00 TL vekalet ücretinin işbu kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafından davalı idareye ödenmesine'' olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; ByLock programını indirmediği ve kullanmadığı, sadece CGNAT kayıtlarına göre ve BTK'nın verileriyle ByLock kullanıcısı olmasının mümkün olmadığı, bu hususa ilişkin bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'yle güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği, savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, adli yardımdan yararlandığı halde Mahkeme kararında hükmedilen vekalet ücretinin mağduriyetine sebep olduğu, fazla hesaplanan vekalet ücretinin kaldırılması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı, vali yardımcısı olarak görev yapmakta iken, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 693 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, Komisyonun … tarih ve … sayılı işlemiyle reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Öte yandan, dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacının hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan Mahkeme kararının istinaf incelemesi sonucunda … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile "sanığın Bylock kullanıcısı olduğunu bildiren Bylock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilerek, CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve sanık müdafine okunup diyeceklerinin sorulması ile tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2-Karardan sonra dosyaya ibraz edilen Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gönderilen Bylock tespit ve değerlendirme tutanağının, Türk Telekom ve Mozaik İletişim Hizmetleri A.Ş. tarafından gönderilen cevabi yazıların, CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve sanık müdafine okunup diyeceklerinin sorulması suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 3-Dosya kapsamındaki HIS_CGNAT verilerinin ayrıntılı dökümlerinin yaptırılarak sanık beyanında geçen N.M.'nin tanık sıfatıyla beyanının alınarak sanık ve sanık müdafine diyeceklerinin sorulması suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi," gerekçesi ile bozulduğu, bozma kararı üzerine yapılan yargılamada ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçun davacı tarafından işlendiğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraat kararı verildiği, söz konusu Mahkeme kararının da istinaf incelemesi sonucunda … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile "sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının … soruşturma sayılı dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma yürütüldüğünün anlaşılması karşısında, suç vasfının tayini ve mükerrer cezalandırmanın önlenmesi açısından bahse konu soruşturma dosyası incelenerek onaylı örneğinin dosya içerisine alınması ve dava açılması halinde bu dava ile birleştirilmesinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması," gerekçesi ile bozulduğu, bozma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçun davacı tarafından işlendiğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle davacının beraatine karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla esastan reddedildiği, söz konusu karara karşı yapılan temyiz başvurusunun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının E:… sayısına kaydedildiği ve Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda anılan kararın kesinleşmediği görülmüştür.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemelerinin, bakmakta oldukları davalara ait her çeşit incelemeyi kendiliklerinden yapacakları, mahkemelerin belirlenen süre içerisinde lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilecekleri kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükmünün değerlendirilmesinden; re'sen araştırma yetkisine istinaden idari yargı mercilerinin, maddi olayın gerçek niteliğinin saptanması için tarafların iddia ve savunmaları ile yetinmeyerek söz konusu iddia ve savunmalarda belirtilen hususların gerçeğe uygun olup olmadığını saptamak adına maddi delil ve bulguları toplamak ve uyuşmazlığın çözümü için gerekli her türlü inceleme, bilgi edinme ve araştırma yollarını tüketmekle yükümlü oldukları anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında; davacının GSM hattı üzerinden 04/11/2014 tarihinden itibaren ByLock programını kullandığının yetkili makamlarca tutanağa bağlandığı tespitine yer verildiği görülmüştür.
Bu tespit ile ilgili olarak davacı tarafından tüm dosya kapsamındaki beyanlarında özetle; hakkındaki ByLock tespitinin hatalı olduğu, bu durumun dosyaya sunulan Adli Bilişim Uzmanı Raporları ile de sabit olduğu, 17 Kasım 2014 tarihi sonrasında ByLock uygulamasına erişimin Türkiye kaynaklı IP'ler için engellendiği, hakkındaki CGNAT kaydında yer alan 162 verinin 107 adedinin ise 17 Kasım 2014 tarihi sonrasına ait olduğu, bu sebeple CGNAT kayıtlarının kendi içinde tutarlı olmadığı, hakkında yürütülen ceza kovuşturmasında, ByLock CGNAT kayıtlarının başka birinin tarafına ait interneti kullanmasından kaynaklı olabileceği hususunun araştırılmasını isteyen istinaf mahkemesinin talebi üzerine, ağır ceza mahkemesince bu hususun değerlendirmeye alınmasından sonra tanık olarak ifadesi alınan N.M.'nin, ByLock yüklü telefonuyla tarafına ait interneti kullandığını, bu nedenle ByLock-CGNAT kayıtlarının oluşmuş olabileceğini ikrar ve kabul ettiği, tarafına isnat edilen ve sadece CGNAT kaydına dayanan ByLock tespitinin hatalı olduğu ileri sürülmüştür.
Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; '...Sanık hakkında ise, Mahkememizce defeatle talep edildiği halde söz konusu bylock tespit ve değerlendirme tutanağı temin edilememiştir. Bu durum sanığın bylock kullanıcı olup olmadığı hususunda tereddüt oluşturmuştur. Bu haliyle içeriği belirlenemeyen bu bağlantıların sanığın örgütsel amaçla bylock kullanımını ortaya koyacak yoğunlukta olduğundan söz etmek mümkün değildir. Zira, örgütün bylock kullanan sayısının fazla göstermek ve kendisinden olmayanları da bylock kullanıcısı olarak göstermek için hedef saptırmak için kullandığı ortaya çıkan mor beyin gibi uygulamaların bilinmesi bahse konu CGNAT kayıtlarının tek başına sanığın bylock kullandığının kabulüne imkan vermeyeceğini ortaya koymaktadır. Sanık hakkında düzenlenen 20/05/2022 tarihli ankesör/büfe sorgu raporuna göre; 0412 ... 79 numaralı sabit hattan 0507 ... 08 numaralı GSM hattı 13/06/2014 tarihinde saat 16:31:55 te 0 saniye olarak arandığı görülmüş olup, açıklama kısmında ise 0507 ... 08 numaralı GSM hattının V.K.Y. adına abonelik ve beyan kayıtlarının olduğu, sanık ... isimli şahsın 0507 ... 08 numaralı GSM hattına "elektrik abone telefon" şeklinde beyan kaydının bulunduğu anlaşılmıştır. V.K.Y.'ın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin … esas sayılı dosyası ile yargılamasının yapıldığı hakkında beraat hükmü kurulduğu anlaşılmış, şahsın soruşturma aşamasında vermiş olduğu savunmasında söz konusu 0507 .. 08 numaralı hattın kendisine ait olduğunu beyan ettiği görülmüştür. Sanığın bu hususta alınan savunmasında özetle; ardışık raporunda yer alan V. isimli şahıs Şırnak Vali Yardımcısı olarak görevliyken yanında 10 - 15 gün çalıştığını ve elektrik aboneliğini yaparken numarasını ibraz ettiğini, 0507 ... 08 numaralı GSM hattını kendisinin kullanmadığını, Vali Yardımcısı Lojmanı'nın elektrik aboneliğine ilişkin olarak numaranın verilmiş olduğunu ayrıca ilgili kişinin telefonunu kendisi kullandığına dair tespitin de mevcut olduğunu beyan etmiş olup, mahkememizce yapılan araştırmada da 02/06/2022 tarihli tutanakla, V.K.Y.'ın polis memuru olduğu 2015/11-2017/11 tarihleri arasında Şırnak İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yaptığı bildirilmiş olup, sanığın da 2017/01-2017/08 tarihleri arasında Şırnak Valiliği'nde görev yaptığı tespit edilmiştir. Tüm bu nedenlerle Mahkememizce sanığın bylock kullanıp kullanmadığı hususunun kesin olarak saptanmadığının ve bu husustaki şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği, bu şekilde fetö üyeliğinin kesin delillerden kabul edilen bylock programını kullandığı kabul edilemeyen, açık ve kesin bir örgütsel faaliyeti belirlenemeyen ve kod adı ve benzeri örgütsel işareler kulladığına dair bir bilgi elde edilemeyen, ankesörle aranma kaydı olmayan sanık hakkında iddia edilen hususun ve örgüt üyeliği için aranan "eylemlerin yoğun, çeşitli ve sürekli olması" kriterlerinin sanık hakkında gerçekleşmediği, buna göre sanığın terör örgütüne üye olduğuna dair cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığı...' gerekçeleri ile davacının beraatine karar verildiği görülmüştür.
Davacının yargılandığı ceza yargılamasında ifadesine başvurulan N.M.'nin, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan ifadesinde, davacı hakkında, 'Sanık ... benim kardeşim olur ancak kendisi hakkında tanıklık yapmak istiyorum. 0541 ... 88 numaralı GSM hattını ben kullandım. Bu hat üzerinden benim telefonumdan BYLOCK kullanılmıştır. Ben telefonumu arkadaşlarıma ara sıra vermekteydim, ancak bu hat üzerinden kullanılan BYLOCK hesabı bana ait değildir. Kardeşim olan ...'nın evine gittiğimizde hem benim, hem de çocuklarımın ...'in internetini kullandığı olmuştur. Ben 2014 yılında "Batıkent Mahallesi - Ankara"da ikamet ediyordum ancak açık adresimi tam olarak hatırlamıyorum. Batıkent Mahallesi'nde ikamet etmekteyken kardeşim ... nadiren de olsa evime gelirdi. Kardeşim ile aramız samimi değildi ancak bozuk da değildi, birbirimize gidip - gelmişliğimiz olmuştur. Benim Ankara Batıkent'teki evimde kullandığım bir Wi-Fi yoktu fakat telefonumda internet mevcuttu. Ben kardeşim olan ...'nın internetini kullanarak kendi telefonumda da işlemler yapmıştım, ayrıca çocuklarım da oyun oynamak için kardeşimin internetini kullanmıştı. ... beni "Bu işleri bırak, bu işin sonu iyi değil." diye çok uyarırdı, şimdi ben kendisini şu anda duruşma salonunda gördüğüm için vicdan azabı çekiyorum. Kendisinin FETÖ/PDY ile bir bağı yoktur. Ancak gayrıihtiyari kardeşimin internetini kullandığımı tekrar dile getirmek istiyorum. Belirttiğim gibi ben zaman zaman kardeşimin evine gidip, gerek ben gerek de çocuklarım evin internetinden yararlandık. Kardeşimin internetini kendi telefonumdan internete girmek için kullandım. Bundan kaynaklı olarak BYLOCK kaydı çıkmış olabilir. Kendisinin BYLOCK kullandığını düşünmüyorum' şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Ayrıca davacı tarafından dava dosyasına sunulan ve ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… sayılı ara kararı gereğince Kaçakçılık ve Organize Suçlarlar Mücadele Şube Müdürlüğünce düzenlenen 04/04/2020 tarihli tutanakta; "...sanık ... MANİSA (T.C.: ...) hakkında verilen ara karar gereğince 532 ... 02 numaralı GSM hattınn resmi kuruluşlara iletişim numarası olarak verilip verilmediğini sorgulanarak düzenlenen tutanağın gönderilmesi istenilmiştir. Konu ile ilgili KOM Bilgi Sistemi üzerinden yapılan sorgulamalar neticesinde; Talebe konu 532 ... 02 numaralı GSM hattının zaman içerisinde 1999 yılında P.D. isimli şahıs tarafından aktive edildikten sonra 2003 yılında kapanan hattın sanık ... MANİSA tarafından 22.05.2009 tarihinde açıldığı, kayıtlara göre hattın 23.08.2013 tarihinde kapatıldığının görüldüğü, ... Anılan hattın yapılan Bylock sorgusu neticesinde GSM hattı üzerinde ilk tespit tarihi 04/11/2014 olan içerik kaydı (USER ID) bulunmayan bylock hattının yüklendiğinin anlaşıldığı, ... Yukarıdaki tablolardan Sanık ... MANİSA adına kayıtlı 532 ... 02 numaralı GSM hattının kapatılma tarihi (23.08.2013) ve Bylock programının yüklendiği tarih (04.11.2014) karşılaştırıldığında Bylock programının 532 ... 02 numaralı GSM hattı iptal edildikten sonra yüklendiğinin anlaşılmakta ise de; Söz konusu GSM hattının resmi işlemler sırasında ibraz edilip edilmediğinin tespitine yönelik yapılan sorgulama neticesinde; Söz konusu hattın sanık ... MANİSA tarafından (yukarıdan aşağı doğru 3. Sıra) 08.02.2011 tarihinde Pasaport alırken, 11.06.2012 tarihinde (yukardan aşağı doğru 4.sıra) Araç satış işlemi sırasında ibraz edildiği bu iki işlemin hattın kapanma tarihi gibi görünen 23.08.2013 tarihinden önceki işlemler olduğu, Bu işlemlerin yanısıra yine sanık ... MANİSA tarafından 10.10.2013 tarihinde Pasaport işlemi sırasında (yukardan aşağı 2.sıra) resmi kurumlara ibraz edildiği, ... Anılan hattın kayıtlara göre her ne kadar 23.08.2013 tarihinde kapatılmış olduğu görülmekte ise de bu tarihten 47 gün kadar sonra yani 10.10.2013 tarihinde yine hat sahibi sanık ... MANİSA tarafından pasaport alırken ibraz edildiği anlaşılmaktadır. Bu tespitlerin yanı sıra; Tablonun 1. Sırasında yer alan ve 22.09.2014 tarihinde Pasaport alınırken ibraz edilen kayıttı ismi görünen B.M.'nın sanık ... MANİSA'nın kızı olduğu ve doğum tarihinin 07.02.2014 (pasaport müracaat tarihinde 7 aylık) olduğu anlaşılmaktadır. Pasaport Müracaat tarihinde 7 aylık olan B.M. için yapılan pasaport müracaat işleminin (22.09.2014) anılan hattın kapanma tarihinden (23.08.2013) sonrasında olduğu anlaşıldığı gibi aynı zamanda bylock programının yüklendiği 04.11.2014 tarihinden de 42 gün öncesine denk geldiği anlaşılmaktadır. Son olarak tablonun 5. Sırasında 29.09.2016 tarihinde Araç Satış işlemi sırasında anılan hattın M.M. (TC Kimlik No: ...) tarafından ibraz edildiği, M.M.'nın sanık ... MANİSA'nın babası olduğu, hattın kapanma tarihi gibi görünen 23.08.2013 tarihinden yaklaşık 3 yıl sonra (29.09.2016) sanığın babası tarafından irtibat numarası olarak verildiği anlaşılmaktadır. SONUÇ OLARAK : Sanık ... adına kayıtlı üzerinde Bylock programı yüklendiği anlaşılan 532 ... 02 mumaralı GSM hattının her ne kadar bylock programının yüklendiği 04.11.2014 tarihinden önce yani 23.08.2013 tarihinde kapatılmış olduğu görülmekte ise de; Anılan hattın kapanma tarihinden sonra 3 kez resmi kurumlara iletişim numarası tarafından ibraz edildiği, Bu işlemlerinin 2 tanesinin bylock programının yüklendiği tarihten sonrası tarihlere gerçekleştiği, Yapılan işlemlerden birinde sanığın ismi, diğerinde sanığın 7 aylık kızı ve sonuncusunda sanığın babasının adının görüldüğü, Dolayısıyla hattın kayıtlara göre her ne kadar 23.08.2013 tarihinde kapatıldığı görülmekte ise de bu tarihten sonra hattın açık olduğu ve aktif olarak kullanıldığı tespit edilmiştir." yolunda tespitlere yer verildiği görülmüştür.
Bu durumda, yukarıda yer verilen tespitler, davacının beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının ByLock kullanıcısı olup olmadığı hususunda belirsizlik bulunduğu görüldüğünden, dosyanın anılan husus İdare Dava Dairesince araştırıldıktan sonra karara bağlanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan, her ne kadar davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararı, vekalet ücreti yönünden de temyiz edilmekte ise de, Dairemizin bu kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince yeniden karar verileceğinden, bu aşamada davacının söz konusu temyiz istemi hakkında karar verilmesine olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:2019/692 sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 30/05/2023 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.