T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5563
Karar No : 2023/3577
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Nevşehir ili, Acıgöl ilçesi, Karapınar Belediye Başkanlığında ... olarak görev yapan davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) ve (g) alt bentlerinde yer alan "ideolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak" ve "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiillerini işlediğinden bahisle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; olayda, davacı tarafından 26/08/2016 tarihinde Acıgöl İlçe Jandarma Komutanlığında alınan ifadesinde, 13/07/2016'da yaptığı paylaşımı övme amacıyla yaptığı, 15/07/2016 tarihinde yaptığı paylaşımın eleştiri niteliğinde olduğu, disiplin soruşturması kapsamında alınan ifadesinde de 10-12-13 Temmuz 2016 tarihlerinde yapılan paylaşımların kendisi tarafından yapıldığını beyan ettiği, bu durumda, dosya içeriğinde yer alan disiplin soruşturması raporu ve ek disiplin soruşturması raporu, tanık ifadeleri ile diğer tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendiğinde; kendi sosyal medya hesabından Cumhurbaşkanı ve Başbakan hakkında aşağılayıcı ve rencide edici hakaretlerde bulunduğu iddiası ile hakkında disiplin soruşturması yürütülen davacının söz konusu fiilinin sübut bulduğu anlaşıldığından, davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği, öte yandan, isnat edilen fiillerle ilgili olarak ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... , K:... sayılı dosyasında "Cumhurbaşkanına Hakaret" suçundan yapılan yargılama neticesinde, davacı hakkında 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, diğer taraftan, davacı tarafça ileri sürülen savunma yapabilmesi için yasal sürenin tanınmaması nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığı iddiasına; ... tarih ve ... sayılı işlemle 10 gün süre verilmek suretiyle savunmasının 25/10/2016 tarihinde ve ek savunmasının da 27/02/2017 tarihinde alındığı, bununla birlikte 20/10/2017 tarihinde de Yüksek Disiplin Kurulu huzurunda savunmasının alındığı görüldüğünden, sendika üyesi olmasına rağmen Yüksek Disiplin Kurulu'nun sendika temsilcisi olmaksızın karar aldığı iddiasına ise; ... tarih ve ... sayılı işlemle sendika temsilcinin davet edilmesine rağmen katılmadığı görüldüğünden itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; 28/07/2016 tarihli Kaymakam oluru ile davacı hakkında 657 sayılı Kanun'un hükümleri kapsamında disiplin soruşturması yapılması amacıyla İlçe Jandarma Komutanı'nın muhakkik olarak atanmasına karar verildiği, anılan Komutan tarafından başlanılan disiplin soruşturmasında, iki mahalle muhtarı, davacının görev yaptığı Belediyede çalışan iki mevsimlik işçi ile davacı ve Belediye Başkanı'nın ifadesinin alındıktan sonra 05/08/2016 tarihli yazı ile, "davacı hakkında 657 sayılı Kanun hükümleri uyarınca disiplin soruşturması yapılması istenilmiş ise de, dosya ile ilgili işlem yapılmayarak" Acıgöl Kaymakamlığına iade edildiği, iade üzerine Kaymakam oluru ile yeni muhakkik tayin edilen Kaymakamlık ... tarafından yapılan soruşturmada, ilgili tanıkların ve davacının ifadesi yeniden alınmadan, İlçe Jandarma Komutanı tarafından alınan ifadelerin aynısına yer verilmek suretiyle 19/08/2016 tarihli disiplin soruşturma raporunun düzenlendiği hususları göz önüne alındığında usule aykırı olarak yapılan disiplin soruşturmasına dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlemin temelini oluşturan iki gerekçeden tanık ifadeleri yanında diğer gerekçenin, davacının facebook hesabında yaptığı yazı ve fotoğraf paylaşımları ile Cumhurbaşkanı ve Başbakan'a hakaret ve rencide etmesi olduğu, ancak davacı tarafından, bu yedi paylaşımdan sadece ikisi ya da üçünün kendisi tarafından paylaşıldığı, diğer paylaşımların kendi hesap duvarına sızan başkaları tarafından paylaşıldığı yönünde itirazda bulunulduğu, davacının bu iddiasıyla ilgili olarak Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğuna dair 27/09/2016 tarihli suç duyurusu dilekçesinin ve aynı konuda beyanda bulunduğuna dair Cumhuriyet Savcısı'na verdiği ifadesinin dosyada mevcut olduğu, sosyal medyadan "Önemli Duyuru" başlığı ile yaptığı duyuruda, sosyal medya hesabı şifresinin ele geçirilmiş olabileceği, kendisinin olmayan paylaşımlarının başkaları tarafından düşmanca tavırla yapılarak suça itilmeye çalışılması sebebiyle hesabını kapattığını belirttiği, kapatılan hesabının başkaları tarafından yeniden açıldığına dair gelen mesaj çıktısının davacı tarafından dosyaya eklendiğinin görüldüğü, davacının bu iddialarının Yüksek Disiplin Kurulunca ciddi bulunarak, davacının facebook hesabı yeniden incelenmek suretiyle davacı tarafından yapılan paylaşımlar ile dış adreslerden gelen paylaşımların tespit edilerek Kurula gönderilmesi için soruşturmanın muhakkike iadesine edilmesine rağmen, muhakkik tarafından düzenlenen ek raporda, davacının facebook hesabı kapalı olduğundan inceleme yapılamadığı, dolayısıyla davacının kendi hesabı duvarında başkaları tarafından paylaşım yapılıp yapılmadığının tespit edilemediği belirtilerek dosyanın yeniden Yüksek Disiplin Kuruluna yollandığının görüldüğü, ayrıca, davacının Nevşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinde, soruşturmaya konu paylaşımlarından ikisiyle ilgili olarak "Cumhurbaşkanına Hakaret" suçundan yapılan yargılama sonucunda, 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüş ise de, ceza mahkamesince verilen bu kararın, dava konusu işlemin dayanağı olan ve usulüne uygun olarak yapılmayan disiplin soruşturmasını hukuka uygun hale getirmeyeceği, sonuç olarak, 657 sayılı Kanunun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) ve (e) alt bentlerine dayalı olarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğuna karar verildiğinden, bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının da yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının, bu tarihten itibaren hesaplanarak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu, davacının fiilinin sabit olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Soruşturmacı olarak kolluk kuvvetleri mensuplarının görevlendirilmelerinin hukuka aykırı olduğu, sadece üç paylaşımın kendisi tarafından yapıldığı, diğer paylaşımların facebook hesabına sızan şahıslarca yapıldığı, bu durumu hesabından yaptığı paylaşımla bildirdiği, tam bir tespit yapılmadan cezalandırıldığı, şüpheden sanığın yararlanması gerektiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir.
Yargılama hukukunun temel ilkelerine göre, usul esastan önce gelir. Bunun anlamı; davada usule ilişkin herhangi bir sorun varsa, bu sorun halledilmeden esasa geçilemeyeceğidir. İdari dava teorisi bakımından bu temel kuralın yansıması; idari işlemin usule ilişkin unsurlarından birinde hukuka aykırılık saptanması durumunda, idari yargıcın, işlemin bu hukuka aykırılık nedeniyle iptaliyle yetinmesi, ayrıca esasa ilişkin unsurlarla ilgili hukuka uygunluk denetimi yapamamasıdır. Aksi durum; idari yargıcın usule ilişkin yargısına güvenmediği anlamına geleceğinden; kararın tamamının güvenden yoksun kalması sonucunu yaratır ki, kimi durumlarda idarenin yerine geçerek karar verilmesi anlamına da gelebilen böyle bir karara, Hukuk Devleti ilkesinin hedeflediği güvenirliği olan yargı kararı olarak bakılması olanaklı değildir.
Olayda; Bölge İdare Mahkemesince verilen ve temyiz istemine konu edilen karar, bu niteliktedir. Bölge İdare Mahkemesi, ilgili mevzuat uyarınca, usulüne uygun olarak soruşturma yapılmadığı gerekçesine dayanarak işlemin iptaline karar vermekle yetinmek yerine; daha öteye geçerek, esasa ilişkin hukuka aykırılık halini de inceleyerek kararına esas almıştır.
Kararın, uyuşmazlığın esasına ilişkin gerekçesi yukarıda sözü edilen yargılama hukuku temel ilkesine açık aykırılık oluşturduğundan, hukuki sonuç doğurabilecek nitelikte değildir. Söz konusu karar, "usule ilişkin gerekçesi" itibarıyla hukuki varlık kazanmıştır; uygulanması da bu gerekçesine göre olmak zorundadır.
Bölge İdare Mahkemesi kararında, usule ilişkin kararından sonra, esasına ilişkin değerlendirmeye girilmesinde hukuka uygunluk bulunmamakta ise de, bu durum 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan gerekçesinin; "28/07/2016 tarihli Kaymakam oluru ile davacı hakkında 657 sayılı Kanun'un hükümleri kapsamında disiplin soruşturması yapılması amacıyla İlçe Jandarma Komutanı'nın muhakkik olarak atanmasına karar verildiği, anılan Komutan tarafından başlanılan disiplin soruşturmasında, iki mahalle muhtarı, davacının görev yaptığı Belediyede çalışan iki mevsimlik işçi ile davacı ve Belediye Başkanı'nın ifadesinin alındıktan sonra 05/08/2016 tarihli yazı ile "davacı hakkında 657 sayılı Kanun hükümleri uyarınca disiplin soruşturması yapılması istenilmiş ise de, dosya ile ilgili işlem yapılmayarak" Acıgöl Kaymakamlığına iade edildiği, iade üzerine Kaymakam oluru ile yeni muhakkik tayin edilen Kaymakamlık ... tarafından yapılan soruşturmada, ilgili tanıkların ve davacının ifadesi yeniden alınmadan, İlçe Jandarma Komutanı tarafından alınan ifadelerin aynısına yer verilmek suretiyle 19/08/2016 tarihli disiplin soruşturma raporunun düzenlendiği hususları göz önüne alındığında, Belediye ... olarak görev yapan davacı hakkında yapılan disiplin soruşturmasında, kolluk gücü amiri olan üniformalı İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Başçavuş'un sivil memur olan davacı üzerinde baskı oluşturabileceğinden, disiplin soruşturmasını yapmak üzere muhakkik olarak atanmasının disiplin hukukunun ilke ve esaslarıyla bağdaşmayacağı, kaldı ki, İlçe Jandarma Komutanı tarafından soruşturmaya başlandıktan sonra durumun farkına varılarak soruşturma tamamlanmadan dosyanın Kaymakamlığa iade edildiği, sözü edilen iade üzerine tayin edilen yeni muhakkik tarafından, sanki ilk defa soruşturmaya başlanıyormuş gibi davacıya isnat edilen konular ilgili lehe ve aleyhe delillerin toplanması, davacının ifadesinin ve gerekiyorsa tanık ifadelerinin yeniden alınması gerekirken, bu hususlara uyulmadan, İlçe Jandarma Komutanı tarafından önceden alınan ifadelere disiplin soruşturma raporunda aynen yer verilmesi suretiyle usule aykırı olarak yapılan disiplin soruşturmasına dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali ile parasal ve özlük haklarının ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 19/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.