T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5640
Karar No : 2023/3713
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : İstanbul Büyükşehir Belediyesinde bilgisayar işletmeni olarak görev yapan davacının soruşturma konusu fiilinin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde düzenlenen fiil ve hallere nitelik ve ağırlık itibarıyla benzerlik gösterdiğinden bahisle 125. maddenin dördüncü fıkrasına istinaden Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; uyuşmazlık konusu olayda, davacının üzerine atılı soruşturmaya konu eylemlerinin, disiplin cezası ile örtüşmediği, ayrıca davacının fiili ile verilen ceza arasında orantılılık bulunmadığı, davacının kusurlu eyleminin karşılığı olan cezadan daha ağır bir ceza ile cezalandırılmış olduğu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinde, Devlet memurlarının disipline aykırı eylem ve davranışları ile anılan davranışlar nedeniyle verilecek disiplin cezaları bentler halinde sayıldığı, 125. maddenin dördüncü fıkrasında ise “Yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir.” hükmüne yer verildiği, anılan maddenin, memurun eyleminin anılan 125. maddede tek tek sayılan eylemlerden hiç birisine girmemesi durumunda, disiplin cezasını gerektiren eylemin nitelik ve ağırlığı gözönüne alınarak yine aynı maddede sayılan cezalardan birinin verilebilmesi konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık ise de, “benzer eylem” nedeniyle ceza verilebilmesi için, eylemin açıkça karşılığı olan ceza maddesinin bulunmaması, bu gibi hallerde yapılacak ceza tayininde, fiilin “nitelik ve ağırlık” bakımından benzer eylem olduğunun tesbiti gerekmekte olup, disipline aykırı fiil ve hallerin karşılığı olan ceza maddesi belirlenirken; ceza hukukunun alt dalı niteliğinde olan disiplin hukukuna ilişkin ilkeler bakımından, açık bir hükmün bulunmadığı hallerde, kıyas yoluyla ceza tayinine olanak bulunmadığı, uyuşmazlık konusu cezanın tayininde, fiilin “nitelik ve ağırlık” bakımından benzer eylem olduğunun tesbitine yönelik olarak, disipline aykırı eylemin 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) fıkrası (a) ve (b) alt bentlerinde yer alan hangi eyleme “benzer” nitelikte bir eylem olduğuna ilişkin somut bir belirleme yapılmadığı, ayrıca, uyuşmazlık konusu Yüksek Disiplin Kurulu kararında; memuriyetten çıkarma cezasının bireyin tüm hayatını derinden etkileyeceği hususu yanısıra davacının önceki memuriyet hayatındaki durumu dikkate alınarak, geçmiş hizmetleri ve sicillerinin kararda tartışılmadığı ve bir alt ceza uygulaması açısından gerekli değerlendirme yapılmadığı gibi, bir alt cezanın tatbik edilmemesinin gerekçesinin de ortaya konulmadığı, bu durumda, davacıya atfedilen eylemin ve karşılığında tayin edilecek cezanın belirlenmesinde, bir alt ceza uygulanması hususu tartışılıp bu konuda bir değerlendirme de yapılmadan ve yukarıda bahsedilen ilkeler uyarınca somut bir değerlendirme yapılmaksızın, soyut olarak kıyas yoluyla "meslekten çıkarma" cezası ile tecziyesine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde usul yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; olayda, davacının soruşturma konusu paylaşımı yaptığı açık ve ihtilafsız olup, bu paylaşımın disiplin hukukunun ruhuna ters düşen ve disiplin cezası ile cezalandırılması gereken bir fiil olduğu; ancak, bu fiilin nitelik ve ağırlığı itibarıyla en çok benzer olduğu alt bendin 125. maddenin birinci fıkrasının (D) bendinin (o) alt bendi olduğu, davacının fiilinin bu madde kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu durumda, davacının fiilinin ölçülülük ve elverişlilik ilkelerine aykırı olarak benzer eylem kapsamında 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) ve (b) alt bentleri uyarınca değerlendirilmek suretiyle Devlet Memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına dair tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul Büyükşehir Belediyesinde bilgisayar işletmeni olarak görev yapan davacının sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımın, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde düzenlenen fiil ve hallere nitelik ve ağırlık itibarıyla benzerlik gösterdiğinden bahisle 125. maddenin dördüncü fıkrasına istinaden Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yüksek Disiplin Kurulunun 07/06/2017 tarih ve 1664-1561-1784 sayılı işleminin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 129. maddesinde, ''Yüksek disiplin kurulları kendilerine intikal eden dosyaların incelenmesinde, gerekli gördükleri takdirde, ilgilinin özlük dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidirler. Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir."; 130. maddesinde ise, "Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır." hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın 129. maddesinin ikinci fıkrasında, memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Anılan Anayasa hükmünün gerekçesinde, "yapılacak disiplin kovuşturmalarında ve disiplin cezası uygulamasında ilgiliye isnad olunan hususun bildirilmesi, dinlenilmesi, savunmasını yapma imkanı tanınması bu madde ile güvence altına alınmaktadır" ifadelerine yer verilerek, disiplin cezaları ile ilgili olarak anayasal güvenceye bağlanan savunma hakkının içeriği belirtilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 130. maddesinde diğer cezalar bakımından memura sadece 7 günden az olmamak üzere savunma hakkı tanınmışken, memuriyetten çıkarma cezası açısından 129. maddeyle, soruşturma ile ilgili evrakın incelenmesinden vekili vasıtasıyla sözlü savunma yapılmasına kadar, 130. maddeden farklı olarak geniş bir savunma hakkı tanınmış bulunmaktadır. Yasa koyucu, ilgili açısından en ağır sonuçları doğuran Devlet memurluğundan çıkarma cezasının verilmesinde, bu şekilde bir savunma hakkının tanınmasını memur statüsü açısından önemli bir güvence olarak öngörmüştür.
Anayasa hükmü ve 657 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden; Devlet memurunun veya diğer kamu görevlilerinin görevine son verilmesi sonucunu doğuran disiplin cezalarının verilebilmesi için, söz konusu disiplin cezalarını vermeye yetkili merciiler tarafından, ilgili kamu görevlisinin hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri, üzerine atılı fillerin hukuki nitelendirmesini ve önerilen disiplin cezasını öğrenmesi sağlanarak, savunma yapmasına imkan tanınmasının hukuken zorunlu olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; Yüksek Disiplin Kurulunca, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilen ilgiliye 657 sayılı Kanun'un 129. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak son savunma hakkı tanınması gerektiği açık olup, uyuşmazlık konusu olayda, hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilen davacı hakkında Yüksek Disiplin Kurulunca 657 sayılı Kanun'un 129. maddesine göre son savunması alınmadan tesis edildiği görülen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Bu durumda, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde bulunmamakta ise de, sözü edilen husus sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu gerekçe değiştirerek onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.