T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/5679
Karar No : 2023/2799
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri …
Hukuk Müşaviri …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının kabule ilişkin kısmının davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 26/05/2013 tarihinde düşme sonucu başvurduğu Mustafa Kemalpaşa Devlet Hastanesinde tedavisinde gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi sonucunda engelli hale geldiği ve olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla 80.000,00 TL manevi, 40.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; dava konusu olay kapsamında düzenlenen Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporunda davacının tedavisine katılan sağlık görevlilerinin uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, ilgili sağlık çalışanlarına atfıkabil kusur bulunmadığı belirtildiğinden olayda idarenin tazmin sorumluluğunu doğuran şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesince; hizmetin yürütülmesinde sağlık personeline atfedilebilen somut bir kusur tespit edilmemekle beraber kamu hizmetinin yürütüldüğü olayda sonuç itibarıyla bir zararın gerçekleşmesi, meydana gelen zararın tamamen doğrudan hastanın anatomik yapısından veya hizmet dışı etkenlerden kaynaklandığının açıkça ortaya konulamaması, ayrıca tıbbi müdahalede gerekli dikkat ve özenin gösterilmediği yönündeki endişe ve şüphelerin giderilememesi hususları dikkate alındığında olayda manevi tazminat ödenmesini gerekli kılan şartların oluştuğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat yönünden kabulüne, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmının kaldırılmasına, manevi tazminat isteminin kabulüne, 80.000,00 TL manevi tazminatın başvuru tarihi olan 02/04/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, olayda hizmet kusurunun bulunmadığı, tazminata hükmedilmesi için gerekli olan şartlarının oluşmadığı, faizin başlangıç tarihinin hatalı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlıklı 26. maddesinde, "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik ve niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." hükümlerine yer verilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin "yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." hükmünden kastedilen münhasıran ölenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan, başkalarına devir ve temliki veya miras yoluyla intikali mümkün olmayan haklarla ilgili davalardır. Bunun dışında, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, ölene ait bulunan bütün haklar, mallar ve borçlar mirasçılara geçeceğinden, dava açılmakla mameleki niteliğe dönüşen haklar da ölenin mal varlığının bir bölümünü oluşturacağından, açılmış bulunan bu tür davaları ölenin mirasçılarının takip etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı … 'in, … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyiz edilmesinden sonra 29/01/2022 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; Bölge İdare Mahkemesince, davacının vefat etmiş olduğu ve uyuşmazlığın yalnız öleni ilgilendiren bir dava niteliğinde bulunmadığı gözetilerek, 2577 sayılı Kanunun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçıların başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,
2. 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrası hükmünün uygulanmasını teminen, davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyize konu kabule ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 25/05/2023 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.