T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/5789
Karar No : 2023/801
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu Başkanlığı
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Tekstil İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacı şirket tarafından; Kurum denetimi neticesinde sigortasız işçi çalıştırıldığının tespiti üzerine sigortasız çalışan işçiler için işe giriş bildirgelerinin, işten ayrılış bildirgelerinin ve aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde verilmemesi nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesi uyarınca toplam 3.340.823,00 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işleme yapılan itirazın reddine dair Esenyurt Sosyal Güvenlik Merkezi'nin … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Mahkemece verilen işlemin iptaline yönelik kararın haksız gerekçesinin ise yetersiz olduğu, davacı şirket ile alt işveren olduğu iddia edilen şirketin aynı iş kolunda faaliyet gösterdikleri, işçilerin davacının iş yerinde çalıştıkları ve diğer firmayı bilmedikleri, söz konusu 88 işçinin 26 tanesinin tescilsiz olduğu kararda da belirtildiğine göre cezanın bu işçilere ait kısmının da iptal edilmiş olmasının davanın eksik ve yetersiz inceleme ile hükme bağlandığını gösterdiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin …. İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/02/2023 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinde; “… Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. … Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez….” kuralları yer almaktadır.
Anılan Kanun'un 3. maddesi hükmüne dayanılarak hazırlanan Alt İşverenlik Yönetmeliği'nin 3. maddesinde, asıl iş; mal veya hizmet üretiminin esasını oluşturan iş, yardımcı iş; işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin olmakla beraber doğrudan üretim organizasyonu içerisinde yer almayan, üretimin zorunlu bir unsuru olmayan ancak asıl iş devam ettikçe devam eden ve asıl işe bağımlı olan iş, asıl işveren; işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işleri veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işleri diğer işverene veren, asıl işte kendisi de işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar, alt işveren; bir işverenden, işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan, bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran gerçek veya tüzel kişi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar olarak tanımlanmış; maddede muvazaanın; işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin asıl işin bir bölümünde uzmanlık gerektirmeyen işlerin alt işverene verilmesini, asıl işveren işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak hakları kısıtlanmak suretiyle çalıştırılmaya devam ettirilmesini, kamusal yükümlülüklerden kaçınmak veya işçilerin iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi yahut çalışma mevzuatından kaynaklanan haklarını kısıtlamak ya da ortadan kaldırmak gibi tarafların gerçek iradelerini gizlemeye yönelik işlemleri ihtiva eden sözleşmeyi ifade ettiği belirtilmiştir.
Yönetmeliğin asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulma şartlarını düzenleyen 4. maddesinde, asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulabilmesi için; alt işverene verilen işin, işyerinde mal veya hizmet üretiminin yardımcı işlerinden olması, asıl işin bölünerek alt işverene verilmesi durumunda ise, verilen işin işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir iş olması gerektiği kurala bağlanmış; 11. maddesinde de, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işin; mal veya hizmet üretiminin zorunlu unsurlarından olan, işin niteliği gereği işletmenin kendi uzmanlığı dışında ayrı bir uzmanlık gerektiren iş olduğu ifade edilmiş, işverenin kendi işçileri ve yönetim organizasyonu ile mal veya hizmet üretimi yapmasının esas olduğu belirtilmiş, asıl işin ancak, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmesi şartlarının birlikte gerçekleşmesi hâlinde bölünerek alt işverene verilebileceği kuralına yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta; davacı şirkete ait penye tekstil imalatı yapılan işyerinde gerçekleştirilen denetim neticesi; 88 işçinin fiilen çalıştığı, bunlardan 62 işçinin davacı şirket ile imzalanan taşeronluk sözleşmesine istinaden … Tekstil İnşaat Bilgisayar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından tescil ettirildiği, kalan 26 işçinin ise tescilsiz olduğu saptanmıştır.
İdare Mahkemesi kararında, 62 işçinin tescil işlemlerinin yapıldığı ... Tekstil İnşaat Bilgisayar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile davacı şirket arasında taşeronluk sözleşmesi bulunduğu, anılan şirketin paravan bir firma olduğuna dair tespitin de bulunmadığı gerekçesine dayanılarak dava konusu işlem bu 62 işçi yönünden hukuka aykırı olarak nitelendirilmiştir.
Mevzuatımızda asıl işveren-alt işveren ilişkisi yukarıda aktarıldığı üzere 4857 sayılı İş Kanunu ve Alt İşverenlik Yönetmeliğinde düzenlenmiştir. Buna göre de, asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulabilmesi için; alt işverene verilen işin, işyerinde mal veya hizmet üretiminin yardımcı işlerinden olması, asıl işin bölünerek alt işverene verilmesi durumunda ise, verilen işin işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir iş olması gerekmektedir. Aksi durum, asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılması suretiyle muvazaayı ortaya koyacaktır.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre; işyerinde penye tekstil imalatı yapılmakta, davacı şirket ve ... Tekstil İnşaat Bilgisayar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aynı adreste ve aynı iş kolunda faaliyet göstermektedir. Çalışanlar, davacı ... Şirketinin çalışanı olduklarını, tescil ettirildikleri ... Tekstil Şirketini tanımadıklarını beyan etmişlerdir. Davacı şirket yetkilisi, tekstil imalatı yapılan işyerini şirketlerinin kiraladığını, işyerindeki tekstil makinalarının şirketlerine ait olduğunu, çalışanların ücretlerini ... Tekstil Şirketinin ödediğini ifade etmiştir. ... Tekstil Şirketinin yetkilisi de işçileri kendisinin işe aldığını ve ücretlerini ödediğini beyan etmiş ve ... Tekstil Şirketinin davacı şirkete işçi hizmet bedeli adı altında fatura kestiği tespit edilmiştir. Bahse konu taşeronluk sözleşmesinde ise, işin konusu; tekstilin her türlü üretimi, malzeme temini ve satışa hazır hale getirilmesi olarak belirlenmiştir.
Yapılan bu tespitler karşısında uyuşmazlıkta; asıl işin tekstil imalatı olduğu davacı şirkete ait işyerinde, yukarıda aktarılan mevzuat kapsamında alt işverene verilen bir yardımcı işten ya da işin niteliği gereği asıl işveren olan davacı şirketin faaliyet alanının dışında ayrı bir uzmanlığı gerektiren bir işten söz edilemeyeceği açık olup, anılan mevzuat uyarınca asıl işveren olan davacı şirketin işçilerinin alt işveren olan ... Tekstil İnşaat Bilgisayar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından işe alınarak çalıştırılması suretiyle muvazaa söz konusudur.
Bu durum itibarıyla, ... Tekstil İnşaat Bilgisayar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından tescil ettirilen 62 işçinin sigorta tescil işlemlerinin davacı şirket üzerinden yapılması gerektiğinden, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile bölge idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.