T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/594
Karar No : 2023/8747
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Karşı Taraf (Davalı) : …Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 4/1-a maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın …tarih ve …sayılı işleminin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi …İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Dava konusu işlemin Anayasa ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu, geçmişe yürümezlik, yasallık ve belirlilik ilkelerinin, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile davacının üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği, kararın istinaf edilmeden kesinleştiği görülmüştür.
Bununla birlikte, bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır.
Bu durumda, somut olayda davacının terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraat etmiş olmasının, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi idari yargılama yönünden bağlayıcılığı da bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında yer alan;
"Tanık M... U...'ın soruşturma sırasında vermiş olduğu beyan incelendiğinde, sanık hakkında ''2011-2012 yılları arasında sanığın sohbetlere geldiğini'' beyan ettiği, tanığın kovuşturma aşamasında alınan beyanında ''2011 - 2015 yılları arasında örgüt içerisinde askeri personelden sorumlu müdür yardımcılığı görevini üstlendiğini, 2011 yılında sorumluluk alanında 112. Filo Komutanlığı'nda bulunan askeri personeller olduğunu, sanığın da 2011 yılında kendisinin sorumluluğunda olduğunu, hatırladığı kadarıyla sanığın örgüt içerisinde Y...s E..e P...ı isimli öğretmene bağlı olduğunu ve o kişinin vermiş olduğu sohbetlere katıldığını, kendisiyle bir iki kez görüştüğünü, görüştüğüm zaman sanığa sohbet verdiğini, Yunus Emre'nin kendisinden sorumlu olan öğretmene para verdiğini bizzat görmediğini, kendi sorumluluğunda olan öğretmenlerin, sorumluluğunda olan askeri personele Fetullah Gülen'in videolarını izlettiğini, kendisinin ise verdiği sohbetlerde sadece dini sohbet verdiğini, bütün askeri personelin örgüt içerisinde kod adı olduğunu, ancak sanığın hangi kod adını kullandığını hatırlamadığını, örgüt içerisinde askeri personel dini sohbet adı alıtnda yapılan toplantılara gelmediğinde ankesörlü hatlardan arandığını, sanığın da sorumlu bulunduğu öğretmenin düzenlediği toplantılara katılmaması halinde ankersörlü hatlardan aranmış olabileceğini, ancak bu konuda net bir bilgi sahibi olmadığını, 2011 yılından sonra sanık hakkında herhangi bir bilgi sahibi olmadığını, yaptığı teşhisin doğru olduğunu, sanığın sorumluluğunda bulunduğu öğretmenin düzenlemiş olduğu sohbetlerin Eskişehir'de Bağlar semtinde tren yoluna yakın bir yerde bulunan apartmanın birinci katında yapıldığını, ayrıca kendisinin de bu adreste sanığa bir kaç kez sohbet verdiğini beyan ettiği anlaşılmıştır." tespitleri, temyize konu mahkeme kararında ve bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/06/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.