T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/6000
Karar No : 2023/3037
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Avcılar Belediye Başkanlığı Veteriner İşleri Müdürlüğünde 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında tam zamanlı sözleşmeli statüsünde "veteriner sağlık teknikeri" olarak görev yapan davacının, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idarece sözleşmenin feshinin, 16/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan ve 28/06/1978 tarih ve 16330 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar"ın sözleşmenin feshi başlıklı Ek 6. maddesinde yer alan ... "Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması" sebebine dayandırıldığı, dava konusu işlem tesis edilirken, davacı hakkında performans ve hizmetine yönelik saptamaların yapılmadığı, görevinde başarısız ve yetersiz olduğuna ve davacının görev yaptığı pozisyonda hizmetine ihtiyacın bulunmadığına dair somut bilgi ve belgelerin ortaya konulmadığı dikkate alındığında, hukuken somut ve geçerli bir nedene dayanmaksızın davacının hizmet sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, Anayasanın 125. maddesinin son fıkrası uyarınca, idarelerin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararların tazmini ile yükümlü olmaları karşısında, hukuka aykırılığı yargı yerince saptanan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davalı idarece ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle uğranılan maddi kayıplarının dava açılış tarihi olan 25/04/2018 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Sözleşmeyle istihdam edilen personelin ihtiyaç kalmaması halinde sürekli çalıştırılma zorunluluğu bulunmadığı, 5018 sayılı Kanun hükümlerini gözeterek, kurumsal çalışmalarda maksimum faydayı sağlamak adına organizasyon yapısında gerekli düzenlemeleri yapmakla mükellef üst yöneticinin bu konuda takdir hakkı olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin iptaline karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı, usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu kararın, "işlem nedeniyle uğranılan maddi kayıplarının dava açılış tarihi olan 25/04/2018 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin hüküm fıkrasına gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa, Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarında düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
Öte yandan; yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, yargı mercilerinin, açılan davalarda davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek biçimde karar veremeyeceği tartışmasızdır.
Dosyanın incelenmesinden; dava dilekçesinde faiz isteminde bulunulmadığı halde, İdare Mahkemesince, davacının uğradığı maddi kayıplarının dava açılış tarihi olan 25/04/2018 tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verildiği anlaşılmakta olup, davacının talebi aşılarak yasal faize hükmedilmesinde usul kurallarına uyarlık bulunmamaktadır.
Ancak, bu husus, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, kararın "işlem nedeniyle uğranılan maddi kayıplarının dava açılış tarihi olan 25/04/2018 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" kısmının, "Dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. ... İdare Mahkemesinin iptal - kabul yolundaki kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, "işlem nedeniyle uğranılan maddi kayıplarının dava açılış tarihi olan 25/04/2018 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi" kısmı yönünden "Dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davacıya ödenmesine" şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 31/05/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.