T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/6092
Karar No : 2023/3057
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Eyüp ilçesi, … Deresi Mevkii … pafta … parsel üzerinde bulunan davacıya ait ev ve müştemilatının ... Sulh Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E…. K…. sayılı kararıyla zoralımına karar verildiği ve bu kararın Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin … tarih ve E…. K… sayılı ilamı ile onanarak 09/05/2005 tarihi itibarıyla kesinleşmesi üzerine ilgili parselin tahliyesine yönelik T.C Orman ve Su İşleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü İstanbul Orman İşletme Müdürlüğü Fenertepe Orman İşletme Şefliği'nin … tarih ve …,… sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Devlet ormanı içinde izinsiz olarak yapıldığı anlaşılan yapı ve muhdesatın tahliye edilmesi yargı kararı gereği yasal bir zorunluluk haline geldiğinden ve davalı idarenin de bu kararı infaz etmesi gerektiğinden tesis olunan işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, karara esas alınan … Sulh Ceza Mahkemesi nezdinde görülen davada beraat kararı verildiği, kadastro ile ilgili olarak devam eden dava göz ardı edilerek, eksik inceleme neticesinde verilen ilk derece mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davalı idarece mahallinde yapılan denetim ve kontrollerde, dava konusu parselin 23/08/1951 tarihinde Maki Tefrik Komisyonu tarafından maki alanı olarak ayrıldığı, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 3302 sayılı yasa ile değişik 2/B. maddesi gereği uygulama çalışmaları sonucu 40 Nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 15/06/1988 tarihi ile askı suretiyle ilan edilerek 15/12/1988 tarihinde kesinleşerek parselin içinde bulunduğu alanın orman sınırı içine alındığı, Fenertepe Orman İşletme Şefliği yetki sahası içindeki … Deresi Mevkii'nde bulunan ormanda izinsiz olarak bina yapıldığının belirlenmesi üzerine bina sahibi olan davacı aleyhine ceza davası açılmıştır.
Yargılama sonucunda, … Sulh Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E…. K…. sayılı kararının Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin … tarih ve E…. K…. sayılı ilamı ile onanarak 09/05/2005 tarihi itibarıyla kesinleşmesiyle, davacının orman alanı içine konut yapmak ve bir kısmını da çevirmek suretiyle fuzulen işgal ettiğinin ve bu suretle 6831 sayılı Yasaya muhalefet suçunu işlediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle yapının müsaderesine karar verildiği ve kesinleşen bu karar uyarınca da dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından iptal davaları, (b) bendinde; idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından tam yargı davaları açılabileceği, maddenin 2. fıkrasında; idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, İdari mahkemelerin yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyecekleri kuralı yer almıştır.
Aynı Kanunun 14. maddesinin 3. fıkrasının (a) maddesinde; dava dilekçelerinin, görev ve yetki yönünden, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından inceleneceği, 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde ise; adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17. maddesinin 1. fıkrasında, " Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; otlatma planı yapılan alanlarda yıllık otlatma süresi dâhilinde hayvanların planlı otlatılmasını sağlayan, gecelemesini emniyet altına alan ve dağılmalarını engelleyen geçici çevirmeler şeklinde düzenlemeler dışında, her çeşit bina, ağıl ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması, tarla açılması, işlenmesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır..." aynı kanunun 93. maddesinde, "Bu Kanunun 17 nci maddesinde yasak edilen fiilleri işleyenler veya izne bağlı işleri izinsiz yapanlar, 91 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar. İşgal ve faydalanma suçunun yeniden tarla açmak suretiyle veya yanmış orman sahalarında ya da kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde işlenmesi halinde verilecek ceza bir kat artırılır. Bu maddede tanımlanan suçların konusunu oluşturan, işlenmesinde kullanılan ve işlenmesiyle elde edilen eşya veya mahsul Türk Ceza Kanununun müsadereye ilişkin hükümlerine göre müsadere edilir. Müsadere olunan mahsuller satılarak bedeli Orman Genel Müdürlüğünce irad kaydolunur. Müsadere olunan tesisler ise Orman Genel Müdürlüğünce aynen muhafaza edilebileceği gibi ihtiyaç görüldüğü takdirde ormancılık veya diğer kamu hizmetlerinde kullanılabilir. Aksi takdirde ilgili orman idaresince, yıkılmak suretiyle karar infaz olunur. İdarenin bu husustaki talebi halinde genel zabıta kuvvetleri idareye yardım etmekle mükelleftir. 17 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki yerleri amaç dışı kullananlar ve amaç dışı kullanılmasına izin verenler bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.." hükmü bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, müsadere kararına ilişkin yargısal sürecin, kanun yolları tüketilerek kesinleştiği anlaşılmakla, Anayasanın 138. maddesinin son fıkrası uyarınca, yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduklarına ve mahkeme kararlarının yerine getirilmesini geciktiremeyeceklerine göre, adli yargı yerince verilen müsadere kararının infazına yönelik tesis edilen dava konusu işlem, idarenin bu konuda tek taraflı bir şekilde kamu gücüne dayanarak, üstün hak ve yetkileri çerçevesinde yaptığı bir idari işlem olmakla birlikte, esasen adlî yargı kararının uygulanmasına yönelik bir bildirim niteliğinde olduğundan, davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası incelenerek verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 13/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.