T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/6110
Karar No : 2023/3155
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Denizli ili, Pamukkale ilçesi, … Ortaokulunda öğretmen olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı tarafından, söz konusu fotoğraflarda dövme yapmadığı, sadece yapmış gibi göründüğü ve dövme yapmayı bilmediği; aynı zamanda şikayetçinin, boşandığı eski eşi olduğu ve belli bir amaçla bu şikayette bulunulduğu iddia edilmişse de; dava dosyasında bulunan tüm tespitler ile ifade ve beyanlar birlikte bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının sadece kendisi tarafından değil, başka sosyal medya kullanıcıları tarafından da görülebilecek şekilde şahsi sosyal medya hesabında kimliği bilinmeyen bayan şahsın/şahısların cinsel bölgesine dövme yapar halde göründüğü fotoğrafları paylaştığının anlaşıldığı ve bu hususun davacı tarafından da ikrar edildiği, dolayısıyla davacıya isnat edilen fiilin sübuta erdiği ve davacının, sosyal medyada söz konusu fotoğrafları paylaşması suretiyle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde yer alan 'Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak' fiilinin sübut bulduğundan bahisle davalı idarece tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; şikayetçi olan davacının eski eşinin, davacının dövme-piercing yaptığına dair doğrudan gördüğü hususunda bir beyanın söz konusu olmadığı, sosyal medyadan aldığı resimlerden bahisle böyle bir kanaat edindiğini belirttiği, davacının birlikte dövme-piercing yaptığı öne sürülen ...' nin ifadesinde, bu hususu reddederek, hakkındaki iddiaların asılsız olduğunu beyan ettiği, davacının ise dövme yapmayı bilmediği, gençliğinde piercing yaptığı, öğretmen olduktan sonra piercing yapmayı bıraktığı, söz konusu resimleri sosyal medya hesabına koyduğu, ancak yanlış anlaşılabileceğinden kısa süre sonra kaldırdığını beyan ettiği; işleme dayanak alınan resimlerde ise, kadınların cinsellik yönünü ortaya koyan değil, karın bölgesine piercing yapılışına ilişkin görüntüler olduğu, davacının soruşturma kapsamında sübut bulan bu fiilinin memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak fiili kapsamında bulunmadığı dikkate alındığında, davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemin, disiplin hukukunun bilinen ilkesi olan kanunilik ve tipiklik ilkesine uygun bulunmadığı; öte yandan, Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca, idarenin hukuka aykırı bulunarak iptal edilen işlemi nedeniyle davacının yoksun kaldığı maddi halarının ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı parasal haklarının, her ay ödemenin yapılması gereken tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, dosya kapsamıyla örtüşmeyecek şekilde ve eksik incelemeyle karar verildiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Denizli ili, Pamukkale ilçesi, … Ortaokulunda görsel sanatlar öğretmeni olarak görev yapan davacının, zihinsel engelli raporu bulunan ve davacı ile aralarında daha önce taciz davası bulunan ... ile birlikte, davacının evinde izinsiz ve ruhsatsız olarak dövme-piercing işi yaptıkları yönünde BİMER'e şikayet başvurusunda bulunulması üzerine yapılan soruşturma sonucu düzenlenen … tarih ve … sayılı soruşturma raporunda; davacının … ile dövme-piercing yaptığına dair bilgi belgeye ulaşılamadığı, ancak davacının öğretmenlik yaptığı zamanlar dışında dövme-piercing yaptığı ve dövme-piercing yaptığı kişilere (bayanlara) ait cinsellik içeren resim ve görüntüleri sosyal medya aracılığı ile diğer kişilerle paylaştığından bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilmiştir.
Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğünün 17/07/2017 tarihli yazısıyla 657 sayılı Kanun'un 130. maddesi uyarınca davacının savunması istenmiş, üzerine atılı eylemlerin sübut bulduğu kanaatine varıldığından bahisle, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılması üzerine temyizen incelenen davanın açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Kanun'un 129. maddesinde, ''Yüksek disiplin kurulları kendilerine intikal eden dosyaların incelenmesinde, gerekli gördükleri takdirde, ilgilinin özlük dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidirler. Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir." hükmüne; 130. maddesinde ise, "Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Temyize konu karar; davacının Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin işlemin iptaline dair kısmı yönünden incelendiğinde;
Anayasa'nın 129. maddesinin ikinci fıkrasında, memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Anılan Anayasa hükmünün gerekçesinde, "yapılacak disiplin kovuşturmalarında ve disiplin cezası uygulamasında ilgiliye isnad olunan hususun bildirilmesi, dinlenilmesi, savunmasını yapma imkanı tanınması bu madde ile güvence altına alınmaktadır" ifadelerine yer verilerek, disiplin cezaları ile ilgili olarak anayasal güvenceye bağlanan savunma hakkının içeriği belirtilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 130. maddesinde diğer cezalar bakımından memura sadece 7 günden az olmamak üzere savunma hakkı tanınmışken memuriyetten çıkarma cezası açısından 129. maddeyle, soruşturma ile ilgili evrakın incelenmesinden veya vekili vasıtasıyla sözlü savunma yapılmasına kadar, 130. maddeden farklı olarak geniş bir savunma hakkı tanınmış bulunmaktadır. Yasa koyucu, ilgili açısından en ağır sonuçları doğuran Devlet memurluğundan çıkarma cezasının verilmesinde, bu şekilde bir savunma hakkının tanınmasını memur statüsü açısından önemli bir güvence olarak öngörmüştür.
Anayasa hükmü ve 657 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden; Devlet memurunun veya diğer kamu görevlilerinin görevine son verilmesi sonucunu doğuran disiplin cezalarının verilebilmesi için, söz konusu disiplin cezalarını vermeye yetkili merciiler tarafından, ilgili kamu görevlisinin hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri, üzerine atılı fillerin hukuki nitelendirmesini ve önerilen disiplin cezasını öğrenmesi sağlanarak, savunma yapmasına imkan tanınmasının hukuken zorunlu olduğu anlaşılmaktadır.
Yüksek Disiplin Kurulunca, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilen ilgiliye 657 sayılı Kanun'un 129. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak son savunma hakkı tanınması gerektiği açık olup, uyuşmazlık konusu olayda, hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilen davacı hakkında Yüksek Disiplin Kurulunca 657 sayılı Kanun'un 129. maddesine göre son savunması alınmadan tesis edildiği görülen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu durumda; davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde bulunmamış ise de, bu husus, sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan temyize konu kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu karar; davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların, her ay ödemenin yapılması gereken tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde;
Davacının Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna ilişkin yukarıda yer verilen gerekçenin, davacının doğrudan görevine başlatılması sonucunu doğurmayıp, yasaya uygun son savunma istenerek idare tarafından yeniden bir değerlendirme yapılmasının gerektirmesi nedeniyle, bu aşamada davacının parasal hak kaybının varlığından söz edilemeyeceğinden, kararın bu talebe ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın işlemin iptaline ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA oybirliğiyle,
2. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüne, temyize konu kararın; davacının yoksun kaldığı parasal haklarının, her ay ödemenin yapılması gereken tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA oyçokluğuyla,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 05/06/2023 tarihinde, kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının; "davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının, her ay ödemenin yapılması gereken tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısmının, " işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların, davanın açıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği görüşüyle, Daire kararının parasal haklarla ilgili bozmaya ilişkin kısmına katılmıyorum.