T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/6112
Karar No : 2023/1871
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, davacıya ait (…) ve (…) plakalı araçların "S" plaka hakkının üst üste iki yıl süre ile vize ettirilmediğinden bahisle iptal edilerek seriden plakaya dönüştürülmesine ve ilgili plakların boşa çıkarılması konusunda tescil kaydının silinmesi için ilgili Emniyet Müdürlüğü'ne yazı yazılmasına ilişkin …tarih ve …sayılı Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Merkezi kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında; Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi sınırları genelinde personel taşıma hizmetlerini, düzenli ve güvenli hale getirmek, belirlenen güzergâhlarda personel taşıma izni verilen araçların hangi koşullar altında ve ne şekilde çalışacaklarını, bunların işleticileri ile verilen hizmetten yararlanan kişi ve kuruluşlar arasındaki ilişkileri, bu amaçla taşıma yapacak gerçek ve tüzel kişilerin sayısını, yeterlilik ve çalışma şartlarını düzenlemek ve bu Yönetmeliğin gerekli kıldığı denetim hizmetlerini yapmak amacıyla hazırlanan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı Personel Servis Araçları (S Plaka) Hizmet Yönetmeliğinde, S plaka hakkı bulunan araçların arz ve talep dengesini sağlayacak şekilde taşımacılık hizmetinde kalmalarını sağlamak, hizmetin ifası için verilen ticari plakaların yatırım aracı olarak kullanılmasını engellemek, kamu hizmeti olan ulaşım hizmetinin devamlılığını sağlamak, korsan taşımacılığın önüne geçmek diğer bir ifade ile verimli, etkin ve düzenli bir taşımacılık hizmeti oluşturmak amacıyla, üst üste iki yıl süre ile çalışma izin belgesi almayanların plaka hakkının iptal edileceği hüküm altına alınmış olup, son başvuru tarihinin 27.02.2017 tarihi olduğu, davacı tarafından 03.05.2017 tarihinde çalışma izin belgesi almak için başvuruda bulunulduğu, …plakalı aracı 03.07.2015 tarihinde, …plakalı aracı ise 24.11.2015 tarihinde devraldığı, araçların devraldıktan sonra 2015 yılı ve 2016 yılı için çalışma izin belgesi almadığı anlaşıldığından, üst üste iki yıl süreyle izin belgesi alınmadığı sabit olduğundan, davacının adına kayıtlı…ve …plakalı araçlarına çalışma izin belgesi verilmesi talebiyle yaptığı başvurusunun reddedilerek adına tescilli plakasının iptal edilip seriden plakaya çevrilmesine ve plakanın boşa çıkartılması konusunda tescil kaydının silinmesi için ilgili Emniyet Müdürlüğüne yazı yazılmasına ilişkin dava konusu …tarih ve …sayılı Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Merkezi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, …plakayı 03.07.2015 tarihinde, …plakayı 24.11.2015 tarihinde devraldığını, plakanın takılı olduğu araçların modeli eski olduğundan ve iş bulamadığından izin belgelerini teslim edemediği, kararın hakkaniyete aykırı olduğu, herhangi bir uyarıcı ve kesin süreyi belirtir ihbarın yapılmadığı, kazanılmış hakkının ihlal edildiği, il trafik komisyon kararı ile ukome yasasından önce elde edilmiş hakkın iptalinin doğru olmadığı, ayrıca araçları devraldıktan sonra sağlık sorunları ile uğraştığı vize alma olayının geciktiği, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesi'nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 11/04/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X-) Hukuk düzeninde normlar hiyerarşisi, Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, yönetmelik ve adsız düzenleyici işlemler olarak sıralanmakta; daha altta yer alan bir norm, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler getiremeyeceği gibi bir düzenlemenin hiyerarşik sıralamada daha altta bulunan bir düzenleme ile değiştirilememesi ve kaldırılamaması gerekmektedir. İdare Hukukunun temel ilkeleri uyarınca, normlar hiyerarşisinde kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinden sonra gelen ve idarelerin, takdir yetkisini kullanarak yaptıkları yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenleyici işlemler, bir üst hukuk kuralının uygulanmasını göstermek amacıyla ve onlara aykırı hükümler içermemek şartıyla açıklayıcı hükümler taşıyan, dayanağı mevzuatta yer alan hükümlere aykırı düzenleme içermeyen genel düzenleyici işlemlerdir.
Anayasa’nın 38. maddesinin birinci fıkrasında, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz." denilerek "suçun kanuniliği" ilkesi; üçüncü fıkrasında da "Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur." ifadesine yer verilerek "cezanın kanuniliği" ilkesi getirilmiştir. Anayasa’nın 38. maddesinde yer alan "suçta ve cezada kanunilik" ilkesi uyarınca, hangi eylemlerin yasaklandığı ve bu yasak eylemlere verilecek cezaların hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde kanunda gösterilmesi, kuralın açık, anlaşılır ve sınırlarının belli olması gerekmektedir. Kişilerin yasak eylemleri önceden bilmeleri gerektiği düşüncesine dayanan bu ilkeyle temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması amaçlanmaktadır.
Bir fiilin idarî yaptırıma konu edilebilmesi için, bu fiil kanunda açıkça tanımlanmalı veya kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve kuralın içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle doldurularak bu fiilin idarî yaptırımı gerektirdiği ortaya konulmalı, bir fiil nedeniyle uygulanacak yaptırımın türü, süresi ve miktarı ise kanunla belirlenmelidir.
Belirli normların sadece kanunlarla düzenlenebileceğini öngören kanunilik ilkesi, ceza hukukunda olduğu gibi idarî yaptırımlarda da uygulanması zorunlu olan bir ilkedir. Hangi fiillerin idarî yaptırım gerektirdiğinin kanunda açıkça tanımlanması, bunun doğal sonucu olarak bir eyleme yaptırım uygulanabilmesi için yaptırım uygulanacak eylemin belirli olması ve kıyas yoluyla yaptırıma başvurulamaması gerekmektedir.
Dava konusu işlem idari yaptırım niteliğinde olduğundan Anayasa’nın 38. maddesinde düzenlenen “suçta ve cezada kanunilik” ilkesine ve Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan “kanuni düzenleme” ilkesine aykırılık oluşturacağından iptali gerektiği görüşü ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
KARŞI OY :
(XX)- Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olduğu haliyle 3011 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanacak Olan Yönetmelikler Hakkında Kanunun 2. maddesinde, "Mahalli idarelerce düzenlenen ve bu idarelerin yetki ve görev alanlarına giren yönetmelikler, mahallinde çıkan gazete veya diğer yayın yolları ile ilan olunur." düzenlemesine yer verildiği, davalı idare olan Tekirdağ Büyükşehir Belediyesinin 30/03/2014 tarihi itibariyle kurulduğu, sonrasında ulaşım işlerine yönelik düzenleme ve güncelleme çalışmalarına başladığı, dava konusu işlemin de dayanağı olan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı Personel Servis Araçları (S Plaka) Hizmet Yönetmeliğini çıkararak yerel gazetede yayımladığı anlaşılmaktadır. Ancak davalı idarenin ulaşım işlerine yönelik yeni düzenlemeler getirmesi sebebiyle daha öncesinde Büyükşehir Belediye sınırları içerisinde aktif olarak yolcu taşımacılığı yapan şoför esnafının mülkiyet gibi anayasal haklarını ilgilendiren söz konusu Yönetmeliğin, Resmi Gazetede Yayımlanacak Olan Yönetmelikler Hakkında Kanunun 2. maddesinde yer alan mahallinde çıkan gazete veya diğer yayın yolları hükmü uyarınca ilgili taraflara, yerel gazete ilanının yanında diğer yayın yolları ile de duyurulması, yeni düzenleme hakkında ticari yolcu taşımacılığı yapan kişilere ve meslek odalarına bilgilendirme yapılması gerektiği, bu nedenle kararın bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.