T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/6253
Karar No : 2023/6320
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)İ...
Karşı Taraf (Davalı) :... Bakanlığı
Vekili :Av. ...
İstemin Özeti : 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca Kara Kuvvetleri Komutanlığının teklifi, Genelkurmay Başkanlığı'nın inhası ve Milli Savunma Bakanlığı'nın Oluru ile kamu görevinden çıkarılmasına dair 11/10/2016 tarih işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti:Hakkında hiçbir somut delil bulunmadığı, kamu görevinden çıkarma işleminin orantısız, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerine aykırı olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasında yapılan araştırmada A.T.K. isimli şahsın davacı hakkında "...İntibak Kampının Hava Harp Okulu Komutanlığında icra edilen kalan 3 haftalık kısmında ise, V.Y., T.Ş., M.S., M.S. idi. M.S. bizzat hedefledikleri ve zararlı gördükleri yine ÖSÜ kampında icra edilen onlara göre eğitim bize göre ise, bizleri yıldırarak okuldan ayrılmamızı temin etmeye yönelik işkence ve eziyetlerini sürdürdüler. Kadet tabir edilen üst sınıf öğrencilerinden, ..., ... ,...., yukarıda isimlerini verdiğim subayların emri ğereğince başlarında durarak bu öğrencilere yapılan eziyet ve işkenceye bizzat icra etmek suretiyle iştirak ettiler..." şeklindeki beyanı, M.A. İsimli şahsın davacı hakkında "...Ayrıca, 2009 intibak kampının Hava Harp Okulu bölümünde 30/08/2010 tarihinde Hava Harp Okulundan mezun olacak 4. Sınıf öğrencileri ... , F.A., F.G., A.Ö., A.D., B.S.Y., Y.A.G., K.Ü.Ş., S.A., M.M., E.A. bu öğrenciler 2009 yılı Eylül ayında icra edilen intibak kampının Hava Harp Okulu döneminde bizzat artık programlanan işkence faaliyetlerini aralarında benimde bulunduğum .... isimli öğrencilere yine yukarıda ayrıntılarıyla anlattığım şekilde, sözde eğitim faaliyeti, normal koşullarda ise, işkence sınırlarını aşacak şekilde faaliyetlere maruz bırakıldılar ve yine her fırsatta "..ayrılın gidin.., sizden asker olmaz.., sizden pilot olmaz.." şeklinde psikolojik tazyike maruz bıraktılar. Yine, aralarında ben ve yukarıda ismini verdiğim öğrencileri 9-10 metre boyunda 2 metre eninde havasız ve sıcak bir odaya 50-60 kadar öğrenciyi kıyafetli bir şekilde kapatıp, burada sürekli çökkalk, şınav eğitimi yaptırılarak camlar buharlaşıncaya kadar (1 saat ve üzeri) eğitim yaptırıyorlardı. Odada adeta nefes alamayacak duruma geliyorduk. Bunları da yine kadetlerden F.G., F.A., ..., A.D., B.S.Y., A.Ö. bizzat yaptırıyorlardı. Bunu intibak kampı dönemince 3-4 kez yaptık. Bu bile tek başına bir işkenceydi. Ne bir eğitim maksadı vardı, ne de eğitim programında vardı. Kendileri buna "..sauna saati diyorlardı..." şeklindeki beyanı, A.F.Ç. isimli şahsın davacı hakkında "2010 yılı mezunlarından; F.A. (... ), F.G.(... ), C.T. (... ), ... (...) bu kadet öğrencileri 2010 yılı Hava Harp Okulundaki intibak kampında ayrı mangalara ayrılan askeri lise mezunu öğrencilere, okuldan ayrılmaları için normal bir insanın bile asla kaldıramayacağı ağır faaliyetleri, gayri insani muameleleri yaptılar. Ben bunları bizzat hatırlıyorum..." şeklinde beyanı, B.I. isimli şahsın davacı hakkında "...C.T., ... , B.B., A.Ö. ... F.G. isimli öğrenciler bizlere işkence yapan kadet öğrencileridir..." şeklinde beyanı, K.E. İsimli şahsın davacı hakkında "...A.E., K..Ü.Ş., F.E., A.Ö., B.S.Y., ... ,...; bu kadet öğrencileri, bizlerle sürekli alay eden, ellerinde liste ve ajandalarla gezip, aldığımız nefesi bile kontrol, not eden öğrencilerdi. Ayrıca bu kişiler kendi aralarında konuşurken, tanınmamak için sahte isimler kullanırlardı. Biz bunların gerçek isimlerini Harp Okuluna giriş yaptıktan sonra öğrendik. E.S. denilen öğrencinin gelecekte Hava Kuvvetleri Komutanı olacağı konuşulurdu. Onun bir proje olduğu, diğer kadetler ve öğrenciler arasında konuşulurdu. Bu isimler aklınıza gelebilecek insanlık dışı aşağılama, küçük düşürme, hor görme gibi şeyleri ben ve ayrılma kararı veren hemen hemen bütün arkadaşlar üzerinde denediler ve amaçlarına ulaştılar..." şeklinde beyanı, M.T. isimli şahsın davacı hakkında "...Yine 2010 Yılı mezunu A.B., S.M., A.E., B.B.,.... ... , B.S.Y., A.D. (en zalim kadetlerden biriydi),..., E.A. (en militan ve zalimlerden biriydi), ... isimli öğrencileri net ve tereddütsüz bir şekilde tespit ettim, bunlar 2009 intibak kampında yukarıda isim ve soyadlarını yazdırdığım öğrencilere sadece okuldan ayrılmalarını sağlamak amacıyla bunları yaptırdılar. Bu kadet teşkilatı bu gücü nereden alıyordu bilmiyorum, ama Filo, Kol ve Tim Komutanları kadar bizim üzerimizde yetki kullanıyorlardı. Her türlü ceza işleminin başlangıcı bunlar üzerinden olur, yine bunlar bu öğrencilere "... Ayrılın gidin, sizden asker olmaz, pilot olmaz, buradan mezun olamazsınız.." şeklinde sözler sarf ediyorlardı. Bu ağır gayri insanı muamelelere dayanamayan pek çok arkadaşımız aileleri ile konuşup onların yazdırdığı dilekçelerle ayrılmak zorunda kaldılar. Şöyle ki biz üç askeri liseden toplan 256 öğrenci idik, ÖSU ve İntibak Kampı bittikten sonra 125 kişi kalmıştık..." şeklinde beyanı, Ç.O.O. İsimli şahsın davacı hakkında "..., ... (... ), A.D. (...), F.A. (... ) bizzat bana ve arkadaşlarıma, filo, kol ve tim komutanları ile birlikte eğitim faaliyet adı altında işkence yaptıranlardır. Net ve tereddütsüz olarak teşhis ettim..." şeklinde beyanı, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır."
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/05/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.