T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/6463
Karar No : 2023/7176
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 667 sayılı "Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere ilişkin Kanun Hükmünde Kararname"nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca kamu görevine son verilmesine ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin, mahkemeye erişim hakkının ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararında yer alan; "Sanık ...’in 15 Temmuz 2016 tarihinde Genelkurmay genel plan ve prensipler başkanlığında politik askeri durum değerlendirme subayı olarak olarak binbaşı rütbesiyle görev yaptığı. ancak Kara Harp Okulunda görevli olmasına rağmen 15 Temmuz 2016 tarihinde mesai bitiminden sonra saat 18:30 sıralarında Genelkurmay karargahına giriş aptığı, saat 21:16 sıralarında silahlı bir şekilde kuzey nizamiye bölgesine gittiği ve bu bölgede silahlı ve teçhizatlı bir şekilde nöbet tuttuğu, daha sonra sabah 09:40 sıralarına kadar bölgede karargahın çeşitli bölgelerinde silahlı ve teçhizatlı bir şekilde devriye görevi üstlendiği sanık savunması, kamera kayıtlan ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, savunmasında özetle; "büyük bir terör saldırısı beklendiği şeklinde konuşmalar duyması üzerine dışarı çıktığını şube personeli ile birlikte hareket ederek silah aldığını" beyan etmiş ise de; sanığın politik askeri durum değerlendirme subayı olarak görev yaptığı dolayısıyla karargahın güvenliğini sağlamaya yönelik herhangi bir görevinin bulunmadığı, karargahın güvenliğini sağlama görevinin Genel Kurmay Destek Kıtaları Karargah Grup Komutanlığında olduğu, katılan O.T.K.'nin beyanlarından da anlaşılacağı üzere, ... ve ... sokakta gerçekleşen terör saldırılarında karargahta görevli hiçbir askerin silahlı veye silahsız olarak güvenliği takviye amacıyla nizamiyelerde bulunmadıkları dolayısıyla bir terör saldırısı durumunda karargahta görevli askerlerin güvenliği takviye etmesine ilişkin bir uygulama ve teamülün de bulunmadığı dikkate alındığında; sanığın(davacının) karargahta görevli bir subay olması nedeniyle yasal olarak ve teamül gereği silah alarak kışlanın emniyetini almaya yönelik görevinin bulunmadığı, ayrıca gecenin ilerleyen saatlerinde Genel Kurmay Kışlasına yönelik herhangi bir terör saldırısının bulunmadığının ortaya çıkması ve 15.07.2016 tarihinde gece saat 24.00 sularında darbe teşebbüsünün sivil vatandaşlar tarafından dahi öğrenildiği, darbe girişimine karşı sivil vatandaşların sokağa çıkması, bu kapsamda Genel Kurmay Başkanlığı kışlası önüne binlerce vatandaşın gelerek darbe girişimini protesto etmesi ve darbe girişimine karşı durduğunu açıkça belirtmesi nedeniyle sanığın(davacının) terör saldırısı olmadığını anlamış olmasına karşın, karargah içindeki darbe girişimini yöneten grubun güvenliğini sağlamak için gece boyunca silahlı olarak nöbetine devam etmek suretiyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olan sanığın, 15.07.2016 tarihinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünce gerçekleştirilen darbe girişimini önceden bildiği, iştirak iradesi ile bilerek ve isteyerek darbe girişiminin başarıya ulaşması için diğer sanıklarla düşünce ve hareket birlikteliği içerisinde bulunarak darbe girişimine bilerek ve isteyerek iştirak ettiğine..." tespitleri ile dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler bir arada değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/05/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.