T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/7050
Karar No : 2023/1618
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Kurulu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 04/07/2019 tarihli toplantısında kabul edilen ve 25/07/2019 gün ve 54050 sayılı yazısı ile üniversitelere bildirilen Yurtdışında Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar'ın 2. maddesinin (c) fıkrasının (ii) bendinde düzenlenen "Bununla birlikte bu programlara mahsus olmak üzere bu adaylar için anılan alanlardaki kontenjanın %10’unun aşılmaması" ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Doğumla Türk vatandaşı olup, Türk Vatandaşlığından çıkarılanların reşit olmayan çocuklarına verilen mavi kart sahibi olduğu, 17/07/2019 tarihinde üniversitenin internet sitesinde açıklanan sonuçlara göre Gülhane Tıp Fakültesini kazandığı, 31/08/2019 tarihinde yayınlanan yeniden değerlendirme sonucuna göre kayıt hakkı kazanamadığının belirtildiği, işlemin getirilen %10 kontenjan sınırlamasından kaynaklandığı, kazanılmış hakkının ihlal edildiği, Ondokuz Mayıs Üniversitesi tıp fakültesini de kazandığı ancak Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nde okumak istediği için Ondokuz Mayıs Üniversitesi'ne kayıt yaptırmadığı, bu haliyle Ondokuz Mayıs Üniversitesinin kayıt zamanını da kaçırdığı, 25/07/2019 tarihli kararın kendisinden sonraki işlemlere uygulanması gerektiği, daha önce yabancı öğrenci kontenjanının toplam öğrenci sayısının %50 si ile sınırlandırıldığı, söz konusu dayanak karar ile bazı bölümlerde sınırsız yabancı öğrenci kontenjanı mevcutken tıp fakültesine sınır getirilmesinin aynı durumda bulunanlar arasında eşitsizlik yarattığı ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Yükseköğretim Kurumları Sınavına (YKS) mavi kart sahipleri ile ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlayan TC uyruklu adayların başvurduğu, yükseköğretim programlarına yerleşme hakkı kazanmaları durumunda kontenjanlara herhangi bir ek şart aranmaksızın yerleştirildikleri, bu adayların hem Türk vatandaşları gibi üniversite sınavına girerek bir programa yerleşme, hem de yurt dışından öğrenci kabulü kontenjanları ile istedikleri programa yerleşme hakkına sahip oldukları, bu haliyle kendilerine çift imkan tanındığı, yabancı öğrenci kontenjanı uygulaması ile rağbet görmeyen programların yabancı öğrenci mağrifetiyle değerlendirilmesinin hedeflendiği, yabancı uyruklu öğrencilerin eğitimlerini tamamladıklarında ülkelerine dönecek olmaları sebebiyle ülkemiz istihdamı açısından sorun oluşturmadıkları, davacının, Türk vatandaşı olması dolayısıyla mezun olduğunda ortaöğretimin tamamını Türkiyede okumuş ve başarı sıralamasına girerek YKS ile yerleşen adaylarla aynı haklara sahip olacağı, kontenjan sınırlamasının getirilmesi ile ortaöğretimin tamamını Türkiyede okumuş adaylar aleyhine oluşan durumun engellenmek istendiği, kontenjan sınırı kaldırıldığı takdirde asıl mağdur olacak kesimin bu kesim olduğu, YKS’nda bütün adaylar için başarı sırasının tıp fakültesi için 50 bin, hukuk için 125 bin, öğretmenlik programları için 300 bin olduğu, dolayısıyla bir sınırlamanın ortaöğretimin tamamını Türkiyede okuyan adaylar için de mevcut olduğu, adayların tercih istatistikleri incelendiğinde en çok tercih edilen bölümlerin tıp, hukuk, diş hekimliği ve öğretmenlik bölümleri olduğu, 2019 YKS’nda yerleşen adaylara bakıldığında tıp fakültesine 19.700, diş hekimliğine 29.633, hukuk fakültesine 59.014 başarı sırası ile en son öğrencinin yerleştirildiği, yurt dışından öğrenci kabulünde ise YKS’ndaki gibi bir başarı sırası aranmadığından ulusal veya uluslararası sınavlar ile lise diploma mezuniyet notu gibi kriterlerle başvuran ortaöğretimini yurtdışında tamamlayan TC uyruklu veya mavi kartlı adayların, YKS ile yerleşme hakkı elde edemedikleri programlara yerleştiği, kurumlarının, yabancı öğrencilerin kendi ülkelerine dönecek olması nedeniyle üniversitelerin kriterlerine müdahale etmek istemediği, ancak bahse konu Türk asıllı öğrencilerin Türkiyede meslek icra etme yetkisine sahip oldukları, tıp fakültesi, diş hekimliği fakültesi, hukuk ve öğretmenlik programlarında istihdam olanakları düşünülerek kontenjan kısıtı ve azaltmasına gidildiği, kazanılmış hak için kesin kayıt işlemlerinin yapılması gerektiği, davacının bu şartı sağlamadığı, düzenlemenin 2547 sayılı Kanun uyarınca verilen yetkiye dayanılarak hazırlandığı, düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 04/07/2019 tarihli toplantısında kabul edilen … gün ve … sayılı yazısı ile üniversitelere bildirilen Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar'ın 2-c/ii maddesinde düzenlenen, "Bununla birlikte bu programlara mahsus olmak üzere bu adaylar için anılan alanlardaki kontenjanın %10’unun aşılmaması" ibaresinin, hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle açılmıştır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun, 45. maddesinde, yükseköğretime giriş ve yerleştirmenin nasıl yapılacağı düzenlenmiş anılan maddenin;
(a) bendinde, yükseköğretim kurumlarına giriş ve yerleştirme işlemlerinin imkân ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri almak kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslara göre yapılacağı;
(b) bendinde, yükseköğretim kurumlarına esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî sınavlarla girileceği belirtildikten sonra,
(f) bendinde, "Yabancı uyruklu öğrenciler ile ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlayan öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına kabul usul ve esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenir. Uluslararası andlaşmalar gereği Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarında burslu olarak öğrenim görecek yabancı uyruklu öğrencilerin yerleştirme işlemleri Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılır." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Kanun hükmü ile verilen yetki çerçevesinde, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 04/07/2019 tarihli toplantısı ile kabul edilen ve … tarih ve … sayılı yazısı ile üniversitelere bildirilen Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar'ın 2. maddesinin (c) fıkrasının (i) bendinde, "Yükseköğretim kurumları tarafından önerilen ve Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen Yurt Dışından Öğrenci Kabul Kontenjanlarında yer alan Öğretmenlik, Hukuk, Tıp ve Diş Hekimliği programlarına da öğrenci kontenjanı belirlenmesinin devamına", dava konusu edilen (ii) bendinde ise, "Bununla birlikte bu programlara mahsus olmak üzere bu adaylar için anılan alanlardaki kontenjanın %10’unun aşılmaması" düzenlemelerine yer verilmiştir.
Kontenjan sınırlaması getirilen alanların yükseköğretim kurumları sınavında yüksek puanlar ve başarı yüzdesi gerektiren alanlar olduğu, sadece yükseköğretim sınavı ile bu alanlara yerleştirilme imkanı bulunan öğrencilerin de bu yönden diğer bir sınırlama ve yarışma ile karşı karşıya oldukları değerlendirildiğinde, Kanun ile verilen yetki çerçevesinde tesis edilen dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı, bu kararın sonraki eğitim-öğretim yıllarında yapılacak sınavlarda uygulanmasına da bir engel bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Genel Kurulu'nun, 04/07/2019 tarih ve 2019.9.431 sayılı kararının (ii) maddesi ile; Hukuk, Tıp, Diş Hekimliği ve Öğretmenlik programlarına mahsus olmak üzere, Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar uyarınca yurtdışından öğrenci kabul kontenjanlarına başvurma imkanı bulunan adaylar için anılan alanlardaki kontenjanın %10'unun aşılmamasına karar verilmiş, bu düzenleme … tarih ve … sayılı karar ile tüm üniversitelere bildirilmiştir.
Anılan karar uyarınca Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörlüğü tarafından, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yabancı Öğrenci Sınavı sonucu yapılan yerleştirme işlemi yeniden değerlendirilmiş, 31/08/2019 tarihinde açıklanan sonuçlara göre davacı kontenjan dışında kalmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin nitelikleri olarak belirtilen hukuk devletinin temel ilkeleri arasında "hukuki güvenlik" ve "belirlilik" ilkeleri yer almaktadır. Kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde Devlete güven duyabilmesini, Devletin de yaptığı düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Hukuki güvenlik ve hukuki istikrar kişilerin gelecekle ilgili plan, düşünce ve kararlarında, var olan hukuk kurallarına güvenerek hareket etmelerinin hukuken korunmasına dayanak teşkil eder.
Anayasanın 124. maddesi gereği idarelerin, düzenleme yetkisine sahip olduğu alanlarda, eski hukuki durum çerçevesinde, hak kayıplarını önleyici düzenleme yapması da gerekmektedir. Bu sayede; hukuk devleti olmanın gereği olarak üstün kamu yararı ihlal edilmeden, kişilerin hukuki güvenliği korunmakla birlikte, idari istikrar da sağlanmaktadır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun, 11/04/2012 tarih ve 28261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6287 sayılı Kanun'un 14 maddesi ile değişik "Yükseköğretime giriş ve yerleştirme" başlıklı 45. maddesinde, yükseköğretime giriş ve yerleştirmenin nasıl yapılacağı düzenlenmiş olup,
(a) bendinde, yükseköğretim kurumlarına giriş ve yerleştirme işlemlerinin imkân ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri almak kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslara göre yapılacağı; (b) bendinde, yükseköğretim kurumlarına esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî sınavlarla girileceği,
(f) bendinde, "Yabancı uyruklu öğrenciler ile ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlayan öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına kabul usul ve esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenir. Uluslararası andlaşmalar gereği Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarında burslu olarak öğrenim görecek yabancı uyruklu öğrencilerin yerleştirme işlemleri Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılır." hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2547 sayılı Kanunun 45. maddesinin yukarıda yer verilen hükmü ile verilen yetki çerçevesinde Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 04/07/2019 tarihli toplantısı ile kabul edilen Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar'ın 2. maddesinin (c) fıkrasının (i) bendinde, "Yükseköğretim kurumları tarafından önerilen ve Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen yurtdışından öğrenci kabul kontenjanlarında yer alan Öğretmenlik, Hukuk, Tıp ve Diş Hekimliği programlarına da öğrenci kontenjanı belirlenmesinin devamı"na, (ii) bendinde ise, "Bununla birlikte bu programlara mahsus olmak üzere bu adaylar için anılan alanlardaki kontenjanın %10’unun aşılmaması"na karar verilmiş, bu düzenleme … tarih ve … sayılı karar ile tüm üniversitelere bildirilmiştir.
Dava konusu düzenlemenin kapsadığı öğrenci grubunun, bu düzenleme vasıtasıyla yurt dışından öğrenci kabul kontenjanları ile tercih edilen programa yerleşme hakkına sahip olmakla birlikte Türk vatandaşları gibi yükseköğretim kurumları sınavına girerek bir programa yerleştirilmelerinin de mümkün olduğu, bu haliyle bir yükseköğretim programına yerleşme konusunda diğer öğrencilere göre çift imkana sahip oldukları, bunun yanında kontenjan sınırlaması getirilen alanların yükseköğretim kurumları sınavında yüksek puanlar ve başarı yüzdesi gerektiren alanlar olduğu, sadece yükseköğretim sınavı ile bu alanlara yerleştirilme imkanı bulunan öğrencilerin de bu yönden diğer bir sınırlama ve yarışma ile karşı karşıya oldukları değerlendirildiğinde, Kanun ile verilen yetki çerçevesinde tesis edilen dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı, bu kararın sonraki eğitim-öğretim yıllarında yapılacak sınavlarda uygulanmasına da bir engel bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, düzenlemenin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, davanın reddi gerektiği anlaşılmaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere,
04/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.