T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/7058
Karar No : 2023/3401
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, … İli, … İlçesi … Mahallesi sınırları dahilindeki 91,13 hektarlık alanda II-(a) grubu maden işletme ruhsatı bulunan davacının, İR:… nolu maden ruhsat sahası içerisindeki 26.153,82 m2'lik ormanlık alan için maden işletme ve üst toprak depolama alanı izni verilmesi istemiyle yapılan 20/12/2017 tarihli başvurunun reddine ilişkin … tarih, …. sayılı Sakarya Orman Bölge Müdürlüğü işlemi ile bu işleme yapılan 22.02.2018 tarihli itirazın reddine ilişkin … tarih … sayılı Sakarya Orman Bölge Müdürlüğü işlemlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Olayda, davacı tarafından orman izni başvurusu sırasında Çed Gerekli Değildir Belgesinin ibraz edildiği, ancak 91,13 hektar büyüklüğündeki maden işletme ruhsat sahasında yapılacak madencilik faaliyeti, işletme ruhsat alanı itibariyle çevresel etki değerlendirmesi uygulanacak projeler arasında sayıldığı, bu durumda, maden işletme ruhsat alanı 91,13 hektar olduğundan Çed Gerekli Değildir Belgesine dayalı olarak davacı şirkete orman izni verilemeyeceği, orman idaresince düzenlenen 08.01.2018 tarihli inceleme raporunda, izin talep edilen orman alanının verimli orman alanı olduğu tespit edildiği, davacı tarafından ise verimli orman alanı olmadığını ispat eden somut bilgi-belge sunulamadığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın 2014-1 sayılı Genelgesinin 5/c-7. maddesi gereğince tepe kapalılık oranı %71'den fazla olan verimli orman alanlarında II (a) grubu madeni için orman izni verilmemesine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, nitekim Danıştay Sekizinci Dairesi'nin 06.11.2017 tarih ve E:2016/1962, K:2017/7643 ile 01.06.2016 tarih ve E:2015/5376, K:2016/6047 sayılı kararlarının da bu yönde olduğu, öte yandan; dava dışı üçüncü kişiler tarafından Danıştay Sekizinci Daire'nin E:2017/3178 sayılı dosyasında açılan davada; "Davalı Orman ve Su İşleri Bakanlığının 2014-1 sayılı Genelgesinin, 5/c-7. maddesinde belirtilen "Tepe kapalılık oranı %71'den fazla olan verimli orman alanlarında" 1. Grup ve 2(a) Grubu madencilik faaliyetlerinin değerlendirmeye alınamayacağına ilişkin kısımlarının" yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle açılan davada 19/09/2017 tarihli kararla yürütmenin durdurulması istemi reddedilmiş olup söz konusu Genelge halen yürürlükte olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, çed başvurusunda çevreye olumsuz etkisinin olmayacağına dair görüş verildiği, izin talep edilen alanda başka şirketlerin işletmelerinin olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına … İli, … İlçesi, … Mahallesi sınırları içerisinde bulunan 91,13 hektarlık alana 13.07.2011-13.07.2021 tarihleri arası için İR:200801822 sayılı II-(a) grubu maden işletme ruhsatı düzenlendiği, sahada üretim faaliyetine başlanabilmesi amacıyla 26.153,82 m2'lik ormanlık alan için maden işletme ve üst toprak depolama alanı izni verilmesi istemiyle 20.12.2017 tarihinde başvuruda bulunulmuştur.
Sakarya Orman Bölge Müdürlüğü'nce hazırlattırılan 08.01.2018 tarihli değerlendirme raporunda verimli orman alanı olduğu tespit edildiğinden Genelgeye göre izin talebinin değerlendirilmediği, Sakarya Orman Bölge Müdürlüğü'nce de 2014/1 sayılı Bakanlık Genelgesinin 5/c maddesinin 7. bendi uyarınca alanın tepe kapalılık oranı %71'den fazla verimli orman alanına isabet ettiği gerekçesiyle 18/01/2018 tarih, 139186 sayılı işlemle talep reddedilmiştir.
22.02.2018 tarihinde bu işleme itiraz edilmiş, Sakarya Orman Bölge Müdürlüğü'nce yapılan inceleme sonucu düzenlenen İnceleme Raporu sonuç bölümünde; "İzin talebi yapılan alanın 117 ve 118 nolu bölmelerde KnMzbc-3, KnMzbc3 ve Fna3-2 meşcerelerin de kaldığı ve amenajman planına göre verimli orman statüsünde olduğu, izin talebi yapılan alanın Bakanlık Makamının 03.03.2014 tarihli 2014/1 sayılı Genelgesinin 5'inci maddesinin c fıkrasının 7'inci bendinde belirtilen "Tepe Kapalılık Oranı %71'den fazla olan verimli orman alanında" madencilik faaliyeti başvurusunun değerlendirmeye alınmayacağı alan kapsamında bulunduğundan ve Genelgenin Uyulması ile ilgili 02.06.2017 tarih ve 01 nolu Bakanlık Olurunun istisna maddelerinde kalmadığı anlaşıldığından talebin değerlendirilmeyeceği" görüşü Bölge Müdürlüğünce de uygun mütalaa edilmediği" belirtilerek ... tarih ... sayılı işlemi ile itirazın reddi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
1982 Anayasası'nın 169. maddesinde; Devletin, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyacağı ve tedbirleri alacağı, bütün ormanların gözetiminin Devlete ait olduğu, kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamayacağı, ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemeyeceği düzenlemesine yer verilmiştir.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7/4. maddesinde; "Devlet ormanları içinde yapılacak maden arama ve işletme faaliyetleri ile bu faaliyetler için zorunlu ve ruhsat süresine bağlı olarak yapılan geçici tesislere 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre izin verilir." hükmü yer almaktadır.
6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesinde; "Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz." hükmüne yer verilmiştir.
Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliğinin 20. maddesinde ise; "Maden ruhsat sahibi; Devlet ormanları, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlar, muhafaza ormanlarında ve ağaçlandırma alanlarında; üretim faaliyetleri için valiliğe veya ilgili orman bölge müdürlüğüne gerekli belgelerle müracaat eder. İlgili orman bölge müdürlüğünce, arazi üzerinde yapılacak inceleme sonucu hazırlanan rapor göz önünde bulundurularak ruhsat süresince orman işletme izni ve/veya geçici tesis izni verilir. Orman işletme iznine ilişkin yapılan işlem sonuçları orman bölge müdürlüğünce Genel Müdürlüğe bildirilir." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Orman sahalarında madencilik faaliyetinde bulunulabilmesi için Orman Kanunu 16. Maddesi Uygulama Yönetmeliği kapsamında Orman ve Su İşleri Bakanlığından izin alınması gerekli olup anılan Bakanlığın izin verme hususunda takdir yetkisi bulunduğu muhakkaktır. Ancak, Bakanlık, izin verme hususundaki takdir yetkisini kamu yararı, işin niteliği, ormanların korunması ve bu sahalara dair ihtiyaç gibi kıstaslar açısından değerlendirerek kullanacaktır.
Anayasa'nın 169. maddesinde ormanların ülke yönünden taşıdığı büyük önem gözetilerek, korunmaları ve geliştirilmeleri konusunda ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiştir. Bu özel ve ayrıntılı düzenlemenin ülkemizde orman örtüsünün sürekli yok edilmesi gerçeğinden kaynaklandığı kuşkusuzdur. Anayasa'nın 169. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği gibi maddenin birinci fıkrası doğal kaynaklarımızın en önemlilerinden biri olan ormanların korunması ve sahaların genişletilmesi için Devlete gereken tedbirleri alıp kanun koymayı ve bütün ormanların gözetimi ödevini getirmektedir. (AYM., 13.09.2000 tarih ve E:2000/21, K:2000/16 sayılı kararı)
Her olayda, ormanlık alanda verilen izne konu edilen kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki kamu yararının karşılaştırılmasının yapılması zorunluluğu Anayasa'nın 169. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez." hükmünden kaynaklanmaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının yeni orman izni başvurusu üzerine davalı idarece yapılan araştırmalar neticesinde, izin talep edilen alanda tepe kapalılık oranının %71 den fazla (3 kapalı verimli devlet ormanı) olduğu ve alanın Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nca yürürlüğe konulan 2014/1 sayılı Genelgenin 5. maddesinin c fıkrasının 7. alt başlığı gereği değerlendirmeye alınmayacak alanlar içerisinde kaldığı tespit edildiğinden, dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Ancak, dava konusu işleme dayanak olan, 2014/1 sayılı Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nca yürürlüğe konulan 03/03/2014 tarih ve 2014/1 sayılı Genelge'nin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesi'nin 06/11/2019 tarih ve E:2015/1148, K:2019/7505 sayılı kararıyla Genelgenin 5. maddesinin c. fıkrasının 7. bendinin iptaline karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 17/03/2022 tarih ve E:2020/1104, K:2022/855 sayılı kararı ile temyiz isteminin reddedilerek, kararın onandığı ve kesinleştiğinden, izin talep edilen sahada tepe kapalılık oranının %71'den fazla (3 kapalı verimli devlet ormanı) olduğu ve alanın 2014/1 sayılı Genelgenin 5. maddesinin c fıkrasının 7. alt başlığı gereği değerlendirmeye alınmayacak alanlar içerisinde kaldığı gerekçesiyle tesis edilen işlemin, ilgili hükmün iptal edilmesi sebebiyle dayanaktan yoksun kaldığı ve bu haliyle dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan bu karar davacının izin talebinin kabulü anlamına gelmemekte olup, uyuşmazlıkta keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle davacının talepte bulunduğu sahada izin verilmesi halinde bunun doğurabileceği çevresel ve sosyal sakıncalar ile ilgili inceleme ve araştırma yapılarak bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen kararda hukuka uygunluk bulunmamıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki …. İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak 23/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.