T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/7127
Karar No : 2023/2460
DAVACI : … Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri …
DAVANIN_KONUSU : Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğüne gönderilen influenza klinik numuneler sebebiyle kesilen faturaların ödenmesi talebine ilişkin Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünün … tarih ve …-E…. sayılı, “Fatura Bedeli” konulu işlemi ile anılan işlemin dayanağı Sağlık Bakanlığının … tarih ve …sayılı Genel Yazısı'nın iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile Bulaşıcı Hastalıklar Sürveyans ve Kontrol Esasları Yönetmeliği uyarınca sağlık kurumlarının belirli bulaşıcı hastalıkları yerel sağlık birimine bildirmekle yükümlü oldukları, bu yükümlülük gereğince de Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen sürveyans kapsamında analizlerin gerçekleştirilebilmesi için tüberküloz şüphesi ile gelen hastaların influenza vaka bilgi formu ile ilgili birime bildiriminin yapıldığı, dava konusu Genel Yazı gereğince yapılan bildirim sonucunda her hasta için davalı idare tarafından gerçekleştirilen analizlerin ve yapılan testlerin faturalandırılarak ücretinin talep edilmesinin hukuka aykırı olduğu, kamu hizmetinin bedeline davalı Sağlık Bakanlığının katlanması gerektiği, kamu hizmetinden kaynaklanan ücretin numuneleri gönderen hastaneye fatura edilmesine ilişkin dava konusu işlemin amaç unsuru bakımından sakat olduğu, zira kamu hizmetinin sağlanması sırasında ortaya çıkan masraflardan bu kamu hizmetine katlanmakla yükümlü olmayan kurum ve kuruluşların sorumlu tutulmasında kamu yararı değil, ancak kar sağlama amacının güdüldüğü, Bulaşıcı Hastalıklar Sürveyans ve Kontrol Esasları Yönetmeliğine göre bildirim sistemi kapsamında bir bulaşıcı hastalığın ihbarı ve bildiriminden, Bakanlığın belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde sağlık hizmeti veren bütün kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerin sorumlu olduğu, Yönetmeliğin, bildirimde bulunma yükümlülüğünü sadece daha öncesinde belirlenen 5 ildeki 9 hastane ile 17 ildeki 180 aile hekimine değil, sağlık hizmeti veren bütün kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilere yüklediği, hal böyle iken, ilgili yükümlülüğün sonucunda ortaya çıkan masraflardan neye göre belirlendiği belli olmayan bir kısım sağlık kuruluşlarının muaf tutulmasının, geriye kalan kuruluşların ise bu masrafları ödemekle yükümlü tutulmasının açıkça eşitlik ilkesine aykırı olduğu, dava konusu Genel Yazı’nın hukuka aykırılığı nedeniyle yapılan faturalandırma işleminin de sakat hale geldiği, ödeme talebinin iptali ile bu kapsamda yapılan ödemelerin iadesinin gerektiği iddia edilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, usul bakımından, dava konusu düzenlemenin ve işlemin icrai nitelik taşımaması sebebiyle işbu davanın 2577 sayılı Kanun'un 15/1-b maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği; esas bakımından, Anayasanın 56. maddesi ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 1. maddesi ile Devlete verilen sağlık hizmetlerini yürütme görevinin, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 352. maddesi ile Sağlık Bakanlığına verildiği, influenza sürveyansının diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de ihtiyaç duyulan verinin kaliteli, sürekli, maliyet-etkin olması ve aynı zamanda ülkeyi temsil etmesi amacıyla sadece belirlenmiş olan sağlık kurumlarından veri toplanarak sentinel sürveyans yoluyla değerlendirildiği, ülkemizde influenza hastalığının takibine yönelik sentinel sürveyans çalışmasının aile hekimliği üzerinden 2005 yılında başlatıldığı, bu kapsamda, birinci basamak sağlık hizmetleri sunan birimlerden ülkenin temsiliyetini sağlayabilmesi hususu da göz önünde bulundurularak Bakanlıkça belirlenmiş 21 ildeki 220 aile hekimi tarafından haftalık olarak grip benzeri hastalığı olan bir vakadan solunum yolu numunesi alınarak Bakanlık tarafından ilgili alanda yetkilendirilmiş laboratuvarlarda incelendiği, bu çalışma ile influenza sezonunda ülkemizde dolaşan virüs türleri ve dağılımı belirlenerek hastalığın tanı ve tedavisine yön vermek amacıyla haftalık olarak internet sayfasında yayınlandığı, ağır akut solunum yolu enfeksiyonları (SARI-Severe Acute Respiratory Infection) nedeni ile hastaneye başvuran ve bu nedenle yatışı yapılan hastalarda enfeksiyona neden olan etkenler ile risk faktörlerininin belirlenmesi, yeni ortaya çıkabilecek olası virüslerin saptanması, tanı ve tedaviye yön vermek amacıyla Sentinel SARI Sürveyansı yapılması kararı alındığı, bu karar doğrultusunda ağır akut solunum yolu enfeksiyonları sebebi ile hastaneye başvuran ve yatışı yapılan hastaların değerlendirilmesi amacıyla bir sürveyans çalışması başlatıldığı, SARI sürveyansından elde edilecek verilerin, aile hekimleri tarafından ayaktan hastalar ile yürütülen influenza sürveyansından elde edilen verilere ek olarak vakaların hastaneye yatmasına neden olan risk faktörleri vb. diğer hastalık özelliklerini saptamak amacıyla toplandığı ve bu kapsamda analiz edildiği, buna göre ülkemizin temsiliyetinin sağlanması bakımından coğrafik olarak belirlenen 5 ilden Bakanlığa bağlı 7 hastanenin sentinel merkez olarak belirlendiği, İç Anadolu Bölgesini temsil etmesi bakımından ... ilindeki hastanelerin seçildiği, ... ilindeki hastaneler ile Bakanlığın aynı şehirde bulunmasından kaynaklı çalışma kolaylığı ile ihtiyaç anında ilgili uzman personelden anında destek alınmasının rahatlığının olduğu, aile hekimlerinin sevklerini ağırlıklı olarak Bakanlığa bağlı hastanelere yapmaları, vatandaşlarda da bu yönde bir alışkanlığın bulunması, sürveyansın idari bakımdan Bakanlığa bağlı hastaneler ile yapılmasının kolaylığı gibi hususlar birlikte dikkate alındığı, ayrıca, çalışmanın niteliği dikkate alınarak, uzman hekim yetiştirmeleri, hastanede sürekli asistan ve uzman bulundurmaları sebebiyle Bakanlığa bağlı eğitim araştırma hastanelerinde söz konusu sentinel sürveyansın yapılmasının kararlaştırıldığı, keza, eğitim ve araştırma hastanelerinin yatak kapasiteleri, yoğun bakım ünitesi kapasitesi, nitelikli sağlık personelinin bulunması, seçilen hastanenin acil, yoğun bakım, pediatri, dahiliye, enfeksiyon hastalıkları ve göğüs hastalıkları birimleri olan yataklı tedavi kurumlarında yapılması gibi hususların belirleyici olduğu, 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 1. maddesinde, Kanun’da belirtilen istisnalar haricinde hiçbir kamu hizmetinin ücretsiz olarak yapılamayacağı hükmünün yer aldığı, davacının talebi doğrultusunda işlem yapılmasının anılan Kanun hükmüne açıkça aykırılık teşkil edeceği, dava konusu işlemde usule ve Kanun’a aykırı ve iptali gerektirici bir cihet bulunmadığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenleme ve anılan düzenlemeye dayanılarak tesis edilen idari işlem hukuka uygun olduğundan davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Davacı Özel … Sağlık Merkezi A.Ş. vekili Av. ...tarafından, davacıya influenza klinik numuneleri sebebiyle faturalandırılan bedelin ve bu bedele dayanak teşkil eden Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu'nun … sayılı işleminin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir.
30/05/2007 tarih ve 26537 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Bulaşıcı Hastalıklar Sürveyans ve Kontrol Esasları Yönetmeliği'nin "Bildirim sorumluları" başlıklı 10. maddesinin birinci fıkrasında; "Bildirim sistemi kapsamında bir bulaşıcı hastalığın ihbarı ve bildiriminden, Bakanlığın belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde sağlık hizmeti veren bütün kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişiler sorumludur." hükmüne; aynı yönetmeliğin ikinci fıkrasında ise; "Bu kişi ve kuruluşlar; a) Bu Yönetmeliğin ekinde yer alan (EK–1)’deki hastalıklar ve bu hastalıklar için uygulanan kontrol önlemlerine dair bilgilerle beraber bulaşıcı hastalık vakalarının görülmesi veya yeniden ortaya çıkışıyla ilgili bilgileri, b) Bir salgının gelişmekte olduğunu düşündüren her türlü bilgiyi, c) Beklenmedik bir epidemi veya kaynağı ya da etkeni bilinmeyen yeni bir bulaşıcı hastalık ile ilgili bilgileri, ç) Komşu ülkelerde görülen bulaşıcı hastalıkları, d) Özellikle olağanüstü durumlarda olmak üzere, bulaşıcı hastalıkların kontrolü ve önlenmesine yönelik olarak yapılmış çalışmalara ilişkin bilgi ve belgeleri, e) Uygulanan tüm mücadele önlemleri de dahil olmak üzere, bulaşıcı hastalıkların önlenmesi ve kontrolü için Bakanlığa çalışmaların koordinasyonunda yardımcı olacak ilgili görüşleri, derhal yerel sağlık birimine bildirmekle yükümlüdür." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, Eskişehir İlinde sağlık hizmeti alanında faaliyet gösteren davacı sağlık kuruluşu tarafından Bulaşıcı Hastalıklar Sürveyans ve Kontrol Esasları Yönetmeliği'nin ilgili hükmü uyarınca belirli bulaşıcı hastalıkları bildirim yükümlülüğü çerçevesinde bu tip hastalıklar ile gelen her hastanın durumunu yerel sağlık birimine bildirdiği, Bakanlık tarafından yürütülen sürveyans kapsamında analizlerin gerçekleştirilebilmesi için uyuşmazlık konusu vakıalarda tüberküloz şüphesi ile gelen hastaların influenza vaka bilgi formu kapsamında ilgili birimlere bildirimlerinin yapıldığı belirtilerek söz konusu yönetmelik hükmünde belirtilen yükümlülük kapsamında alınan analizler ve bazıları talep kapsamında olmamasına rağmen Sağlık Bakanlığının belirlediği laboratuvarlarda yapılan testlerin Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumunun 13588366/134.2 sayılı yazı dayanak gösterilerek davalı idare tarafından davacı şirkete faturalandırılmasının yine aynı yazıda davalı Bakanlık tarafından belirlenen bazı hastanelerin söz konusu ödemelerden muaf tutularak diğer özel sağlık kuruluşlarına bu yükümlülüğün maddi külfetine katlanmasının beklenmesinin eşitlik ilkesine ve hukuka aykırı olduğu iddia edilmek suretiyle bu yükümlük kapsamında kendisine fatura edilen toplamda 6.240,00 TL'nin ödenmesine konu … sayılı işlem ile bu işleme dayanak Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumunun … sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık konusu olan ve 81 İl Valiliğine dağıtımlı olarak giden dayanak yazıda, influenza sürveyansı kapsamı dışında alınan tüm numunelerin, kuruma bağlı belirlenmiş 6 Halk Sağlığı Laboratuvarı ve Kurum Mikrobiyoloji Referans Laboratuvarlarında, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2016 yılı Fiyat Tarifeleri ve Analiz Bilgileri Rehberinde yer alan fiyat tarifesine göre kuruma faturalandırılmak kaydıyla ve ücreti mukabilinde bireysel solunum yolu patojenleri analizlerinin yapılmakta olduğu, talepte bulunacak hastanelere analizi istenen klinik numuneleriyle ilgili formu doldurarak kurum tarafından belirlenen laboratuvarlara hastanenin kendi imkanları çerçevesinde göndermeleri ve analizlerin sonuçlarının fatura ile birlikte talepte bulunan sağlık kuruluşuna gönderileceği belirtilmektedir.
Halk sağlığı kavramı olarak sürveyans verilerin sürekli toplanması, toplanan verilerin analiz edilmesi, bu analizlerin sağlığın geliştirilmesi,iyileştirilmesi ve/veya hastalıkların kontrolü uygulamaları için ihtiyacı olan kişilere ve bildirimi yapan kaynaklara dağıtılmasıdır. Başlangıçta bulaşıcı hastalıkların kontrolü için bir araç olarak kullanılan sürveyans daha sonra pek çok durum için uygulanmaya başlanmıştır. Günümüzde hastalıkların kontrol ve önlenmesi amacıyla temel epidemiyolojisi ve doğal seyrinin tanımlanması, girişimler için öncelikli risk faktörlerinin belirlenmesi ve hastalık önleme ve kontrol programlarının değerlendirilmesi, halk sağlığı açısından önceliklerin belirlenmesi ve gelecekteki sağlık gereksinimleri ve eğilimleri belirleyerek sağlık hizmetini planlamak gibi pek çok alanda kullanılmaktadır. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde hem var olan durumun saptanması hem de olası yeni sorunlara hazırlıklı olmanın en önemli yolunun güçlü sürveyans sistemlerinin geliştirilmesi olduğu bilinmektedir.
Davalı idarenin influenza sürveyansının amaçlarına ilişkin uygulamasında hukuka ve davalı idareye mevzuatla verilen yetkilere aykırılık bulunmamaktadır.
Ancak influenza sürveyansı kapsamı dışında alınan tüm numunelerin, kuruma bağlı belirlenmiş 6 Halk Sağlığı Laboratuvarı ve Kurum Mikrobiyoloji Referans Laboratuvarlarında, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2016 yılı Fiyat Tarifeleri ve Analiz Bilgileri Rehberinde yer alan fiyat tarifesine göre kuruma faturalandırılmak kaydıyla ve ücreti mukabilinde bireysel solunum yolu patojenleri analizlerinin yapılmakta olduğu, talepte bulunacak hastanelere analizi istenen klinik numuneleriyle ilgili formu doldurarak kurum tarafından belirlenen laboratuvarlara hastanenin kendi imkanları çerçevesinde göndermeleri ve analizlerin sonuçlarının fatura ile birlikte talepte bulunan sağlık kuruluşuna gönderileceği hususuna gelince;
Bulaşıcı Hastalıklar Sürveyans ve Kontrol Esasları Yönetmeliği'nin ilgili hükmü uyarınca belirli bulaşıcı hastalıkları bildirim yükümlülüğü çerçevesinde bu tip hastalıklar ile gelen her hastanın durumunu yerel sağlık birimine bildirdiği, Bakanlık tarafından yürütülen sürveyans kapsamında analizlerin gerçekleştirilebilmesi için uyuşmazlık konusu vakıalarda tüberküloz şüphesi ile gelen hastaların influenza vaka bilgi formu kapsamında ilgili birimlere bildirimlerinin yapıldığı belirtilerek söz konusu yönetmelik hükmünde belirtilen yükümlülük kapsamında alınan analizler ve bazıları talep kapsamında olmamasına rağmen Sağlık Bakanlığının belirlediği laboratuvarlarda yapılan testlerin Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumunun 13588366/134.2 sayılı yazı dayanak gösterilerek davalı idare tarafından zorunlu olarak bildirimde ve analiz isteminde bulunan sağlık kuruluşlarına orantısız mali yük getirdiği gibi bu mali yükümlülüğün yasal dayanağı da bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle,davacıya influenza klinik numuneleri sebebiyle faturalandırılan bedelin ve bu bedele dayanak teşkil eden Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu'nun 13588366/134.02 sayılı işleminin iptali ve fatura kapsamından ödenen bedelin iadesine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, duruşma için önceden taraflara bildirilen 09/05/2023 tarihinde davacı vekilinin mazeret dilekçesi verdiği, davalı idareyi temsilen Hukuk Müşaviri ...i'nin geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle açık duruşmaya başlandı. Hazır bulunan tarafa usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra hazır bulunan tarafa son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı idarenin, dava konusu işlemlerin icrai işlem olmadığı yönündeki usul itirazı yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi, gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Sağlık Bakanlığının 03/01/2017 tarih ve 13588366/134.02-E.7 sayılı Genel Yazısı ile;
"Ciddi bir hastalık olan gribin halk sağlığı boyutu dikkate alınarak, grip virüsünü izlemek ve virüsün yapısında meydana gelebilecek muhtemel değişimleri takip etmek üzere Sağlık Bakanlığı tarafından influenza sürveyansı yürütüldüğü;
Bu kapsamda birinci basamak sağlık hizmetleri sunan, belirlenmiş 17 ildeki 180 aile hekimi tarafından haftalık olarak, tipik grip benzeri hastalığı (GBH) olan bir vakadan solunum yolu klinik numunesi alınarak belirlenmiş laboratuvarlarda incelendiği, ayrıca belirlenmiş 5 ildeki 9 hastanede Ağır Akut Solunum Yolu Enfeksiyonları (SARI Severe Acute Respiratory Infections) tanısıyla yatırılarak takip edilen her vakadan solunum yolu klinik numunesi alınarak hastanenin bulunduğu ildeki referans laboratuvarlarında incelendiği;
Her iki sürveyansta da halk sağlığını etkileyici boyutu nedeniyle alınan numunelerin Halk Sağlığı Müdürlükleri aracılığıyla ve yardımıyla belirlenmiş laboratuvarlara gönderildiği ve örneklerin analizinin ücretsiz olarak yapıldığı, alınan klinik numuneler ile birlikte influenza vaka bildirim formunun da doldurularak laboratuvara gönderilmesi gerektiği;
Bununla birlikte belirtilen sürveyans kapsamı dışında alınan tüm numunelerin, Sağlık Bakanlığına Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna bağlı belirlenmiş 6 Halk Sağlığı Laboratuvarı ve Kurumun Mikrobiyoloji Referans Laboratuvarlarında, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2016 Yılı Fiyat Tarifeleri ve Analiz Bilgileri Rehberi “Solunum Yolu Multipleks PCR Paketi”nde (SUT kodu 908.729 ve 908.730) yer alan fiyat tarifesine göre numuneyi gönderen kuruma faturalandırmak kaydıyla ve ücreti mukabilinde bireysel solunum yolu patojenlerinin analizlerinin yapıldığı, talepte bulunacak olan hastanelerin, genel kurallara uygun olarak ilgili laboratuvarın bağlı olduğu döner sermaye işletmesi ile protokol yapmasını takiben, analizi istenen klinik numunelerin ilgili formu da doldurularak belirtilen laboratuvarlara hastanenin kendi imkânları ile gönderilmeleri gerektiği, analiz sonuçları ile birlikte analize ait faturanın istekte bulunan kuruma gönderileceği"
Hususları 81 İl Valiliğine, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına ve Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğüne duyurulmuştur.
Bununla birlikte davalı idare tarafından, davacı şirkete ait Hastane tarafından yaptırılan analizlere ilişkin 16 adet fatura, liste halinde 04/09/2018 tarih ve 20986060-946.03-E.5472 sayılı, “Fatura Bedeli” konulu yazı ile davacıya gönderilerek fatura bedelinin tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içinde ödenmesi talep edilmiş;
Bunun üzerine, davacı tarafından fatura bedellerinin talebine ilişkin yazı ile anılan yazının dayanağı olan Sağlık Bakanlığının 03/01/2017 tarih ve 13588366/134.02-E.7 sayılı Genel Yazısı'nın iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İlgili Mevzuat:
Anayasa'nın 56. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu; üçüncü fıkrasında, Devletin, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği; dördüncü fıkrasında da, Devletin, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği hükme bağlanmıştır.
Dava konusu Genel Yazı'nın tesis edildiği tarihte, sağlık hizmeti sunulmasına ilişkin olarak Devlete verilmiş olan görevler, 663 sayılı -dava konusu düzenlemenin yayımı tarihindeki adıyla- Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'de düzenlenmiş; söz konusu Kararname'nin -09/07/2018 tarihli ve 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile mülga- 2. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin yürütülmesi, (c) bendinde uluslararası önemi haiz halk sağlığı risklerinin ülkeye girmesinin önlenmesi, (e) bendinde ise, insan gücünde ve maddî kaynaklarda tasarruf sağlamak ve verimi artırmak, sağlık insan gücünün ülke sathında dengeli dağılımını sağlamak ve bütün paydaşlar arasında işbirliğini gerçekleştirmek suretiyle yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunumunun sağlanması Bakanlığın aslî görevlerinden ve yetkilerinden biri olarak gösterilmiştir.
Anılan Kanun Hükmünde Kararname’nin -yine 09/07/2018 tarihli ve 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile mülga- 26. maddesinin birinci fıkrasında, Bakanlık politika ve hedeflerine uygun olarak, temel sağlık hizmetlerini yürütmekle görevli, Bakanlığa bağlı Türkiye Halk Sağlığı Kurumunun kurulduğu düzenlenmiş; aynı maddenin devamında ise halk sağlığını korumak ve geliştirmek, sağlık için risk oluşturan faktörlerle mücadele etmek; birinci basamak sağlık hizmetlerini yürütmek, bu hususta gerekli düzenlemeleri yapmak; bulaşıcı, bulaşıcı olmayan, kronik hastalıklar ve kanser ile anne, çocuk, ergen, yaşlı ve engelli gibi risk gruplarıyla ilgili olarak izleme, sürveyans, inceleme, araştırma, bağışıklama ve kontrol çalışmaları yapmak, bununla ilgili verilerin toplanmasını sağlamak, belirlenen hedefler doğrultusunda plan ve programlar hazırlamak, uygulamaya koymak, denetlenmesini sağlamak, değerlendirmek, gerekli önlemleri almak, bu konuda politika ve düzenlemelerin oluşturulması için Bakanlığa teklifte bulunmak; birey, toplum ve çevre sağlığını etkileyen ve genel sağlığı ilgilendiren her tür etkeni incelemek, teşhis etmek, değerlendirmek ve kontrol etmek üzere gerekli laboratuvar hizmetlerinin organizasyonunu sağlamak ve ulusal referans laboratuvarı kurmak ve işletmek; sağlık tehditlerine yönelik erken uyarı ve cevap geliştirilmesi amacıyla gerekli organizasyonu sağlamak, halk sağlığını tehdit eden konularda gereken tüm tedbirleri almak ve gerektiğinde müeyyide uygulamak -mülga- Türkiye Halk Sağlığı Kurumunun görev ve yetkileri arasında sayılmış; 40. maddesinde de, Bakanlık ve bağlı kuruluşların görev, yetki ve sorumluluk alanına giren ve önceden kanunla düzenlenmiş konularda idari düzenlemeler yapabileceği belirtilmiştir.
Sağlık hizmeti sunulmasına ilişkin olarak Devlete verilmiş olan bu görevler bahsedilen Kararname'nin mülga hükümlerini müteakiben 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile de Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarına verilmiş; Sağlık Bakanlığının hizmet birimlerinden olan Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünün görevleri de anılan Kararnamenin 361. Maddesinde yukarıdaki düzenlemelere paralel olarak düzenlenmiştir.
Öte yandan, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 1. maddesinde, "Memleketin sıhhi şartlarını ıslah ve milletin sıhhatine zarar veren bütün hastalıklar veya sair muzır amillerle mücadele etmek ve müstakbel neslin sıhatli olarak yetişmesini temin ve halkı tıbbi ve içtimai muavenete mazhar eylemek umumi Devlet hizmetlerindendir." hükmüne yer verilmiş; 3. maddesinde de ülkede bulaşıcı salgın hastalıkların önlenmesine ve bu hastalıklarla mücadele hizmetlerini yürütmek hususunda Sağlık Bakanlığına yetki verilmiştir.
Hukuki Değerlendirme:
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, ülkenin sağlık şartlarını düzeltmek, halk sağlığını korumak ve geliştirmek, toplumun sağlığına zarar veren etkenlerle mücadele etmek amacıyla kurulan ve toplum sağlığını ilgilendiren her türlü koruyucu sağlık hizmetlerinin verilmesini sağlamak, bulaşıcı salgın hastalıklarla mücadele hizmetlerini yürütmek, sağlık için risk oluşturan faktörleri ortadan kaldırmak ya da en aza indirmek ve gerekli laboratuvar hizmetlerinin organizasyonunu sağlamak hususlarında Sağlık Bakanlığının görevli ve yetkili olduğu anlaşılmaktadır.
Sağlık Bakanlığının, bu sorumluluğunu ve dolayısıyla görevlerini yerine getirirken, mevzuat hükümleri çerçevesinde gerekli tedbirleri almak, kurallar koymak yetkisine sahip bulunduğu da kuşkusuzdur.
Dava konusu edilen Genel Yazı incelendiğinde; ciddi bir hastalık olan gribin halk sağlığı boyutu dikkate alınarak, grip virüsünü izlemek ve virüsün yapısında meydana gelebilecek muhtemel değişiklikleri takip etmek üzere grip hastalığına ilişkin uygun koruyucu ve karşı önlemlerin önerilmesi, alınması ve uygulanması amacıyla, verilerin, sürekli ve sistematik bir şekilde toplanması, analiz edilmesi, yorumlanması ve ilgili taraflarla paylaşılması anlamına gelen influenza sürveyansının yürütüldüğü, bu kapsamda birinci basamak sağlık hizmetleri sunan 17 ilde 180 aile hekiminin belirlendiği, anılan hekimler tarafından haftalık olarak, grip vakalarından solunum yolu klinik numunesi alınarak yine belirlenmiş laboratuvarlarda bu numunelerin incelendiği, yine 5 ilde 9 hastane belirlendiği ve belirlenen hastanelerde ağır akut solunum yolu enfeksiyonları tanısıyla yatırılarak takip edilen her vakadan solunum yolu klinik numunesi alınarak hastanenin bulunduğu ildeki referans laboratuvarlarında incelendiği, bu örneklerin analizlerinin ücretsiz yapıldığı, belirtilen sürveyans kapsamı dışında alınan tüm numunelerin analizlerinin ise ücreti mukabilinde yapıldığının düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda aktarılan görev ve yetkiler kapsamında davalı idarece, influenza sürveyansının yürütülmesine ilişkin sürecin sağlıklı bir şekilde yürütülmesinin amaçlandığı, bu amaçları gerçekleştirilebilmek için de dava konusu Genel Yazı'nın hazırlandığı görülmektedir.
Dava konusu düzenleme ile, bulaşıcı bir hastalık olan gribin önlenmesini ve bu alanda veri birikimini sağlamak üzere sağlık hizmeti hususunda yetkili otorite olan Sağlık Bakanlığı tarafından alt yapı, nitelikli sağlık personeli ve tıbbi hizmet birimleri dikkate alınarak belirlenen belli hastanelerden veya sağlık kuruluşlarından alınan numunelerin, yine belli standartlar çerçevesinde belirlenen davalı idareye bağlı laboratuvarlarda analizlerinin yapılmasında ve yürütülen sürveyans kapsamında yapılan bu analizlerin kamu hizmeti verilmesi bağlamında bedelsiz yapılmasında hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Öte yandan, öğretide ilke olarak, kamu hizmetlerinin bedelsiz olduğu kabul edilmekle birlikte, idarenin üstlendiği kamu hizmetlerinin çoğalması ve buna paralel olarak hizmetten yararlananların sayısının artması nedeniyle, parasız olarak yürütülen hizmetlerin yükünün, o hizmetten hiç yararlanmayanlara yüklenmesini önlemek amacıyla, belli hizmetlerden yararlananlardan ödeme gücünün de dikkate alınması suretiyle belirlenen bir katılım payının alınabileceği de kabul edilmektedir.
Nitekim 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, genel bütçeye dahil dairelerce üretilen mal ve hizmet bedellerinde işletmecilik gereği yapılması gereken ticarî indirimler hariç herhangi bir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanmayacağı düzenlenmiştir.
Anılan maddenin gerekçesinde ise, bazı kurum ve kuruluşlarca üretilen mal ve hizmet bedellerinde, 1005 sayılı İstiklâl Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatanî Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun, 2330 sayılı Nakdî Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu uyarınca uygulanan ücretsiz veya indirimli tarifeler hariç olmak üzere, 31/12/2001 tarihinden itibaren hiçbir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanmaması ve bu hükmün uygulanmasında muafiyetleri belirlemeye Bakanlar Kurulunun yetkili kılınmasının öngörüldüğü belirtilmiştir.
Buna göre, 4736 sayılı Kanun'un anılan maddesinde, genel bütçeye dahil dairelerce üretilen mal ve hizmetin diğer kişi veya kurumlara ücretsiz veya indirimli sunulamayacağı ile ilgili düzenleme getirilmiş olup, belirtilen esaslar uyarınca kamu hizmetinden yararlanan konumunda olan kişi ya da kişilerden verilen hizmet karşılığında ücret talep edilmesi hukuken mümkündür.
Davalı idarece, uygulamada ortaya çıkan ve insan sağlığını tehdit edecek boyutta bulaşıcı hastalıkların yaygınlaşmasını önlemek amacıyla grip virüsünü izlemek ve virüsün yapısında meydana gelebilecek değişimleri takip etmek üzere gerçekleştirilen influenza sürveyansı kapsamı dışında kalan analizlerin ücret mukabilinde gerçekleştirilmesi hizmetin doğası gereğidir. Zira davalı idare tarafından görev ve yetkisi kapsamında influenza sürveyansı kapsamında olmaksızın gönderilen numuneleri davalı idareye bağlı laboratuvarlara gönderen ve analizlerini yaptıran özel sağlık kuruluşları hizmetten yararlanan veya hizmet satın alan konumunda olacağından, davalı idare tarafından 4736 sayılı Kanun uyarınca anılan sağlık kuruluşlarından analiz ücreti talep edilebilecektir.
Bu durumda, Sağlık Bakanlığının dava konusu 03/01/2017 tarih ve 13588366/134.02-E.7 sayılı Genel Yazısı'nda ve anılan düzenlemeye dayanılarak tesis edilen 04/09/2018 tarih ve 20986060-946.03-E.5472 sayılı işleminde üst hukuk normlarına, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, davacı tarafından, Bulaşıcı Hastalıklar Sürveyans ve Kontrol Esasları Yönetmeliği uyarınca sağlık kurumlarının belirli bulaşıcı hastalıkları yerel sağlık birimine bildirmekle yükümlü oldukları, bu yükümlülük gereğince de Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen sürveyans kapsamında analizlerin gerçekleştirilebilmesi için tüberküloz şüphesi ile gelen hastalara ilişkin bildirim yapıldığı, dava konusu Genel Yazı gereğince yapılan bildirim sonucunda her hasta için davalı idare tarafından gerçekleştirilen analizlerin ve yapılan testlerin faturalandırılarak ücret talep edilmesinin hukuka aykırı olduğu iddia edilmekte ise de; bulaşıcı hastalıkların önlenmesi ve kontrolünün sağlanması için, bildirime esas bulaşıcı hastalıklar listesinin belirlenmesi, olay ve vaka tanımlarının yapılması, iletişim ağı yapısı ile ihbar ve bildirim sisteminin oluşturulması, bulaşıcı hastalıkların epidemiyolojik sürveyansı için her türlü uygun teknik araç kullanılarak sürveyans ile ilgili bilgilerin toplanmasında görevli yerel sağlık otoriteleri, ilgili diğer Bakanlıklar, özel ve kamuya ait kurum ve kuruluşlar ile Sağlık Bakanlığı arasında iletişimin sağlanması ve toplanan sürveyans verilerinin ulusal ve uluslararası düzeyde paylaşılması için gerekli yöntemlerin belirlenmesi, bulaşıcı hastalık açısından erken uyarı ve cevap sisteminde yer alan olaylar ile uyarı düzeylerinin tanımlanması, hastalıklara özgü genel veya özel sürveyans ve kontrol mekanizmalarının veya programlarının geliştirilmesi ve salgınların saptanması ve kontrolü için gerekli olan müdahale yöntemlerinin belirlenmesi amacıyla hazırlanan ve 30/05/2007 tarih ve 26537 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bulaşıcı Hastalıklar Sürveyans ve Kontrol Esasları Yönetmeliğine göre bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzel kişileri ve gerçek kişilerin bulaşıcı hastalıklar veya halk sağlığı tehdidi oluşturabilecek durumlar ile ilgili olarak bildirimde bulunma zorunluluğu olduğu, bildirim sorumlularının, bildirime esas bulaşıcı hastalıklar ile sürveyans sistemleri kapsamında yer alan diğer bulaşıcı hastalıklar ve olayları, bunlar için uygulanan kontrol önlemlerine dair bilgilerle birlikte bulaşıcı hastalık vakalarının görülmesi veya yeniden ortaya çıkışı ile ilgili bilgileri, bir salgının gelişmekte olduğunu düşündüren her türlü uyarı ve/veya bilgiyi, beklenmedik bir epidemi veya kaynağı ya da etkeni bilinmeyen yeni bir bulaşıcı hastalık ile ilgili bilgileri, komşu ülkelerde görülen bulaşıcı hastalıkları, özellikle olağanüstü durumlarda olmak üzere, bulaşıcı hastalıkların kontrolü ve önlenmesine yönelik olarak yapılmış çalışmalara ilişkin bilgi ve belgeleri ve uygulanan tüm mücadele önlemleri de dahil olmak üzere, bulaşıcı hastalıkların önlenmesi ve kontrolü için Bakanlığa çalışmaların koordinasyonunda yardımcı olacak ilgili görüşleri bildirmekle yükümlü oldukları dikkate alındığında, anılan mevzuat gereğince grip salgınına ilişkin olarak Sağlık Bakanlığına numune gönderme yükümlülüğünün bulunmadığı, bu nedenle davacının numuneleri Sağlık Bakanlığına bağlı laboratuvarlara göndermesinin zorunluluktan kaynaklanmadığı, başka bir deyişle davacının, davalı idareden hizmet satın aldığı, dolayısıyla davalı idarenin sürveyans kapsamı dışında bulunan anılan numune bedellerini davacıdan talep edebileceği açık olduğundan, davacının bu yöndeki iddialarına itibar edilmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL
yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz gün) içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 09/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.