T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/7268
Karar No : 2023/1900
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Haritacılık ve Planlama Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : Davacı tarafından; çalıştırdığı işçilerin işten ayrılış bildirgelerini süresi içinde Kuruma vermediğinden bahisle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 102. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendi uyarınca 17.491,00 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesince, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 03/10/2017 tarih ve E:2012/3940, K:2017/5045 sayılı, davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin kararın bozulmasına dair kararına uyularak yeniden yapılan inceleme sonucunda dava konusu işlemin iptali yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacının itirazının süresi içinde yapılmaması nedeniyle idari para cezasının kesinleştiği, Mahkeme kararında 23 işçiden 21'inin yine davacıya ait başka bir iş yerinde çalıştığı belirtilirken diğer 2 işçi yönünden de iptal kararı verildiğinin görüldüğü, iş veren tarafından şifrenin geç ulaşması nedeniyle manuel ortamda işten ayrılış bildirgeleri verilebilecekken verilmediği, Kurum işleminin hukuka uygun, Mahkeme kararının ise hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava konusu olayda, davacının "Kağızman-Gaziler Ayrımı Devlet Yolu Jeodezi ve Fotogrametri Mühendislik Hizmetleri Yersel Yöntemle Sayısal Harita Üretimi" işini ihale yolu ile aldığı, işe başlama tarihinin 20/12/2010 ve işin bitiş tarihinin de 24/12/2010 tarihi olduğu, işveren tarafından iş yeri bildirgesi ve eklerinin 20/12/2010 tarihinde taahhütlü posta ile Erzurum SGK İl Müdürlüğü'ne gönderildiği, 24/12/2010 tarihinde Müdürlüğe ulaştığı, taahhütlü posta ile sigortalı çalıştırılmaya başlandığı tarihte gönderildiğinden iş yeri bildirgesinin süresinde Kuruma verilmiş sayıldığı ancak işin yapıldığı yer dikkate alındığında iş yeri tescilinin Kars Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kağızman Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğünce yapılacağından, iş yeri bildirgesinin yanlış İl Müdürlüğüne gönderilmiş olduğu, Erzurum Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından iş yeri bildirgesinin … tarih ve … sayılı yazı ile Kars Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne gönderildiği, 06/01/2011 tarihinde de İl Müdürlüğüne ulaştığı, 10/01/2011 tarihinde iş yeri tescilinin yapılarak 14/01/2011 tarihinde işverene gönderildiği, davalı idarece … tarih ve … sayılı tutanakla "e-Bildirge Sözleşmesi" gereği işlemlerinde kullanılması maksadıyla tahsis edilen kullanıcı kodu ve şifresini içeren kapalı zarfın davacıya teslim edildiği, davacı işveren tarafından çalıştırılan sigortalılara ait işten ayrılış bildirimlerinin 18/01/2011 tarihinde yapıldığı görülmektedir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Kurumca Verilecek İdari Para Cezaları" başlıklı 102. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde, "9'uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalılığı sona erenlere ilişkin bildirim ile 506 sayılı Kanunun geçici 20'nci maddesinde yer alan sandıklara, sandık iştirakçiliğinin başlama veya sona ermesine ilişkin bildirimi, süresi içinde ya da Kurumca belirlenen şekle ve usule uygun olarak yapmayanlar veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler hakkında, bir takvim ayında işlenen bu fiillerden dolayı tutmakla yükümlü bulunulan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla her bir sigortalı veya sandık iştirakçisi için asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanır." hükümleri; 22/03/2013 tarih ve 2013/11 sayılı Sigortalılık İşlemleri Hakkında Genelgenin "Sigortalılığın Sona Ermesi ve Kuruma Bildirilmesi" başlıklı 6. Bölümünün "Sigortalılığın sona ermesi" başlıklı 1. maddesinde, "Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalıların sigortalılıkları hizmet akdinin sona erdiği tarihten itibaren sona ermekte, sigortalılığı bu şekilde sona erenlerin ise Kanunun 9. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince işverenleri tarafından işten ayrıldığı tarihi takip eden on gün içinde Kuruma sigortalı işten ayrılış bildirgesi (EK-10) ile e-sigorta yoluyla bildirilmesi gerekmektedir. " kuralı yer almaktadır.
Yukarıda bahsi geçen mevzuat hükümleri gereği davacının işçilerinin işten ayrılış bildirgelerinin e-sigorta yoluyla bildirilmesi gerektiği, bunun ise ancak Kurum tarafından kendilerinden talep edilen "e-Bildirge Sözleşmesi" gereği işlemlerinde kullanılması maksadıyla tahsis edilen kullanıcı kodu ve şifresini içeren kapalı zarfın davacıya teslim edildiği 17/01/2011 tarihinden sonra yapabileceği, davacının ise tutanakla zarfın teslimini takip eden gün olan 18/01/2011 tarihinde işten ayrılış bildirgelerini düzenlediği göz önüne alındığında, idarece, kurumsal gecikme nedeniyle imkansızlık sonucu işten ayrılış bildirgelerini ihale bitim tarihini takip eden yasal süre içerisinde verememiş olması sebebiyle davacı şirkete idari para cezası verilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Kaldı ki; yine davacı şirketin çalıştırdığı 23 kişiden 21'inin hizmet akitleri sona ermeden davacıya ait diğer bir iş yerinde çalışmak üzere davacı şirket tarafından 25/12/2010 tarihinde işe başlatıldığı dikkate alındığında ise, bu durumun Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 25. maddesi uyarınca değerlendirilmesi ve ilgili Yönetmelik hükmü gereği yasal süresi dışında verilmiş olsa dahi sigortalı işten ayrılış bildirgelerinin süresinde verilmiş sayılması gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığından bu gerekçe ile de davalı idarece tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/04/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.