T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/734
Karar No : 2023/1672
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Petrol Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2010 yılının Eylül ilâ Aralık dönemlerine ait katma değer ve özel tüketim vergileri, vergi ziyaı ve özel usulsüzlük cezaları ile gecikme faizi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının şirket ortaklığından 13/12/2010 tarihi itibariyle ayrıldığı, bu tarihten sonra verilmesi gereken beyannamelerin verilmemesi nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezalarından, ilgili dönemde ortaklık sıfatının bulunmadığı dikkate alındığında sorumlu olmadığı, diğer özel usulsüzlük cezalarından ise sorumlu olduğu sonucuna ulaşıldığı, asıl borçlu şirket adına düzenlenen vergi inceleme raporları ile vergi tekniği raporunda belirtilen bir kısım sahte faturaların, davacının ortaklıktan ayrıldığı tarihten sonra kullanıldığı, bu durumda ödeme emrinin davacının ortaklıktan ayrıldığı tarihten sonraki dönemlere ilişkin şirket faaliyetlerinden dolayı ortaya çıkan vergi, cezalar ile gecikme faizine ilişkin kısmında hukuka uyarlık, ortak olduğu dönemlere ilişkin kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline kısmen de davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emrinde yer alan vergi ve cezalara ait ihbarnamelerin tebliğine ilişkin belgelerin incelenmesinden; asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin posta ile tebliğe çıkartılmadan 13/11/2015 tarihinde ilanen tebliğ yapılmak amacıyla ilan panosunda askıya çıkartıldığı, ilanen tebliğ süreci devam ederken 27/11/2015 tarihinde yeniden posta ile tebliğe çıkartıldığı, dolayısıyla şirket adına düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinin usulüne uygun şekilde şirketin bilinen adresine posta ile tebliğ yoluna gidilmeden ilanen tebliğ yoluna gidildiği; öte yandan, 23/03/2011 tarihli yoklama tutanağındaki şirket kaşesinde yer verildiği halde davalı idarenin bilgisinde bulunan şube adresinde ihbarnamelerin tebliğ edilmeye çalışılmadığı, dolayısıyla şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin usulüne uygun şekilde şirketin bilinen adresine posta ile tebliğ yolu denenmeden, ilanen tebliğ cihetine gidildiği, dolayısıyla ilanen tebliğ koşullarının oluştuğundan bahsetmeye hukuken olanak bulunmadığı; bu durumda, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnameler beş yıllık tarh zamanaşımı süresi içinde en geç 31/12/2015 tarihine kadar tebliğ edilmediğinden, vergi ve cezaların zamanaşımına uğradığı sonucuna varılmış olup; söz konusu vergi ve cezaların tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra dava konusu ödeme emrinin davacının şirket ortaklığından ayrıldığı tarihten önceki dönemlere ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/03/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.